|
|
- eskilerde televizyon kanallarının kültür saatlerinde elişi vs. gibi eğitsel kol çalışmaları olurdu. iste ne bileyim o eğitsel kol çalışmalarında konumuz origami ise anlatan kişi kağıdı nasıl katlayacağımızı bize öğretmeye çalışırken tam dananın kuyruğunun kopacağı sırada ekrana elimizde hazır yapılmışı var, sözleri ile işin bitmiş hali geliverirdi. böylece biz çocuklar kendimizi zeka ve yetenekten yoksun bir mahlukat olarak görürdük. zaten akabinde kağıdı kıvıramadan sofraya çağrılırdık. ne günlerdi.
- (bkz: cem yılmaz esprilerinin sözlükteki yeri)
(devil, 21.11.2007 15:29)
- 80'lerde trt'de yayınlanan gudik programdaki elişi yapan gözlüklü kadının sürekli olarak tekrarladığı cümledir. hayır en gıcık olan yanı ise kadının kendince yapılışını öğrettiğini düşündüğü nesnenin sürekli olarak yapılmış versiyonunu göstermesiydi. ortada yapılış safhasını anlatan hiç bir bilgi, görüntü vs. olmamasına rağmen teyzem her programı yüzünde çakılı olan "ne güzel öğretiyorum lan" sırıtışıyla birlikte kapatırdı. nasıl yapıldığı asla ama asla anlaşılamazdı o güzelim uçak maketlerinin, origamilerin, karton evlerin..ben bu nedenle oturup ağladığımı hatırlarım yahu, o kadar malzemeyi almışım, tutkalımı hamurdan kendim yapmışım, güzelim ev maketim yarım kalmış..hey gidi günler hey. bu hadiseyi de daha sonracem yılmaz insanı aynen o dönemin çocuklarının yani bizlerin hatırladığı gibi oyununa da taşımıştır. ha bu durum bize o korkunç kadını ve kadının bünyemizde yarattığı sinirlilik halini unutturur mu? asla. (bkz: 80'lerde çocuk olmak)
|