romanlarında abartı kullanmadan, hayatı hayat gibi anlatmayı başarabilmiş fransız yazar. en çok olaylara gerçekçi bir gözle bakabilmeyi, olaylar karşısında, hayat karşısında doğru davranabilmeyi öğretir insana.
bulmacalarda sürekli eserleri sorulan bir yazardır.fransızdır ve natüralist akımın önemli temsilcilerindendir.betimlemeleri bazen sıkıcı derecede uzundur.eserlerindeki olayları bir bilim adamı gözüyle inceler.hayatın çirkin iğrenç sahnelerini anlatmaktan çekinmez.
önemli eserleri; nana, meyhane,toprak, eser,germinal(yanılmıyorsam filme de uyarlanmıştı)
1867'de çıkan ilk romanı; therese raquin'dir. bu romanıyla edebiyat dünyasında oldukça sert eleştiriler almış, ahlaksız olduğu ve ayıp sahneler çizmekten başka bi amaç gözetmediği suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştır.bunun üzerine de kitabının 2. baskısına ' zola'nın savunması ' önsözünü eklemiştir.
therese raquin romanı ile adını duyuran yazardır..dreyfus olayına diar yayınladığı kitabı nedeniyle 1 yıl hapis cezası almış ve bunun üzerine ingiltere'ye kaçmış, fransa "bak bir daha olmasın bu seferlik affediyoruz" deyince tekrar paris'e dönmüştür.
betimlemeleri çok iyidir.birçok kitabında bahsettiği paris'i o kadar iyi anlatır ki o dönemde paris'de yaşamış bir insan kadar bilgi sahibi olduğunuzu düşünürsünüz.özellikle meyhane bunun en güzel örneğidir.germinal eseri ise fransız devrimini daha iyi anlayabilmek için okunması gereken çok önemli bir eserdir.
emek adlı kitabında küçük bir kasabada yapılmaya çalışan sosyalizm deneyini anlatan yazardır. naçizane görüşüme göre kasabayı dünya olarak düşünüp dünya'da devrimin karşısına çıkacak problemleri bir bir anlatmıştır. emek-sermaye ilişkisini, lümpen proleteryayı, devrimci işçileri-köylüleri, burjuvaziyi ve bunlara ek olarak o dönem fransa'sını çok güzel bi şekilde betimlemiştir.
meyhane adlı romanı ile bütün dünyada ses getirmiştir. öyle ki amerika işçi sınıfı bu kitaptan feyz alarak bazı sendikavari örgütlenmelere başlamıştır.
işçi sınıfından, ve burjuva karakterlerinin özde aynı insan olduğunun, proleterin burjuva adayı olduğunun altını çizer. örneğin meyhane'de jervez kısmen lüksleşen hayatının büyüsüne kapılıp, gösteriş yapma çabasına giriyor, sonrasında zaaflarına yenik düşer hale geliyor. germinal'de etienne işçilerin başkaldırı çabalarına öncülük ederken, bu popülariteden tatmin olur hale geliyor.
betimleme ve analiz konusunda çok başarılı bir yazar... zaten sokakta, parkta, dükkanda...v.s. oturup saatlerce insanları seyredermiş. sıkı bir gözlemci olunca tasvirler de hâliyle yerinde oluyor.
gerçekçi tabiri de zannediyorum kendisine yakışacaktır. hatta şöyle diyelim: gerçek gözlemler ama hayal ürünü...
bunların dışında kimseye eyvallahı olmayan bir yazardır. ne görür ne bilirse çatır çatır döktürür. mesela bir makalesi vardı cumhurbaşkanına ithafen yazdığı "suçluyum" diye, buradaki yazılarından dolayı fazla tepki görmüş hatta kendisine dava açılmıştı. bir süre yaşadığı yeri terketmek zorunda kalmış. buna benzer bir vukuatı da ilk romanında yaşamış idi. claude idi sanırım adı... bu eserin de fazla dobra eleştiriler içermesi başını ağrıtmıştı vaktiyle ama kendisi tüm bunların önüne geçemediğini, olması gerekeni, gördüğünü ve tepkilerini yazdığını belirtmiştir.
yani toplarsak kayda fazlasıyla değen bir yazardır. mutlaka birkaç eseri okunmalı, tanınmadan geçilmemelidir.
emek isimli kitabı neredeyse düşsel bir mutlulukla sonlanır, bu da okuyanı mutlu edebilir..
nana da ise iflah olmaz bir fahişeye sempati duymanızı saglar.
germinal pek sükse yapmış kitabıdır. bu eserinde kişiler arası diyaloglar daha bir hissettirir kendini.
naturalisttir, kişileri oldugu gibi konuşturur.
meyhane isimli kitabı da meşhurdur.
bir de dreyfus olmasa, adı sanı bilinmeyen bir adam olurdu.
bir de 3. baharında parlayan italyan futbolcu zola vardı, bunun konuyla ilgisi yok.