konu hakkında bir süredir araştırıp düşünüyorum ve kavram kargaşasında kaybolduğum esnada düşüncelerimin mantıktan uzaklaştığını farkettim, ki varacağım yer
araba psikolojisi olacaktı. sonunda yanlış bir yönünü henüz saptayamadığım şu düşünceye vardım; bence emergence, basit algoritmik motivasyonların toplamından ibaret. daha karmaşık değil. bireysel zekâ bireyi bir yere kadar getiriyor ki bu zekânın kısıtlı olması şart, geriye kalan kısımlarda içgüdüler devreye giriyor, id olabilir, hayatta kalma, yeme içme falan. farklı bir örnek bulmak için yaratıcı olmaya kasarak konudan uzaklaşmamak için karıncalar üzerinden gideceğim.
küçük robot karıncalar yaptığınızı düşünün, ve her birine şu algoritmaları yükleyerek, ortama salıyorsunuz:
yiyecek ara, önündeki karıncanın arkasından yürü, yiyecek büyük olsa da yuvana götürmeye çalış, büyük bir yiyecek taşımaya çalışan karınca görürsen yardım et, yiyecek çok büyükse parçalamaya çalış, çok büyük bir yiyecek parçalamaya çalışan karıncalara yardım et, yiyeceğin üzerinde yer yoksa sıranı bekle, yeterince bekleyen varsa bekleme, düşman gelirse hemen bacağını ısır, bacağını ısırmış olan karınca varsa düşmanın sırtını ısır, olmadı kafasını ısır, düşman ölene kadar bekle, ölünce yiyecek muamelesi yap, yolda su birikintisine gelirsen dur, etrafından dolaş, dolaşamazsan dibine kadar gidip bekle, bekleyen karınca varsa yanında dur, yanyana duran yeterince karınca varsa birinin üzerine çıkıp biraz ilerleyip bekle, karşıya ulaşınca dur, ulaşmış olan karınca varsa üzerinden geç vs.
işçi karıncaların fizyolojileri aynı. yalnızca bireysel ve toplu olarak yapabildikleri işlerin sağladığı fayda değişiyor. bu da daha faydalı işlerin, sıradan bir karıncanın zihinsel kapasitesinin üzerinde olduğunu düşünmemize yol açıyor sanki. halbuki her şeyin basit algoritmalarla açıklanabileceğini düşünüyorum. yukarıda bunu göstermeye çalıştım.
aslında emergence yokmuş falan.