|
|
- sezen aksu ve meral okayın harika sözleri, uzay heparının müzik dehasıyla birleşince ortaya çıkan, sezen aksunun içli eseri
kan ter içinde uykularından uyanıyorsan eğer her gece
yalnızlık sevgili gibi boylu boyunca uzanıyorsa koynuna
olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin artık her şeye
anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
kalbini bir mektup gibi buruşturulup fırlatılmış
kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan
içindeki çocuğa sarıl
sana insanı anlatır
eller günahkar
diller günahkar
bir çağ yangını bu
bütün dünya günahkar
masum değiliz hiçbirimiz
- sezen aksunun tapılası şarkılarından sadece biri
- herkesin kendinden bir parça bulabileceği sezen aksu şarkısı.
- grup 84 tarafından pek bir güzel cover'lanmış sezen aksu şarkısı.
- deli kızın türküsü adlı albümde geçen süper öte bir sezen çalışması.
- ve bir gün bakarsın yıllar geçmiş, ardında bıraktığın en küçük detaylar bile geçmişi oluşturmuş ve nihayetinde seni sen yapmış. sonra biraz tahlil etmeye çalışırsın iyisiyle kötüsüyle tüm ayrıntılarıyla yıllarını, bir de bakarsın ki aslında ne kadar beklenmedik şeylere imza atmış ruhun, ne kadar da ters şeyler yapmış sen olduğunu sandığın bu beden. gitgide yabancılaşırsın kendine, sonra birden dank eder kafana hiç de masum değilsindir, hiç de birşey değilsindir bu koca dünyada, kendi tahlillerinle pek de bir günahkarsındır üstelik. tezat düşmeye başlar mevcut zamanın içindeki düşüncelerin geçmiştekilerle, yabancılaşma had safhalarındadır. sonra bir anda durur ve dersin ki "bu ben miyim?" çok geç değildir hiçbir zaman masum olmadığını anlamak, çok geç değildir hiçbir zaman masum olmadıklarını anlamaları insanların, geri kalan hayatta daha bir tedbirli yaşama hevesindesindir ama masum olmamıştır bedenin, masum olmamıştır insanlar ve en nihayetinde idrak edersin hali hazırda da masum değilizdir hiçbirimiz.
- kan ter içinde uykularından uyanıyorsan eğer
her gece
yalnızlık sevgili gibi boylu boyunca uzanıyorsa
koynuna
olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin artık
her şeye
anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
kalbini bir mektup gibi buruşturulup fırlatılmış
kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan
içindeki çocuğa sarıl, sana insanı anlatır
eller günahkar
diller günahkar
bir çağ yangını bu bütün
dünya günahkar
masum değiliz hiç birimiz
köhne bir minibüsün kenarına derme çatma yerleştirilmiş sıranın en köşesinde oturuyorum. ağır bir müzik çalıyor, müzikten yayılan hava minibüsteki ağır kokuya karışıyor. midem bulanıyor. karşımda üç yaşlarında küçük bir çocuk, babasının kucağında oturuyor. bana bakıyor. gözlerinde, derinlerinde kendi siyah gözlerimi görüyorum; bana verilenleri, ondan esirgenenleri, bana sunulanları, ondan sakınılanları. midem bulanıyor. gece inmek üzere. tıklım tıklım minibüsteki iri gözlü güzel çocuk hala bana bakıyor. başımı önüme eğiyorum, utanıyorum. istiklal caddesinde bana mendil uzatan minik, nasırlı elleri hatırlıyorum. minibüsteki çocukta, gözleri gözlerime dokunan çocuğu görüyorum. boğazım düğümleniyor. tükürüğümü yutamıyorum. midem bulanıyor. ellerine bakıyorum çocuğun; pembe, yumuk ellerine. elleri yanmış çocuğu hatırlıyorum. sokağın bir köşesinde yere oturmuş. önünde bir tartı. günahlarımı tarttırmak istiyorum. çocuk yüzü yüzüme değiyor, saçsız başı önüne düşüyor. daralıyorum. midem bulanıyor. hava ağır, yanık kokuyor. gözüm çocuğun ayakkabılarına takılıyor. bir çift eskimiş küçük kundura. içindeki melek ayakları düşünüyorum. 10 yaşındaki o çocuğu hatırlıyorum. kanalda boğulan, cansız bedeni dirseklerinin ve dizlerinin üzerinde, suyun dibinde öylesine yatan. hiç kıpırdamadan. midem bulanıyor.
gece inmek üzere, eve atıyorum kendimi. bütün dünyanın kiri elime bulaşmış gibi. yıkıyorum, yıkıyorum, yıkıyorum. çıkmıyor. kalbim çarpıyor, başım dönüyor.
“masum değiliz hiçbirimiz”*(te5ir, 30.04.2007 01:35)
- "...eller günahkar
diller günahkar
bir çağ yangını bu bütün
dünya günahkar
masum değiliz hiç birimiz"
gözlerimizi çevirip bakmadıkça, yani yakmadıkça gözlerimizi durulmamış sularda; uzatmadıkça ellerimizi dünyaya, yaşamanın o yalnız bize özgülendirilmediğinin bilincini kazımadıkça avcumuza;yani her gün duymadıkça yanmış bedenlerin duyusundaki o çırçıplak karanlığı, yalnızlığı ve elimiz- yüzümüz - gözümüz batmışken "dünya nasıl dönerse dönsün ben içindeyim ne de olsa" yozgunluğuna...
(bkz: masum olabilir miyiz)?...
- şebnem ferah'ın da oldukça güzel okuduğu şarkı olmuş, sezen'in üstüne çıkması tabii ki imkansız ama bence sezen'in şarkılarını güzel yorumlayan isimlerden biri. diğer örneğini ünzile'de görmüştük.
- mehmet erdem'in müthiş yorumladığı şarkı. yanılmıyorsam sınıf dizisi için yapmış (nette öyle bulunuyor en azından) ve şarkıyı baştan yaratmış kendisi.
|