mevlana celaleddin rumi nin çoğu gazelinde değindiğidir:
kaptırmışsın kendini sarığını, pabucunu düzeltmeye;
nasıl alacaksın rıtl-ı giran
* içenin kadehini eline?
canım için, harabata
*gel bir anlığına!
sen de ademoğlusun, sen de insansın, canın var senin de.
gel, rehin bırak hırkanı elest'in şarap satıcısına,
ki şarap satıyordu o elest'te su ve çamurdan önce.
fakir, arif, derviş diyorsun kendine ve hala ayıksın?
mecazdır bütün bu adlar, kapılıyorsun vehim
*lere.
dervişin işi sema ve "o'nun içirdiği içki" değil de ne?
pazar işi kar-zarar, az ve çok değil de ne?
gel, söyle nedir elest? ebedi zevk ü sefa.
durma, katıl bu ayine, gözün çekip gitme de..
başında ağrı yoksa, niçin sarıp sarmalıyorsun onu?
niçin hasta görünüyorsun, bir acı yoksa bedeninde?