|
|
- allah'a şükür anlamında arapça bir söz.
- bir de "elhamdülillah ilahisi" vardır:
haktan inen şerbeti içtik elhamdülillah
şol kudret denizini geçtik elhamdülillah.
şu karşıki dağları, yemişleri, bağları
sağlık safalık ile aştık elhamdülillah..
beri gel barışalım, yar isen bilişelim
atımız eğerlendi aştık elhamdülillah..
kuru iken yaş olduk, ayak iken baş olduk
kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah..
vardığımız illere, şol safalı yerlere
baba taptuk manasın aldık elhamdülillah..
açtık evi kışladık, çok hayırlar işledik
üş bahar oldu, geri göçtük elhamdülillah..
derledik pınar olduk, ayrıldık ırmak olduk
şol akar sular olduk şükür elhamdülillah...
taptuğun tapusunda, kul olduk kapusunda
yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah...
- bir yemeğin ya da içme eyleminin bitişini haber veren söz öbeği. bir de "yarabbi çok şükür elhamdülillah" şeklinde kullanımı vardır ki evlere şenlik. (anlamı şöyle bir şey oluyor: "ey rabbim, çok şükür, allaha şükür")
- küçükken sorduklarında dedemin yanında "müslüman mısın" diye. "evet" deyip geçtiğim yüzünden dedemin sürekli beni dürterek "elhamdülillah de, elhamdülillah de" demesiyle belleğime kazınan kelime. nedense hiç alışamadım bu kelimeye. çıkışırdım dedeme çocukça; "niye elhamdülillah diyecek mişim, evet dedim ya yetmiyo mu" diye. hala da tuhaf geliyor ve elhamdülillah böyle sorular sorulmuyor artık, yaşımız geçti ondan mıdır? neyse...
senin nüfus cüzdanında "elhamdülillah müslüman" mı yazıyor diye sormuştum dedeme. tövbe estağfurullah!
- ezelden ebede her türlü hamd (metih) ve övgünün toplandığı zikir havuzu. kuşkusuz yüzülmüyor, bitabbi sadece yüz sürülüyor. bundandır şükür ve minnet sadece o'na mahsustur. haliyle diyebiliriz ki o'ndan kralı yoktur.
(bkz: seni tek geçerim bu alemde)
|