|
|
- anlaşıldığı üzere, gayet net olmakla beraber, "ben anlamadım kardeşim" diyenler için söylüyorum, elinde bokla sokakta koşmaktır.
peki nedir bizi elinde bokla sokakta koşmaya iten?
işte bu soruyu ünlü sosyologlara sorduk.
4,5 aylık, şirin mi şirin, yeşil gözlü, sarı saçlı, bembeyaz bir oğlum var.
"allah bağışlasın abi"
"allah analı babalı büyütsün"
"maşallah"
"pek de şirinmiş"
"nazar değmesin"
sağ olun. çok naziksiniz.
şimdi bebek ishal oldu mu, tahlil istiyorlar. biz de her anne babanın yapacağı gibi çocuğumuzu sıçırtmak suretiyle verdik analiz edilmesi gereken şeyi.
sevinç içinde sonuçların açıklanmasını beklerken (ulan çocuk daha okula başlamadı, hemen moda girdik. sevinç içinde bekliyomuş. sanki atom profesörü alımları açıklanıyor. alt tarafı boku bekliyoruz) doktor testin tekrar yapılması gerektiğini söyledi. antibiyotik kullanılması gereken bir durum varmış, ama klinik bulgu yokmuş.
"ben ertesi, gece nöbetçiyim, gelin hastaneye, yaptı mı hemen bakarız" dedi. hem de iş çıkışı, mükemmel.
gittik hastaneye, bizimki normalde 6 gibi afedersiniz şeyeder *
tam vaktinde zorultular eşliğinde beklediğimiz gerçekleşti. büyük bir heyecanla altını açtığımızda çıkan şeyin sesin çeyreği kadar olmadığını gördük. doktor "bu yetmez bir daha yapmasını beklicez" dediğinde asıl bizim sıçtığımızı anladık. ben de doktora dedim ki "tohtor bana ellemesin. tohtor bana dokanmasın". o da dedi ki "siz şaşırmışsınız."
kendimi toparlayarak annemlerin evinin hastaneye çok yakın olduğunu, zortlattığı zaman evden getirebileceğimi söyledim. o da en geç yarım saat içinde gelmem gerektiğini söyledi. yoksa olmuyomuş.
ve ben şu anda annemlerde, gerçekleşmesini beklediğimiz o müthiş olayı bekliyorum. elime teslimatı alıp gece gece çok önemli bir bokmuş gibi kadıköy'ün sokaklarında elimde bok hastaneye koşturacağım.(busburak, 17.09.2007 20:48 ~ 12.12.2007 00:25)
- - evreka! evreka!
+ney evreka layn?
- bok! hayatınızın anlamı!
+uuuuuuu!.. (falım sanal reklamı girer)
- hell yeah!
ancak ordan geçen bir ingiliz polisi "hell yeah!" gazıyla yere yapıştırılan boku görür ve olaya el koyar, boku yediriverir zeki evrekacıya. sonra falım kurtlarına döner, "merhaba, ben zen, john zen" der.
- bir serkan altuniğne karikatürü olmalıdır...
|