görseller
emeğe saygıemeğe saygı
  
belki ilginizi çeker
  1. · rep
  2. · dostum izmirli dedin kız zenci çıktı
  3. · işçinin hakkını teri soğumadan veriniz
  4. · şahsım
  5. · zamunda net
  6. · linus torvalds
  7. · teraziye tıkla
  8. · süper yazıyorsun dostum
  9. · pablo picasso
  10. · saygı duymak
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · öğretmenler günü
  2. · thierry henry
  3. · annenin gençlik fotoğrafları
  4. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  5. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  6. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  7. · günün tek kelimelik özeti
  8. · murphy kanunları
  9. · şaha doğru giden kervan

emeğe saygı  

 sayfa  / 2
  1. (bkz. michael jackson)
    (scar, 18.03.2004 22:17)
  2. insanlar tarafından asla gözardı edilmemesi gereken bir gerçek
    (clementine, 28.09.2005 14:04)
  3. komünizm ve islamın güzel olduğu kadar ibret dolu ortak özelliği.

    (bkz: işçinin hakkını teri soğumadan veriniz)
    (tori, 04.11.2005 00:17 ~ 12.07.2006 11:09)
  4. korsan ürün alıp satanların vicdanlarını dürtmek ve onları vazgeçirmek amacıyla kullanlan söz öbeğidir. fakat pek işe yaradığı söylenemez. çünkü onlar korsana gönül verenlerdir.
    (ekinoks, 26.11.2005 02:18)
  5. saatlerce ve günlerce proje tamamlansın diye başını kaldırmadan çizim yapıp patronun "vazgeçtim, değiştiriyorum" diyip sana bambaşka bir proje sunduğu an içten milyonlarca kez tekrar edilen söz öbeğidir. ardından gelecek ağır küfürlere hazırlıktır bir nevi.
    (elodya, 10.07.2006 12:35)
  6. forumlarda ordan burdan indirilen çeşit çeşit dosyayı birkaç link koyup ahaliyle paylaştıktan sonra sanki üzerinde çok emeği geçmiş gibi mesajın altına yazılan söz. nitekim bazı forumlarda ziyaretçiler memnun kaldıkları her mesaj sonrası bir tuşa tıklayarak o mesajın yazarına puan kazandırmaktadır. puanın fazla olması da forumda büyük prestij kazandırmaktadır (10 yaşında çocuğa, sahip olduğu yüksek puanlardan dolayı; forumda herkes abi, üstad, patron gibi hitaplarla seslendiğini ve gene aynı çocuğun kimbilir kendinden kaç yaş büyük kişileri forumda yaptıkları hatalardan dolayı bir çocuk gibi azarladığını biliyorum. fantastik bir hiyerarşi vardır böyle forumlarda!) kısacası, emeğe saygı şeklindeki ifadeler aslında "iki dakka üşenmeyin de puanımızı arttırın" feryadıdır.
    (erc, 10.07.2006 17:12 ~ 15.08.2006 00:25)
  7. (bkz: teraziyi unutmayalım)
    (bkz: rep)
    (meln, 10.07.2006 17:15)
  8. bu söz öbeğini yoğun olarak görebileceğiniz bir ortam için: (bkz: kurtadam forumları).
    (flavius, 10.07.2006 17:20 ~ 17:24)
  9. peşi sıra rep talebi gelen forum cümlesi

    -linkin altına türk yazmışsın ama tüm konusmalar ingilizce
    -arkadasim , müziğin sesini acmislar, yoksa kız türk. emeğe saygı... repp!!!
    -rep senindir. bi daha izliyim o zaman ben
    (bkz: paylaşım için teşekkürler)
    (bkz: teraziye tıklamak)

    http://img93.imageshack.us/...
    (salihaki, 26.09.2006 04:17 ~ 04:20)
  10. kalıplaşmış gereksiz tümcelerden birisidir. nedir yani? ben herhangi bir eseri beğenmiyorum, eleştiriyorum, ama ordan dallamanın birisi çıkıyor, "beğenmemiş olabilirsin ama emeğe saygı lütfen". lan her emeğe saygı mı göstereceğiz? götüme benzeyen şeyler için harcanan emeğe saygı duyacak olsam en büyük saygıyı götüme duyarım.

    sonuçta, ortaya elle tutulur bir eser çıkarmak yerine sadece birşeyler yapmış olmak için çalışanların en baba kaçış tümcesidir. zaten dikkat ederseniz hep bir boka yaramayan şeyler için söylenir bu söz. neden? saygıyı hakeden emekler için kimsenin bir tarafını yırtmasına gerek kalmaz zaten.

    bir de dvd-rip veya altyazı çevirilerinde illa ki bulunur ki evlere şenlik. çalıntı mallar satan bir dükkanın tabelasına emeğe saygı yazmasına benzer.
    (easy company, 26.09.2006 07:44 ~ 07:44)
  11. bir kişinin özenerek yaptığı bir şeyden dolayı o kişiyi ödüllendirmek
    (sevgisiz kalmış kurbağa, 06.01.2007 18:14)
  12. peşinden "sömürüye hayır" getirilen forum cümlesi.hatta bir arkadaş üşenmeyip şiir de yazmış bu konu için.buyrun:

    "sömürüp de kaçanlara aşağıda cevap vermekteyim..."

    tozcu'nun cevabı...

    görüp bakıp gidenler,
    tek tıkla sömürenler,
    eller kırılmaz korkma,
    tıklayın gelsin repler...

    yorum beni yaşatır,
    repin beni çoşturur,
    bana repin verirsen,
    sana da repler gelir...

    her girene sözüm yok,
    sözüm alıp kaçana,
    madem aldın dur hele,
    teraziye bir tıkla...

    ben başladım duramam,
    paylaşmadan yapamam,
    backroom sevenler varsa,
    indirmeyin diyemem...

    emeğe saygı.
    (rafael benitez saldılar o kaldı içerde, 15.01.2007 00:59)
  13. repleri karşılığında para alacaklarını zanneden zihniyetlerin kullandığı söz öbeklerinden biri.

    (bkz: teraziye bir tık)
    (bkz: repleri unutmayalım beyler)
    (höytfield, 13.02.2007 05:10)
  14. (bkz: @631626)
    (kısırsızaltıngünü, 27.02.2007 01:31)
  15. (bkz: paylaşım için teşekkürler)
    (van den budenmayer, 07.04.2007 12:14)
  16. ankarada türk metal sendikası binasında eşşek kadar yazan yazıdır..akıllara acaba bunlar forumcu mu ? sorusu gelmektedir
    (profesore, 29.04.2007 02:05)
  17. budur:
    http://img524.imageshack.us/...
    (kısaveacısız, 05.05.2007 17:58)
  18. yıllardır ne olduğunu anlayamadığım olay.ne bileyim biri rep verince doğru orantılı olarakta senin cebine paramı giriyor,veya yolda yürürken bol repin var diye millet yol mu veriyo,toplu taşıma araçlarında yer mi veriyorlar anlayabilmiş değilim.

    bir de forum ortamlarında en sinir olduğum cümlelerden biridir "emeğe saygı".adam müzik albümünü veya filmi parçalara bölmüş paylaşıma açmış.hani nerede emeğe saygı?emeğe saygı anlayışını ya yıllardır ben yanlış biliyorum ya da gerçekten bi yamukluk var.
    (çavuş, 15.07.2007 15:44)
  19. forumlarda artık oldukça güldürmeye başlayan tabir,istek,hede.

    diğeri için (bkz: dostum caps koymamışsın)
    (dereotundannefretederim, 15.07.2007 16:37)
  20. (bkz: dostum izmirli dedin kız zenci çıktı)
    (hplovecraft, 15.07.2007 17:04)
  21. insanların şekilden şekle girdikleri hatta kişiliklerinin farkedilmeyen yönlerini görmenizi sağlayan ilginç bir takdir sistemi .
    (amnesiac, 15.07.2007 18:37)
  22. sözlükte ayar vermek uğruna o kadar çok kullanılıyor ki, hakikaten foruma dönüştü buralar, haberiniz yok.
    (gxix, 17.07.2007 03:43)
  23. duyduğum anda +rep diyesim gelen söz öbeği.
    (marv, 30.08.2007 21:33)
  24. gerçek hayatta gün koşuşturmacası sırasında çoğumuzun unutuğu kavramdır. forum ortamında bunu talep eden kişinin mastürbasyon aracıdır.
    (floydian, 29.09.2007 04:28 ~ 04:29)
  25. "bu konuda yapılan tartışmalar o kadar kısır argümanlarla yapılıyor ki, hani siyasi bir konuyu tartışırken "vatan haini misin değil misin" noktası var ya, burada da o "hırsız mısın değil misin" bölümünde düğümleniyor.

    bu slogana yönelik eleştirilerde en çok yer alan söz bunun sadece vicdanını yenmekle alakalı olduğudur. yani 60 milyonluk kitabı fotokopi çektiren bir insanın 10 milyonluk orjinal cd alırken bu sözü söylemesinin samimiyetsizliğidir. çünkü ne korsan, ne hırsızlık sınırları sadece yasal çerçevede çizilmiş sınırlar, gönüllere daha çizilememiş. misal youtube'da video izlemek de emek hırsızlığı mı oluyor? artık değil. niye? çünkü sanatçıların kendi sayfaları var artık orada, resmi olarak yayınlıyorlar videoları. peki acaba bu bir zorunluluktan mı yoksa sanatçının isteğinden mi kaynaklanıyor? olay işte burada düğümleniyor. çünkü artan teknoloji olanaklarıyla(internet gibi) mecburen bu orjinal-korsan ayrımında sınırlar değişiyor. ama sadece zorunluluktan değişiyor. yani "öyle bir yöntem bulsak da internetten paylaşımı durdursak" dense sanatçıya anında kabul edecekken, şimdi zorunluluktan kendisi paylaşıyorsa bu ahlaken meşrulaşmıyor işte, yasal olarak meşrulaşıyor.

    hemen herkesin hayatında bir kere piyasada satışta olan bir şarkıyı para vermeden mp3 olarak dinlediğini varsayarsak herkes bir ucundan hırsız oluyor zaten. sen sonra farklı sanatçılardan 255 tane orjinal cd alsan, o yaptığın hırsızlık değişmiyor.

    yani konu bir noktadan sonra tamamen vicdan rahatlatmaya dönüyor. burada da popülist sloganlar havada uçuşuyor. korsan olayında sınırları merak eden de hemen "bir şeyi çalmayı savunacak kadar zavallı insan" oluyor. örneğin ben bu işin yasal yönüyle ilgilenmiyorum. ilgilenmiyorum derken tartışma bazında ilginç bulmuyorum. ama bunun ahlaki bir sorun haline gelmesi, kitle iletişim araçlarıyla birlikte hangi noktadan sonra işin hırsızlık(yine ahlaken) boyutuna geldiği falan ilginç konular.

    örneğin, ben halihazırda 30 milyona almayı asla düşünmediğim bir kitabı 5 milyona bulmuşken alsam bu yine emek hırsızlığı mı oluyor? burada "korsan mafyası" gibi şeyleri ayrı tutuyorum, onunla ilgilenmiyorum. ama bir ürünün salt kopyalanması kime ne gibi bir zarar veriyor, onu da anlamıyorum.

    ben bu orjinal satıcıların durumunu süpermarket karşısındaki bakkal gibi görüyorum. örneğin microsoft programların kaynak kodunu kapatıyormuş, olsun kapatsın, özgürler. ama ben de o kaynak kodlarını bulduğum zaman dağıtmakta özgür olmalıyım. bir kodun kopyalanıp başka bir bilgisayarda çalışması kime ne zarar veriyor ya? yani en nihayetinde dağıtılan ürüne geliyoruz. bir fikir. sadece o kadar. kitaplar, şarkılar, filmler, programlar... hepsi fikir. sanat da bir fikirdir sonuçta. peki bir fikri dağıtmak, yaygınlaştırmak neden suç olsun?

    olaya tersinden bakalım. bir fikrin telif hakkını almak ahlaki bir şey mi? bir fikri sahiplenmek ne kadar ahlaki? o fikri başka insanlardan saklamak, parayla satmak ne kadar ahlaki? yine durum kapitalist dünyada tıkanıyor. anarşik evrende telif hakkı diye bir şey olmaz. çünkü insanlar fikirleri para kazanmak için değil sadece üretmek için üretirler. bir sanat eseri de ister şarkı olsun, ister film, ister kitap, ister şiir herkese açık olabilmelidir. bu o fikrin ne derece büyük olduğundan da bağımsızdır bence. ister erke dönergeci'nin çalışma prensibi olsun, ister çikita muz şarkısı.

    o kadar açık bir konu ki binbir tane boyutu var. örneğin satılan şeyin sadece bir fikir olmadığı, para yatırıldığı gerçeği var, bu paranın boşuna yatırılmış olabileceği savunması var buna karşılık. yani çikita muz şarkısı ses kalitesi bakımında 10 numara olan bir cd'ye kaydedilmişse benim neden bir fikre(sanat eserine) ulaşmak için halihazırdaki sınırlara itaat etmem gerektiğinin anlamsız olması var(örneğin ben 7 ses kalitesinde dinlemek istiyorum, o yeterli bana belki). sonra sonra, evinde video izleyen adamın youtube'da "bu video copyright'ı ihlal ettiğinden kaldırıldı" uyarısını görmesinin komikliği var, bunun ne kadar tepeden inme zorlama bir baskı mekanizması olduğunun görülememesi var. 50 yıl sonra acaba durum ne olacak diye merak etmek, o zaman da hala "emeğe saygı" denecek mi diye ayrıyetten merak etmek var. pratikte kimseye bir zarar vermediği halde teoride "sektörü yaralıyor, şirketi batırıyor, sanatçıyı küstürüyor" bahanesiyle yasak olan benzer ne suçlar var diye düşünmesi var(hate crime var bir de, ama onu da başka zaman eleştiririz). yığınla şey var tabii.

    misal ben 17'lik balon komünist kafamla hırsızlığın sadece kaynakların sınırlı olduğu zaman bir anlam ifade ettiğini düşünüyorum. yani kaynaklar sonsuzsa(bir şarkı dinlenilmekle bitmez örneğin) ortada hırsızlıktan bahsedilemeyeceği yönünde görüşüm. sırf bundan dolayı cennette kaynaklar sonsuz olduğu için allah'ı onları herkesle paylaşması yönünde ikna çabalarım var. bir sınava gerek olmadığını, bunun insanları şirketleştirdiğini ve egoyla ilintili bir şey olduğunu falan anlatıyorum. şimdilik müzakereler sürüyor. gelişmeleri buraya yazarım.

    yani özetlersek, korsan suçtur, yapılmaması gerekir. ama ideal düzende telif hakkı diye bir şey olur mu, insanlar kendilerini markalaştırır mı, fikir parayla satılır mı, edison ampulün telif hakkını alsa ne olurdu, naorjinal xp üzerinden fight club izleyip de gaza gelen adamın "sanatçıların emeğine saygı" demesi anlamsız mı, falan filan garip konular, tartışılsın. ama hani sözlükte "prim yapmak" olarak geçen statü kazanmaya ters oluyor kafa yormak. onun yerine, yaşasın che quevara, kahrolsun para, yaşasın asker, kahrolsun polis, yaşasın yunanistan ayaklanması, kahrolsun korsan, yaşasın sit-comlar, kahrolsun popüler kültür diye gider bu. entry'i bir şiirle bitirmek isterim gönül dostları.

    entel görünmek değil
    anlamak olsun amacın
    yaşamın anlamsız değil
    anlamsız olan saçın"

    (konfiçyus, martin eden'a öğütler, sayfa 78)
    (lastrose, 30.12.2008 22:17)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil