elektronik aletin dinlenince düzeleceğine inanmak   

adana çık aradan

  1. çok çaresiz bir avuntu. o kadar çaresiz ki ağlasan daha iyi olacak yani.

    elektronik alet almışsınız, iki gün geçmiş alet sıçmış. bozulmuş, çalışmıyor.

    o kadar umutsuz oluyoruz ki bu durumda inanmak istemiyoruz. ne yapıyoruz? elektronik aleti dinlendiriyoruz. o dinlendikçe biz dua ediyoruz, kıçımızdan ter akıyor, allah ım noolur allah ım diyip allah a bile inanmaya başlıyoruz.

    annelerin vazgeçilmezidir ayrıca. televizyon mu bozuldu? tamirciye gerek yok. dinlendirin, düzelsin. tamirciler ne yapıyor zannediyorsunuz? dükkanda 2 hafta kalan bir televizyona el sürmeye gerek var mı? o kadar süre evde dinlense televizyon zaten iyileşecek.

    insanın götü üç buçuk atınca inanıyor ama dinlendirme olayına. bilgisayarı sökerken elinizde mi kaldı? açılmıyor mu? fazla ısınmıştır o. o yüzden açılmıyordur. dinlendirin 15 dakika cillop gibi olur be. [ allah ım noolur çalışsın dinlenince. çok ısınmıştır ondandır zati. çalışır çalışır ]

    nitekim tamirciler para tuzağıdır. gitmeyin onlara. dinlendirin televizyonunuzu, bilgisayarınızı düzelsin. tecrübe konuşuyor olm.
    (christian troy, 12.01.2008 00:06 ~ 01:16)
  2. bilgisayarda mucizeler yaratabilir.
    (eolys, 12.01.2008 00:17)
  3. halbuki o aletin ihtiyacı pat pat tokatlanmaktır. misal sapıtan monitöre iki şaplak atıyorum, ama fazla sert değil. hemencecik kendine geliyor.
    (azwepsa, 12.01.2008 00:23)
  4. elektronik aletin tekmelenince düzeleceğine inanmak kadar yalnıştır.

    (bkz: ben bugün bunu gördüm)
    (retraneliote, 12.01.2008 00:24)
  5. (bkz: misafir arkadaşa adaptör ısındı kapatıyorum demek)
    (wondrous, 12.01.2008 00:38)
  6. birebir başıma gelen bir olaya dayanarak son derece haklı bir inanç olduğunu düşündüğüm, sevdiğim, çok uzaklarda bir yerlerde tanımadığım bilmediğim ama yüreğimde özlediğimdir.

    hararetli cm zamanlarımdan bir gece, disket sürücülü toşiba diz üstü bilgisayarımın ekranında birden bire sadece çim saha çizgileri gibi çizgiler oluşmuştu*, ekranda görüntü yoktu ve bilgisayarı kapatma tuşuna basılı tutarak dahi kapatamıyordum.
    ben de pilini çıkardım ve tam 24 saat süreyle kendisini o halde bıraktım. gezdim tozdum, sosyal hayatın, dışarıdaki gerçek hayatın nimetlerinden tattım.
    döndüğümde bilgisayarım beni hasretle karşıladı ve başarıdan başarıya koşmayı bekleyen italya'nın köklü takımlarından, nikiforenko'lu, costanzo'lu, west'li, kennedy bakırcıoğlu'lu, kim kalström'lü, maksim tsigalko'lu kadrosyula bari'yi çalıştırmam için en uygun ortamı sağlamıştı.

    (bkz: hasret bazen her türlü ilişki için en iyi ilaçtır)
    (dr conners, 12.01.2008 00:40 ~ 00:42)