kan kontesi olarak da bilinir. tam bir sadisttir kendisi. gençliğinde oldukça güzel olan bathory, yaşlandıkça bu güzelliğini yitirmekten çok korkmaktadır. birgün hizmetçilerinden biri saçını tararken canını yakınca kızın eline vurur. kızdan akan bikaç kan damlası eline düşer ve buradaki cildin anında gençleştiğini düşünür elizabeth. bundan sonra bakire kızların kanıyla yıkanmaya başlar.
işkence metodları çok çeşitlidir. hatta bunların içinde iron maiden bile vardır. çok konuşan hizmetçisinin ağzını dikmesi, buz gibi soğukta çırılçıplak kızların üzerine su döküp donmalarını izlemesi, hırsızlık yaptığına inandığı hizmetçisinin avcuna kızgın demir para koyması en meşhur işkencelerindendir.
kontes bathory. tarihteki en kanlı kadınlardan birisi olarak geçer. 15. yüzyılda, 600den fazla genç kızı işkenceyle öldürmek suçundan oda hapsine alınmış 3 yıl sonra da o odada ölmüştür. gençliğini koruyacağina inandığı için genç kızlerın etini yiyip kanlarını içtiği söylenir. fakat bütün bu suçlamaların kocası öldükten sonra bathory'nin toraklarında gözü olan amcası tarafından yapılması akla bazı şüpheler de getirmiyor değil. zaten cezası verildikten sonra bütün toprakları diğer soylularca paylaşıldı. ancak o dönemlerde orta avrupa'da aristokratların altındakilere şiddet uygulaması son derece doğal olduğundan, buna bir de bir kadının güzellik için ihtirası da eklenince çok da ihtimal dışı görünmüyor iddialar. ben gene de günahını almayayım kadının. belki de bok atılmıştır izi kalmıştır.
macaristan'da 1610 yılına kadar olan dönemde bathory(1560-1614)genç kızların kanlarını içmenin onu yaşlanmaktan kurtaracağını sanarak 330-650 kızı öldürdü.kontes dracula olarak tanınan bu kadın 1611'de tutuklandı,mahkemede suçlu bulundu 21 ağustos 1614'te kendi şatosunda öldü.
bilinen ilk seri cinayet failidir..1560 yıllarında eflak/romanyada yaşamıştır.bu kadın köylerden getirttiği 650 kızı katlederek,yıllarca kan banyosun yapmıştır.gerçekten vahşettir..keşke bi fotoğrafına ulaşma imkanımız olsaydı.
16. yüzyılda yaşayan, ve güzelleşebilmek için türlü işkencelerle öldürdüğü bakire kızların kanlarıyla banyo yapan vampir, seri katil.yaşlandığı için çirkinleştiğini düşünen bathory güzelleşebilmek uğruna 600 civarında genç kız öldürmüştür.hala neden idam yerine kendi evinin bir odasına kapatılma cezası aldığını anlamış değilim.
metalci bayanlar çok severler bu kadını nedense. günümüzün botoks yaptıran sosyetik bayanlarından bir farkı yoktur aslında, o devirdeki koşullar neyse ona göre davranmıştır.
o kadar kızın kanını içmesine rağmen, kendisine hiç "neden gençleşip güzelleşmiyorum lan ben? bu işte bi sakatlık mı var?" sorusunu sormamış, vampirella'nın hayal kahramanı olmayan versiyonudur.
küçük yaşlarında epilepsi hastalığından muzdarip olduğu, sık sık nöbet geçirdiği ve içine kapanık sıkıntılı bir genç kızlık dönemi olduğu bilinir. genç yaşta evlendiği kocasının sürekli savaşta cepheden cepheye koşmasından dolayı can sıkıntısıyla dolan küçük liz, bu sıkınıtısını önce seks alemlerinde daha sonraları ise kan banyosu yaparak atmaya çalışmıştır.
kanlı kontes olarak da bilinir. macaristan'ın en köklü ve zengin ailelerinden birinin kızıdır. oldukça güçlü nüfuzları olan bu soylu ve zengin ailenin sorunlu çocuğudur. küçük yaşlarından itibaren sara krizleri geçirmektedir. son derece içine kapanık bir çocukluk geçirmiştir. o dönemde kriminoloji bilinci gelişmemişti pek tabi. dönemin aristokrat aileleri kendileri kanun yapar, karşı gelenleri kendileri cezalandırırlardı. bu nedenle elizabeth başkalarını öldürme, onları keyfiyetince cezalandırma hakkına sahip olan bir ailenin içinde büyümekle adam öldürmeyi tabi bir hakkı olarak görmüştür. 15 yaşında, kendisi kadar soylu olmayan kont nasdasdy ile evlenip ona kendi soyadını vermiştir. kontun amacı sınıf atlamaktır ve elizabeth'den 10 yaş büyüktür. kontun sürekli olarak türklerle savaş halinde olması nedeniyle canı sıkkındır ve yalnız yaşamaktadır elizabeth. kontun yokluğunda kendinden genç erkeklerle birlikte olduğu, sado mazoşist ve lezbiyen seks partileri verdiği söylenmektedir. hatta bir keresinde kont onu genç bir erkekle yakalamış, ancak affetmiştir. sadist eğilimleri sonucu kölelere işkence yapmanın ona zevk verdiğini keşfettiğinde dönemin demircilerine işkence aletleri sipariş etmiştir. bir gün köle kızlardan birine sinirlenerek ona güçlü bir tokat atar ve kızın burnundan damlayan kan onun elinin üzerinn gelir. kontes bu kanın cildini güzelleştirdiğine ve gençleştirdiğine inanır. yardımcılarını çağırarak kızın bileklerindeki atar damarları kestirir ve akan kanla banyo yapar. bundan sonra civar köylerdeki güzel ve genç kızları şatosuna köle olarak toplatır ve bunları öldürerek kanlarında yıkanmaya başlar. hatta işi ilerletip işkence aletlerini bu kızların üzerinde dener veya farklı yöntemlerle işkence yapmaya başlar. (yakalanmasından ve suçlarının açığa çıkmasından sonra belirlenebilen tüm cinayetleri suç kaydı olarak belgelenir. arşivlerde çeşitli suçları yazmaktadır.) sıfır derecenin altındaki sularla kızları donana kadar yıkar, çıplak vücutlarına bal ve şekerli yiyecekler sürüp üzerlerine arılar ve böcekler salar, vücutlarında bir yara açıp o yaradan kanlarını emer (iç güzelliği için!!!). hatta bu sıralarda bir büyücüyle tanıştığı ve onu sağ kolu yaptığı bilinmektedir. üç çocuğundan sıkılıp (onlara işkence yapmasa da) onları şatodan kovar. ilerleyen yıllarda içtiği ve banyo yaptığı kanların güzelliğine bir faydası olmadığını ve onu gençleştirmediğini fark eder ancak bu zamana kadar, tahminen, altı yüz kız öldürmüştür. kaybolan kızların aileleri ve toplumun baskıları nedeniyle şatosuna sonunda bir baskın düzenlenir ve yaklaşık elli kız cesedi bulunur mahzenlerde. kimi kızlar hala canlıdır ancak vücutları delinmiş, çeşitli işkence yöntemleriyle yaralanmışlardır. kontesi kendi kalesinin karanlık ve dar bir odasına hapsederler ve yalnızca bir delikten ona yiyecek verilir. bir gün, yiyecek veren adamın daha önce verilen yiyeceklerin olduğu gibi durduğunu fark etmesiyle öldüğü anlaşılır ve aile mezarlığına gömülür.
(bkz: elizabeth bathory)
kendisi daha çok böyle bilinse de asıl ismi erzsébet báthory dir. canavar olarak lanse edilmesine rağmen aslında tamamen çevresi yüzünden bu hale gelmiştir. ailesi o dönemde doğu ve orta avrupada en söz sahibi ailelerdendir. 6 yaşından itibaren sara benzeri belirtiler gösteren garip bir akıl hastalığıyla muzdariptir. 15 yaşında ailesinin ünvanından faydalanmak isteyen ferencz nádasdy ile evlendirilip csetjhe kalesine yerleşmiştir. (şimdi slovakya taraflarıda) kocası bir askerdir ve esirlere yaptığı işkenceleri anltıp durur. eşine en ufak bir ilgi göstermemiş, onun soyluluk bakımından kendisinden üstün olduğunu düşünüp aşağılık kompleksiyle kötü davranmıştır. kaleden hiç çıkamayan ve haliyle tek başına canı sıkılan erzsébet şizofreninin de etkisiyle garip bir hayal dünyası yaratmıştır kendine. sonrası hakkında çok yazılıp çizildiği için birşey söylemeye gerek yok tabi.
(bkz: femme fatale)
(bkz: cradle of filth)
(bkz: thirteen autumn and a widow)
(bkz: bathory aria)
(bkz: portrait of dead countess)
7 ağustos 1560 - 21 ağustos 1614 yılları arasında yaşamış, macaristan'lı seri katilin adıdır.
bathory, kendisini ''kanlı kontes'' olarak tanıtmıştır.kocasını kaybettikten sonra büyücülükle uğraşmaya başlamış, at ve benzeri hayvanların kurban edildiği ayin törenlerine katılmıştır.
40 yaşına geldiğinde, yaşlanıp güzelliğini kaybedeceği endişesine düşmüştür.günlerden bir gün, saçlarını tararken acıtan hizmetçisine kızmış ve okkalı bir tokat atmıştır.tokat o kadar setmiş ki, hizmetçisinin yüzünden kanlar damlamış ve bathory'nin ellerine düşmüştür.kanlı kontes bu kanla, kızın gençliğini ve güzelliğini aldığını zannetmiş ve diğer hizmetçisine emir vererek kızın bütün kanını küvete doldurtup kan banyosu yapmıştır.
sonrasında ise kendisini bu işe iyice kaptırmıştır.ve 612 bakire kızı kaçırtıp, bu kızlara tepesinden asılı bir kafeste işkence çektirmiş, kafesten akan kanlarla ise duş almıştır, bu şekilde güzelleştiğini düşünmüştür.
daha sonra yaptıkları ortaya çıkan bathory hücreye kapatılmış, 1614 yılında ise hücresinde ölü olarak bulunmuştur.şizofreni hastası olduğu iddia edilmektedir.aslında ilk başta idam cezası verilmiş fakat daha sonra idam cezası değiştirilmiş ve hücreye atılmıştır.