elizabeth the golden age   

adana çık aradan

  1. cate blanchett ve clive owen ın harikalar yarattığı ingiliz yapımı film. ispanya nın dini savaş planları ve kuzeninin entrikalarıyla ancak güçlü ve yalnız olarak başedebilen bir kraliçenin öyküsü. kostümler harika. özellikle dünya haritası üzerinden yapılan savaş planlarının kuşbakışı çekimleri mükemmel. bu arada clive owen ı bir filmde daha izlersem aşık olabilirim. birden seda sayan gibi hissettim kendimi. neyse, film güzel.
    (jenesaispas, 29.11.2007 18:19)
  2. konunun çok derinlemesine işlenmemiş olmasından kaynaklı sonunda "e nooldu şimdi" diyorsunuz.filmin adı elizabeth the golden age fakat çıktığınızda aklınızda kalan yegane şeyler eliazbeth'in hayatı boyunca aşkı ve özgürlüğü istediği gibi yaşamadığı.ayrıca filmin geçtiği dönemdeki türk devleti osmanlıydı fakat türkiye diye geçti bu böyle bir ayrıntıdır.
    (ruhani oyun havaları, 04.12.2007 00:29)
  3. çok sıkıcı bir film. kadının döneminde yapılanlardan ve olan olaylardan çok bekaretine takmışlar gibi. yani hani biri çıksa da sevabına bi şaapıverse kadını falan diyorsunuz, o kadar gözümüze sokulmuş durumda hadise yani. tamam anladım bakire kraliçe olayı falan ama bir olay anlatsaydınız be kardeşim, bu kadar da içi boş ve yüzeysel bırakmasaydınız dönemin hadiselerini diye isyan edesim geldi izlerken.
    (iki nokta üst üste biri altta biri üstte, 04.12.2007 00:43)
  4. tarih bilgisi zayıf olan türk milletinin filmin başlarında "türkiye nin padişahı var onunla mı evleneyim?" cümlesini duyunca çıkarttığı uğultudan, milletlerin isimlerini kendileri vermediği; başka milletler tarafından adlandırıldığını bilmediğini anlıyoruz.. şu şekilde örneklendirilebilir:

    ingilizlerin germany, türklerin almanya dedikleri ülkenin kendine verdiği ad deustcheland; ha keza bizim rum ve yunan dediklerimiz de kendilerine grek demekte; hatta özümüze bakarsak ilk türk adına eski çin kayıtlarında rastlarız ki o sıralar türkler kendilerine başka isimler veriyordu...

    orda bahsedilen türkiye: türklerin yaşadığı yer, türk vatanı olarak kullanılmıştır, bu durumda o tarihte türklerin yaşadığı vatanda evet padişah vardı...

    bir diğer hususa gelince;

    ortaokuldan beri gördüğümüz tarih derslerinde inkılap tarihine kadar osmanlı iyi, ordan sonra kötüdür; bir karar verelim iyiler mi kötüler mi; işimize gelince aslan atalarımız, gelmeyince pis padişah demeyi bırakalım.

    biliyorum bu giri eksi bombardımanına tutulacak fakat; filmde kullanılan tanım doğrudur, hata eğitim sistemimizde, bize bunları öğretmeyen eğitimcilerdedir.

    sonuç itibariyle film izlenesi; inceden esprili, güzel bir görsel şölen, ayrıca oyuncuların performansları da göz doldurucu.. mutlaka izlenmeli.
    (aldirakli, 04.12.2007 02:40)
  5. ilkinde elizabeth'in gençliğini ve tahta çıkışını anlatan, shekhar kapur'un yönettiği serinin ikincisi. "bakire kraliçe" üzerindeki vurgu, aslen elizabeth'in cinsel seçiminden filan değil, o dönemdeki siyasetinin bir parçası olarak bunu kullanmasından kaynaklanmaktadır. zira elizabeth gerçekten bakire miydi değil miydi asla bilemeyeceğimiz gibi, sir walter raleigh kişisinin de filmde gösterilenin aksine elizabeth'in sevgilisi olduğu, nitekim birinci filmi izlemiş olanların da hatırlayacağı üzere elizabeth'in lord robert isimli bir başka sevgilisinin daha bulunduğu bilinmektedir. o dönemdeki siyaset anlayışı nedeniyle, çeşitli ülkelerin veliahtlarıyla flört eder veya evlilik vaadinde bulunur biçimdeki tavrıyla, kraliçe bu ülkelerle arasını iyi tutabilmiş, bu siyasetin sürebilmesi için de hiç evlenmemiş, hiç çocuk sahibi olamamış, tudor hanedanını devam ettirememiştir. filmde anlatılan duygu yoğunluğu ve kraliçenin yalnızlığını görmemiz bu yüzdendir.
    (wykka, 03.07.2008 13:43)
  6. kıyafetler ve saray atmosferin kraliçenin bekaretiyle vurgulandığı film. bunun dışında filmde insanı içine çeken bir konu bulmak pek olası değil, savaş sahneleri yetersiz, tarihi olaylar yüzeysel, film bu noktada tatmin sağlamasa da kostumlere özen gösterdiklerinden tebrik ediyor, beğenmek çok istedim fakat olmadı diyoruz.
    (passive aggressive, 08.07.2008 15:14)
  7. hayal kırıklığına uğradığım film. oyunculuk, kostüm, müzik falan harika ama dünya tarihi için dönüm noktası olan tilbury savunmasının sadece bir iki görsel efektle geçiştirilmesi benim için tam br hayal kırıklığı oldu. harika bir deniz savaş beklerken, basit bir sahne izlemek insan koyuyor.
    saray entrikaları, politik hamleler ve tarihi bilgiler ve elizabethin yaşamı hakkında doyruculuğu olmasına rağmen, başka beklentilerle izlenince filmden pek zevk alınmıyor.
    (amedian, 22.07.2008 03:33)