öğrenilen ilk tamir şekli..telefon, televizyon, çamaşır makinesi, radyo, modem, vs vs vs.. dört bir yanına vurularaktan tamir edilebilir
(bkz: denedim test ettim onayladım)
nokia 6600 telefonumda titreşimin gittiği zamanlarda işe yarayan tamir şekli.cidden oluyor lan.böyle telefon titrememeye başlıyor. bir kaç kere yumuşak bir zemine vuruyorum.düzeliyor.valla bak.titreşim teli falan yerine oturuyor galiba.titreşim teli diye bir şey var mı bilmiyorum ha.ama öyle oluyor bence.
bizzat test ederek onayladığım eylem. bir makina mühendisi adayı olarak yaptığım hiç tasvip etmesem de gerçek gerçektir. .olay şöyle gelişir:
atölye stajı sırasında kaynak yapımını fotoğraflaştırmak istediğimiz için okula dijital bir fotoğraf makinası getiren şahıs , makinanın çalışmadığını fark eder. piller değişir , memory card çıkarıp tekrar takılır lakin sorun anlışılmaz. çözüm için eski klasik yollara başvurulur. öncelikle fotoğraf makinası sallanır ki içeriden parça sesi geliyor mu ya da bozuk hissi veriyor mu diye. amaçsız yapılan bu eylem sonrası makinaya 3 ve 4 defa farklı yerlerinden vurulur. (çevreden gelen olum sen ne biçim mühendis olacan seslerine aldırmadan devam edilir ). fazla abartmadan birkaç vuruş sonrası tekrar çalıştırılır. işte cillop gibi bir fotoğraf makinası sonucu ortaya çıkar. mutlu mesut yaşanır.
lehim çatlağı,temassızlık gibi durumlarda kısa vadede mantıklı olan eylem. normali tabiki açıp lehimlemek yada temassızlığı ortadan kaldırmaktır ama anlık bir tamir için neden olmasındır.
nasa bilgisayarlarında hiç bir işe yaramayacak yöntemdir.nasa bilgisayarları deprem riski hesaplanarak üretilmiş cihazlardır.ayrıca nasa güvenliği bilgisayara uyguladığınız kuvveti birkaç katı ile size geri iade eder, pekmeziniz akar, çanağınız kırılır maazallah.nasa bilgisayarları saygıdeğer bilgisayarlardır.
akabinde kullanılan ikinci bir yöntem de içini açıp; "bak işte bu parça fazla, elin gavuru ne anlar televizyon yapmaktan" diyip makinanın fazla parçalardan arındırılma işlemi ile devam eder.
birçok bilimkurgu filminde gerçekleşen makine ve robotların insanlığa açtığı savaşın gizli nedenidir. ileride bir gün karşımıza çıkıp "hani o tekmelediğin cd rom vardı ya! dedemdi o benim." şeklinde repliklerini sunup hak ettiğimiz cezayı bize vereceklerdir.
az önce hayatında ilk kez tutukluk yapan minik optik faremi yumruklayarak yaptığım olay. gerçekten işe yaradı. şaşırtıcı... toz moz mu girmişti acap ya nedir...
hard disklerde disk sıkışması sorununa bilgileri kaybetmeden çözüm oluşturma yoludur. alet bir güzel derin dondurucuda şoklanır. 12 saat sonra çıkarılıp masaya küt küt diye vurulur. bu işlem sonrası %70 oranla diskin onarıldığı görülmüştür. ilginçtir ama gerçektir. (bkz: ben bunu gördüm)
bizim evde vurularak tamir edilen elektronik cihazların başında televizyon kumandası gelir. kumanda sık sık yere düştüğü için içindeki parçalar oynar ve çalışmadığı zaman kumandanın dibinden tutulur ve dize sert bi şekilde bikaç defa vurmak suretiyle çalışır hale getirilir. evde bu yöntem herkes tarafından bilinir ; kardeşim , annem, babam, kayınço, yigen vs kumanda en ufak bi teklediğinde kumandayı kanepeye, mindere vs yerlere halı döver gibi vurur ve kumanda birkaç darbe sonunda ne hikmetse çalışmaya başlar işin ironik tarafı ise evde iki adet elektronik mühendisinin bulunmasıdır...
geçmişte mekanik cihazlarda meydana gelen tutuklukları gidermek için sıkça başvurulan yöntem. mekanik cihazlarda yağlama iyi değilse dişliler sıkışabilir, bazı parçalar yerlerinden kayabilir ya da aşınma sonucu biriken metal tozu parçaların hareketine engel olabilir bu gibi durumlarda önce cihazın bıngıldağından doğru çötönk diye bilekten çıkarmalı tokat tekniği denenir. olmadı mı? bu durumda koldan çıkarmalı el ayasıyla şaplatma tekniği işe yarayabilir. o da olmadı el yumruk yapılır ve yumruğun alt kısmıyla dirsekten çıkarmalı gümletme hareketi yapılır o da tutmazsa allah ne verdiyse girilir en son gelişine bir tekme çakılır. tüm bu yöntemler iş yaramadığında açılır ve arıza neredeymiş diye bakılır. kuşaktan kuşağa geçen zihniyet örneği günümüz gençlerine de aynı teknikleri elektronik aletlerde tatbik etmeyi öğütler. dijital dünyada mekanik ziniyet.
şüphesiz ki biz onları (kadınlar) kahve yapsınlar diye yarattık. her kim ki elektronik eşyaları onlara (kadınlar) vurarak tamir eder o bizden değildir. (teknosa 17)
yapılması olası bir türk uzay filminin olmazsa olmaz sahnesidir. nitekim her alet türk işi olduğundan ve türk insanının biyolojik özelliklerini bildiğinden tekme ve yumruk sensörü içerecek, vurunca çalışmaya devam edecektir.
hunharca bir yol. eşya bu ayol, vurulur mu? pis canavarlar sizi!
mesela ben konuşuyorum. bilgisayara bir haltlar olduğunda "ca'nım şanzimet*.. hadi yavrum güzelim, açıl" diyorum "iyi bi kızsın sen, kendine geleceksin biliyorum" diyorum şıp diye iyileşip çalışıyor.
eşyaları sevin.
şefkat gösterin onlara.
eşyalarımız...
bizim eşyalarımız...