belki ilginizi çeker
  1. · temizlikçi kadın
  2. · meryem ana rum ortodoks kilisesi
  3. · girişimcilik
  4. · türkiyede ucuz olan şeyler
  5. · ankara metrosu
  6. · üretim faktörü
  7. · herkesten yeteneğine göre herkese ihtiyacına göre
  8. · türkiye de sol fraksiyonlar
  9. · değişim değeri
  10. · alemci
gündem
  1. · ugg
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · aklidengegorecelibikavramdir
  4. · geniş aile
  5. · disko kralı
  6. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  7. · rasim ozan kütahyalı
  8. · gladiator
  9. · sözlükteki ispikçiler

emek  

 sayfa  / 2
  1. bir insanın, bir işi tamamlamak amacıyla ortaya koyduğu efor, harcadığı zaman, katlandığı zorluklar, fedakarlıkların bütünü. emek kavramı, bu yönleriyle tarih boyunca kutsal kabul edilmiştir.
    (vikartindur, 26.05.2004 20:09)
  2. (bkz: emek sineması)
    (kerrigan, 26.05.2004 20:10 ~ 01.06.2005 12:27)
  3. bir bayan ismi
    (yalnızlık senfonisi, 24.02.2005 10:32)
  4. (bkz: emek gençliği)
    (toumai, 27.04.2005 12:52)
  5. (bkz: emek partisi)
    (toumai, 28.05.2005 02:29)
  6. eskiden birde emek gazetesi vardı kapatılınca evrensel gazetesi oldu
    (toumai, 28.05.2005 02:32)
  7. emek/ücret=sömürü=kâr olarak düşünülebilir günümüzde.
    (skuba, 29.07.2005 21:36)
  8. emekle ilgili güzel bir hikayeyi aktarayım:

    renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş.üzüntüyle ustasına gitmiş. usta ressam üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş.öğrenci resmi yeniden yapmış.. usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile
    bırakmasını önermiş.öğrenci denileni yapmış.birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. sevinçle ustasına koşmuş. usta ressam şöyle demiş "ilkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. ikincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. yapıcı olmak eğitim gerektirir. hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. sakın emeğini blmeyenlere sunma ve asla bilmeyenlerle tartışma."
    (siradisi, 28.09.2005 14:23 ~ 16:44)
  9. bazı yörelerimizde ekmeğe verilen ad.
    (chixculub, 22.10.2005 16:05)
  10. bursa'da oldukça kalabalık bi mahalle.
    (fantastik karakter, 14.11.2005 02:39)
  11. kas veya fikir gücüne dayanan beşeri üretim faktörü.
    (kurabiye, 14.11.2005 02:43)
  12. hem kız hem de erkek çocuklar için seçilebilen, bir insana verilebilecek en güzel adlardan biri.
    (guest8644, 17.07.2006 03:28)
  13. yamulmuyorsam, aşti'den bahçeli'ye doğru giden yola girdiğimizde karşımıza çıkan semt.
    (twinkle, 17.07.2006 03:37 ~ 22.02.2007 12:22)
  14. bir kaç gün önce feci bir trafik kazasında kaybettiğim canım arkadaşımın güzel ismi, ileride oğlumun taşıyacağı ad.
    (famenoth, 03.11.2006 00:25)
  15. insanı insan kılan temel özelliktir aslında. çünkü içinde bilinç vardır insan bilinciyle efor harcarken bir amacını gerçekleştirmek için , hayvan ise çabalar içgüdüsel hareket eder.
    (eleanor, 04.11.2006 01:30)
  16. (bkz: selvi boylum al yazmalım)
    (melodis, 04.11.2006 01:39 ~ 11.03.2007 22:42)
  17. ankara da bahçelievler ile komşu şirin bir mahalle.terminale yakınlığı,eskişehir ve konya yollarına yakınlığı ile ulaşım imkanı kolaydır.
    (tolgan, 02.01.2007 23:06)
  18. (bkz: emep)
    (bkz: emeğin partisi)
    (atlantis, 10.03.2007 03:00 ~ 03:00)
  19. saat 8 de hayatın bittiği ankaranın emekli senmti.
    (aslan kraldır, 13.03.2007 12:38)
  20. eskiden bahçelievler gibi bahçeli evleriyle ünlü olan; ancak günümüzde o bahçeleri araba galerilerine dönüşmüş ankara'nın güzel semti
    (cnytbzkrt, 03.05.2007 19:38)
  21. günümüzde ne acıdır ki sadece tek bir kesimin tekeline aldığı ve sahiplendiği kutsal kavram.
    (hplovecraft, 18.05.2007 12:33)
  22. marx'ın gotha ve erfurt programlarının eleştirisi'nde " en yüce değer değildir" diye tanımladığı şey. bunu sanki en yüe değer olduğunu iddia edenlere karşı söylüyormuş gibi söyler.
    (aytok, 10.08.2007 12:40)
  23. bakacaksin, benzemiyor
    gelen günler geçenlere,
    dalacaksin.

    bir seviyi anlamak
    bir yasam harcamaktir,
    harcayacaksin.
    özdemir asaf
    (çalgan, 29.12.2007 21:27)
  24. eski yunanda insanın kendi üzerine yaptığı işe askesis denirdi. marxın emek anlayşının temelinde bu vardır. yunanlılara göre askesis psuche yi geliştirir dönüştürür. psuche ise insandaki potansiyellerdir. yani askesis insanın kendi içindeki potansiyelleri kinetiğe(yani harekete) dönüştürme ve bu potansiyellerin kapasitelerini olabildiğince açığa çıkarma olayıdır. bu insanın kendisi ile uğraştığı bir pratikler bütünü değil, pratiklerin diğer insanları, doğayı ve sonrasında evreni değiştirip dönüştürme dinamiğidir. emeği bu kapsamda tanımlarsak, emek insanın kendi içerisindeki potansiyelleri ortaya çıkarması ve bu yolla olabildiğince kendini geliştirmesi, dönüştürmesi ve mükemelleştirmesidir. bu mükemelleşme haline arete derdi eski yunanlılar. kimileri bunu erdem(virtue), kimileri ise excellence(mükemmel olma durumu) diye çevirir.

    bu durumda emeğin temelinde askesisi görmek, ve askesisin genel anlamda insanın kendisinde içrek potansiyellerin ortaya çıkarılması olarak tanımlanması, marxı emeğin insanın insan olmasını mümkün kılan şey olarak görmesine yol açmıştır.

    marx emeğin metalaşması derken, kol gücünün metalaşmasını kastetmez, insanın insan olmasını sağlayan temel kuvvetin metalaşmasına parmak basar. bu akli sorgulama sonucunda, insanlık türünün yok olması tehlikesini görüp insanları uyarma amacıyla bunun üzerinde bu kadar durduğunu da belirtir.

    emeğin kol gücüyle eşit görülmesi, burjuvanın emeği satın alarak emek içerisindeki potansiyellerden sadece birini kullanmasından dolayıdır ki bu inanış emekçinin özgürleşmesinin, onu fabrikadan çıkarmakla mümkün olduğunu getirmiştir. halbuki asıl nokta emekçiyi fabrika dışına almak değil, fabrikayı emekçinin içinden söküp atmaktır.

    sovyetler emeği kol gücü sanadursun, kapitalist asıl karının emekçiden geldiğini bilmesinden yola çıkarak bir dilemmayla karşılaşmıştır. üretim güçlerinden hammadde ve aygıtların maliyetini düşürerek karı maximize etmek rekabet koşullarında bir yere kadar götürmekte, bir müddet sonra herkes maliyetleri aynı noktaya taşımaktadır. bu nedenle karı maximize ederken maliyetini düşüreceğiniz ana üretim kuvveti emek olmuştur. ilk zamanlar kapitalist emeği işten çıkararak ve on kişinin yapacağı işi bir kişiye yükleyerek(teknolojinin de yardımıyla) bunu başarmıştır. ancak karı ortaya çıkaran temel unsur emek olduğu(hem üretim hem tüketim anlamında) farkedilmiş(büyük buhran ile) ve kapitalist gelişen yeni üretim biçemlerinin zoruyla da bir daha marxa geri dönmek zorunda kalmıştır.

    yukarda anlattığımız ölçüde emeğin bir potansiyeller grubunun kinetiğe geçmesi olarak düşünmeye başlayan kapitalist, emeğin tümünü satın aldığını ancak onun sadece bir kısmını kullandığını anlamış, ve yüzseksen derece dönerek, emeğin diğer potansiyellerini de kullanma yoluna gitmiştir. şu an popülerleşen insanın(çalışanın) kendini geliştirmesi, kendini aşması kar edebilmenin tek yoludur. bunu kariyer gibi hayali bir motivasyon aracıyla, eğitimlerle emekçiye baskılar ve onu bu şekilde daha verimli kılarsınız. karınızı arttırırsınız.

    ancak görülüyor ki emek hala meta ve bu anlamda ticari bir şey. yani potansiyellerin tümünü ortaya çıkarmak emeği özgürleştirmiyor, çünkü hangi potansiyellerinizi ortaya çıkarmanız konusunda özürlük alanlarınız pratik edilebilecek şekilde değil. anlatmak istediğim, hangisini seçeceğiniz gibi bir hakkınız var ama bu hakkı kullanma pratiğiniz yok. yani sike sike yapmaya başlarsınız çoğu şeyi. insanlığın özgürleşmekten çok hayali bir özgürlüğe gitme yoludur bu.

    özgür insan kendi içindeki potansiyelleri, harekete geçiren sürekli olarak bir devinim halinde olan ve bu devinimiyle çevresini değiştiren ve de bunları yaparken belirli bir fırsat eşitliğine sahip olan ve pratik açıdan neleri yapacağını tam olarak kendi seçen(sike sike seçmek değil) kişidir.

    özgürlük emekledir. emeği özgürleştirmek, nihai hedeftir*.
    (tariktuna, 13.03.2008 17:51 ~ 20:46)
  25. ankaray'ın aşti'den bir önceki istasyonu.
    (kl7mu, 13.03.2008 17:58)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil