|
|
- bir büyücü lafzı bu. demek istiyorum ki "kalacak". "kaldı" deyivermek, kavrayamadığım kuşatanlarım hakkında konuşmak beni utandırıyor çünkü baylar bayanlar.
hakikaten sadece şiir mi kaldı? bunu bilmiyorum. belki de evet. hatta evet evet. evet elimizde satılmamış sadece şiir kaldı. bunu görebiliyorum. düzyazı bizde kalan, şiir bizde olandır çünkü. şiir bizim kendimizdir. kamu iktisadi teşebbüsü ya da kemal bey'in mahdumunun yumurta fabrikası değildir. fethedilemez. fethedildiği zamansa zaten en sona kalmış olan o imiştir. şiiri ele geçiren bizi ele geçirir.
çünkü şiir kendini düşünmektir. üzerinden masturbasyon yaptığı şiirini tanıyabilmektir örneğin. kendini ele vermekten korktuğu için metin yazamayan o oğuz atay kahramanının farkında olmaktır. cesarettir. ilk kurşunu atmak ve fakat barut kokusunu sevmediğini itiraf etmektir.
şiir, kendi sütünü emen annedir. kötü şair neden kötü ki? kutu sütünü emdiği için işte. kendi yükünü sırtlamadığı için. şiir kendi yükünü sırtlanmaktır; sırtlan olmaktır. şiir kendi yükünü sırtlanmaktır; sırtlan vurmaktır. kendini bilmek, dilini bilmek, dilin(in) günahlarını bilmek, ele geçirilemeyen kara deliğin haliki olmak, ele geçirilemeyen kara deliğin mahluku olmak şiiri şiir yapar. şiir bizde olandır çünkü. hiçbir zulmün, hiçbir hesapsız efendiliğin ulaşamadığı bir kutu. hapishane duvarına bokuyla yazı yazan bir marki dö sad; odur.
ironimizi, zekamızı, hırçınlığımızı, eşekliğimizi, coşkumuzu, aşkımızı, suyumuzu şuyumuzu buyumuzu teslim etmeyecek büyük türk şiiri. fonlanarak lobotomi enkazı yapılamayacak.
bağdat direnecek. şiirimiz direnecek. fiilimizin kökleri direnecek.
evet evet, elimizde sadece şiir kaldı.
|