elektro blok flüt   

adana çık aradan

  1. istiklal caddesi'nin uğultusu arasında sesini kaybettiğimiz blok flüt'e getirilen en büyük yenilik.

    geçenlerde istiklal'deydim. caddenin taksim girişine yakın bir yerde konuşlanmış bir amcamız blok flüt çalıyordu. "oha lan sesi de amma çıkıyor bunun, zurnacı asıllı heralde adam" demişim kendi kendime. ama adamın yüzünde en ufak bir zorlanma belirtisi yok. "n'oluyo ya? rüya mı bu? helvacıoğlu yeni bir teknik mi buldu yoksa?" demişim sonra. 5 yaşındaki kuzenimin flütün baş kısmını çıkarıp çaldığı andan beri ilk defa bir flütün sesi bu kadar net ve yüksek geliyordu kulağıma. hayran hayran icracıyı izlerken bir şey dikkatimi çekti; flütün alt kısmında bir yaka mikrofonu vardı. mikrofonun kablosunu takip eden gözelerim anfiyi yakaladı. hayallerimin yıkıldığı anda gözlerimin önünde iki ampul çaktı; önümde pembiş saçlı bir kız vardı. "çeklin yaaa, itmeyiiiiğn" diyerek ön saflara yaklaşmaya çalışıyor, bir yandan da icracıyı açık bir ağızla dinliyordu. herkes büyülenmişti adeta. bense gözlerimi aletin elektronik aksamından alamıyordum.

    "erkan oğur perdesiz gitarı icat etti ama elinde imkan vardı, birileri elinden tuttu meşhur oldu. bu arkadaşımızsa 2 yıl sonra büyük ihtimalle kulak zarı kanserinden ölecek, yazık. değerlerimize, ülkemiz sanatçılarına destek çıkılmıyor, nerde bu devlet?" diyen teyzenin yanında ayakta dururken konser bitti. çılgınlar gibi duyulan alkışlar eşliğinde herkes cebindeki en ufak bozukluğu araştırırken ben de elimi cebime attım, 1 ytl geldi. bi daha attım 25 kuruş geldi. 25 kuruşu icracının önündeki mendile attım, kayar adımlarla uzaklaştım. ben uaklaşırken "helvacıoğluuuu" diyerek kafa sallayan metalci gençlere son bir bakış attım. eğlenmiştik.
    (camel, 19.12.2007 21:09)