|
|
- okulun en pısırık çocuğu üzerinde daha önceden yapılmış ellialtı alay konusunun üzerine eklenen alay.
edit: (bkz: girisinden utanmak)
- çanakkale'ye gidip de şehitliğinin görülmesi gereken alay.
- (bkz: elli yedinci alay yürüyüşü)
- çanakkale savaşı'nda elli yedinci alayın bütün askerleri şehit olmuştur. bunun anısına bugün ordumuzda elli yedi numaralı alay bulunmamaktadır.
- (bkz: elli yedinci alay şehitliği)
(bkz: http://www.gallipolidigger.com/...)(selenge, 18.11.2006 22:04 ~ 19.11.2006 02:49)
- tabibi rum asıllı bir gayrimüslim olup o da dahil olmak üzere tüm er-erbaş-subaylarının şehit düştüğü alay.ayrıca idaresi mustafa kemal paşa'ya değil başka bir komutana verilmiştir.atatürk bu alay ve bir kaç tane daha alaydan oluşan anafartalar grup komutanlığını üstlenmiştir.
- (bkz: 57 alay ın sancağı)
- (bkz: ben size taarruz emretmiyorum ölmeyi emrediyorum)
- öleceklerini bile bile arkalarına bakmadan çarpışan türk alayıdır. öyle bir savaşmışlardır ki alay imamı bile şehit düşmüştür.
- mustafa kemal'in komutasını yürüttüğü 19. tümen'in bir alayıdır. komutanı yarbay hüseyin avni'dir.
25 nisan 1915'te anzaklar arıburnu bölgesinden çıkarmaya başlarlar. 5. ordu komutanı general limon von sander'in savaş planına göre biz kıyı kesimlerinde sadece gözcü birlikleri bulundurmaktayız. bu gözcü birliklerden biri de arıburnu bölgesindedir. anzaklar çıkarmaya başlayınca üsse haber edilir ve düşmanın çıkarma yaptığı bildirilir. ama bu uyarı dikkate alınmaz. anzaklar durmadan kıyıya asker çıkarmaktadır. saatler ilerledikçe sayıları artan anzaklar arıburnu yarlarını çıkmaya ve orda bulunan gözcü türk birliğiyle çatışmaya başlar. sayıları git gide azalan türk askerleri tekrar üsse haber uçurur ve sayılarının çok azaldığını ve karşı koyacak güçlerinin olmadığını söylerler. işin ciddiyeti anca o zaman anlaşılır ve hemen eceabat yakınlarında bulunan 27. alaya yürü emri verilir. 27. alay çatışmanın yaşandığı arıburnu bölgesine varır. düşmanın sayısı her geçen dakika artmakta olduğu için 27. alay da bu duruma karşı koyamaz.
çatışmanın yaşandığı sıralarda mustafa kemal 57. alay'la birlikte bigalı köyü'nde istirahattadır. top seslerini duyup bir çıkarmanın olduğunu sezer ve 57. alay'a limon von sanders'in haberi dışında yürü emri verir. conk bayırı'na yakın bir mesafede dururlar. m. kemal emir subaylarını alıp cephe önü keşfe çıkar. conk bayırı'nın güney tarafında bir grup askerin geriye doğru çekildiğini görür. askerlerle şu tarihi diyaloğa girer:
m. kemal: nereye asker!
askerler: (geriyi işaret ederek) efendim düşman!
m. kemal: hiç düşmandan kaçılır mı?
askerler: efendim cephanemiz bitti.
m. kemal: cephaneniz yoksa, süngünüzde mi yok ?
süngü tak yere yat!!!
m. kemal askerlerine süngülerini taktırıp siper aldırır. türk askerlerinin siper aldıklarını görüp yeni bir birlikle karşılaştıklarını zanneden anzaklar da siper alırlar. m. kemal o anda şunları söyler: "kazandığımız an bu andır."
hemen emir subaylarına 57. alayın gelmesini emreder. 57. alay geldiğinde 57. alay'ın subaylarına: "ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum. biz ölene kadar geçecek sürede yerimize başka birlikler ve askerler kaim olabilir."
57. alay, conk bayırı'nı ele geçirmeye az bir mesafede olan anzak birliklerini geldiği arıburnu yarlarına geri püskürtür. tarihte anzak günü olarak bilinse de o gün aslında 57. alay'ın günü olmuştur. eğer düşman conk bayırı'nı ele geçirmiş olsaydı belki de savaşı kaybederdik.
|