belki ilginizi çeker
  1. · sözlüğün cimbom egemen olması
  2. · doğruları söyledik de gocundunuz mu
  3. · made in usa
  4. · eleştiriye tahammül edememek
  5. · ritmix
  6. · kaan arslanoğlu
  7. · michael phelps
  8. · dandik bir yazarın eleştirisine maruz kalmak
  9. · recep tayyip erdoğan a alternatif meslek önerileri
  10. · joost lagendijk
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · yasaklanması gereken şeyler
  4. · 29 kasım 2009 barcelona real madrid maçı
  5. · google wave
  6. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  7. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  8. · university of allah
  9. · aşık olunan kişiyi sol framede görmek

eleştiri  

  1. bir olayın,kişinin veya bir eserin doğru ve yanlış yönlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan inceleme.
    (bkz: tenkit)
    (ben ihsan değil hilmiyim, 10.04.2006 04:23 ~ 04:23)
  2. kompleks sahibi insanların katlanamadığı şey.
    (amphitrite, 10.04.2006 04:24)
  3. sadece yanlış yönleri değil, doğru yönleri de belirtmekte kullanılan şey. ayrıca türk insanının haberdar olmadığı şey.
    (comatose, 28.04.2006 00:16)
  4. yapıcı olduğu sürece gelişimin en güzel besinidir.
    (sunflower, 14.09.2006 00:07)
  5. (sycrone one, 14.09.2006 00:08)
  6. akıllı insanları güçlendiren, ahmakları da öfkelendiren eylem.
    (bkz: napoleon)
    (invisible, 18.09.2006 23:48)
  7. eleştiri birçoğumuzun günlük hayatında sıkça başvurduğu ve bunu yapmanın zamanla vazgeçilmez bir hazza dönüştüğü ya da yapmazsak üzerimizde vebali kalacak diye düşündüğümüz bir vazifedir. olumlu yada olumsuz olarak sınıflandırmak yerine iki boyutlu kaynağına yönelmek eleştiriyi daha anlaşılabilir kılmaktadır.

    eleştiri bu dünyada "sahip olduklarımız"la, bunlara "biçtiğimiz değer" eksenlerinin kesiştiği alandadır. sahip olduğumuz ev, iş, aile, para, sağlık ne olursa olsun bunları kendi içimizde değerlendiremiysek, değerini anlamamışsak yıkıcı eleştiri yapan biri olabiliriz. tatminsiz bir insan, dünyaya çok daha fazla eleştirel bir gözle bakar.

    bunun yanında, yoksul bir insan, sahip olduğun daha değerli şeyleri keşfetmende sana yardımcı olabilir. olumlu bir eleştiri hayata daha farklı bakmaya sebep olur.
    (tonguç, 18.01.2008 14:33)
  8. edebiyatta herhangi bir kişiyi, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlışlarını dile getirerek göstermek amacıyla yazılan kısa metinlerdir
    (uğur, 21.03.2008 13:52)
  9. farkına varışın somut kanıtı.
    (heidi, 28.05.2008 21:50)
  10. "biçimi eleştirmeli eleştiri, düşüncelerin, cümlelerin özünü değil kesinlikle."

    comte de lautreamont
    (comtesse de lautreamont, 01.07.2008 13:25)
  11. sözlüktekilerin hemfikir olmadıkları zaman tahammülsüz oldukları şey.
    (natalya casta, 23.08.2008 17:06)
  12. sözlük ortamlarında yapılanları -açıkcası- ske sürülecek kıvamda olmayabiliyor zaman zaman. örneklemek gerekirse:

    başlık: akp tarafından elektriğe zam yapılması

    giri 1: %34 oranında yapılan zam.
    giri 2: neden 34 olduğunu merak etmekteyim. %47 olmalıydı!!..
    giri 3: akp nin ampülü bu zamla ne kadar yanacak merak içindeyim!!!

    şimdi, güzel kardeşlerim, arkadaşlarım, ulan bu ne! giri 2 nin sahibi! nedir bu allasen? bu mudur eleştirmek? bu mudur olaya bakış açısı? %47 olmalıydı derken müthiş bir gönderme mi yaptığını sanıyorsun? zam oranı ile oy oranının arasındaki bağlantı çok mu ironik geldi, çok mu sarkastik durdu senin için? bir sürü eleştiri oku gönderdiğini mi sandın bununla? aklından ne geçiyor bilmiyorum ki ben.

    peki giri 3 sahibi? senin bahanen ne olabilir? bir hükümetin, bir politikanın, bir yaptırımın ya da eylemin karşısında hep bu tırt savunmayla mı duracaksın sevgili kardeşim? ota boka ampül simgesini katmak, olayı bu basit çerçeveden irdelemekle mi olacak bu işler?

    gidin, msn iletinize yazın bunları. kimsenin itirazı olmayacaktır. ama bura sözlük be! bi kamyon adam okuyor yazdığınızı. iki dakika düşünüp yazın bari. hiç değilse konu hakkında yazılanları okuyun gözünüzü seveyim. 2.giri yüzde 47'ye gönderme yapıyo, ardından 5. giri de aynı boku yiyor.

    yazmadan önce bir fırın dolusu giri okumanın sağlığa çok yararlı olduğunu söylüyor yetkililer.
    (ikiguzelhareketbirden, 04.09.2008 22:39)
  13. zamanımızın bir çok sanatçısı o zavallı ünlerini sırf eleştiriye borçludur! belki eleştiriye yöneltilebilecek ilk hakiki suçlama da budur.
    (bkz: charles baudelaire)
    (bkz: modern hayatın ressamı)
    (hippidihoppo, 05.09.2008 13:21)
  14. başka birisinden geldiği vakit en eleştiriye açık insanın bile kaşlarının belli bir süre (en azından birkaç saniye) yukarıda kalması, kendimizi aslında ne kadar sevdiğimizi göstermez de ne yapar ?
    (scherzi, 18.12.2008 13:56)
  15. kişinin bir düşünceyi, bir değeri bir olguyu ya da bir olayı değerlendirmesidir. elestiri genelde olumsuz bir algı yaratsa da olumlu anlamda da elestiri söz konusudur.

    genelde olumsuz anlamda bir elestiri mantığı algılara yerlestiği icin bunun üzerinde durmakta yarar var. şöyle ki bazen eleştiri mantalitesi altında hakaret edilebilmektedir. dolayısı ile eleştiri ve hakaret arasındaki kalın çizgileri görüp ona gore değerlendirme yapmak gerekir.

    eleştiri yukarıda bahsedildiği şekilde olumlu ya da olumsuz bir sekilde değerlendirme iken hakaret daha cok kişinin düsünüş biçimine, yapısına, yönelik saldırı olarak algılanmaktadır. kimi zaman küfür olurken, kimi zaman da ağır tahrik içeren sözcüklerle de bu hakaret söz konusu olabilmektedir.
    (asayisberkendal, 01.02.2009 13:31)
  16. akla uygun olduğu sürece korkulmaması gereken. tabulaştırmamaya bu "eleştirme"den başlamakta fayda var. aksi takdirde sessizliğe gömeriz değerlerimizi. dostoyevski kötü bir roman yazarıdır diyen pekala ciddiye alınmaz, ama delikanlı için yazılmasa da olurmuş dememin örneğin ne mahsuru olabilir. biri çıkar mutlaka, "belli ki boktan bir çevirisini okudun" der. ben de açık yüreklilikte itiraf ederim, ve eklerim... her ne ise, en azından üzerine laf etmiş oluruz, ulaşılır kılarız onu. burada görüyorum, bazı sözlük yazarlarının, hem de yazarlığı hakkında sayfalarca eleştiri yapılabilmiş. bu onların ulaşılabilir olmasından kaynaklanmıyor mu. yani çekince yok, ortada azizleştirilmiş biri yok. bırakalım o halde eleştirilsin bu kutsallaştırılanlar da. pek tabi akıllıca.
    (manto, 03.04.2009 19:41)
  17. ''zararıma da olsa eleştirmeciye uysal davranmalıyım ki beni her zaman serbetçe uyarsın, kendimi düzeltmeme yardım etsin. doğrusu çağdaşlarımı böyle bir işten yana çekmek kolay değil. düzeltilmek herkesin ağrına gittiği için kimse kimseyi düzeltemeyi göze alamıyor. düşüncesini saklayarak konuşuyor çokları.''

    montaigne
    (suskungeveze, 08.09.2009 03:36)
  18. ata sporumuz.

    milletçe severiz biz eleştirmeyi. hatta o kadar çok severiz ki, gençlerimiz bu kavramı hayatın merkezine oturtmuş ve 'eleştiri' odaklı yaşamaya başlamıştır.

    elin oğlu filmler, kitaplar, besteler yapar; bizim oğlumuz kızımız yalnızca eleştirir. öyle böyle bir eleştiri de değil ha, eleştirmek o kadar önemlidir ki, araçken amaca dönüşmüştür bizde. daha çok eleştiren daha zeki sayıldığı için de her şeyi eleştirebilecek bir kulp ararız.

    üretmeye ne gerek var? eleştirdiğimiz sürece zekamızı yeterince ispatlamış sayılmıyor muyuz?

    hiç yoktan nietzche geldi aklıma. 'kibir'den bahseden bıyıklı amca var ya, işte o.

    sahi, bırak şimdi o balya balya kitaplarını da git o fırça bıyığını kes sevgili niçe. fatih terim'le karşılaşırsın, yazık olur sonra *
    (raven plath, 08.09.2009 04:08)
  19. düzeyli ve kırıcı olmadığı sürece sahip çıkmaktır.
    (jaglerax, 04.11.2009 19:41)
  20. çok abartılıyor, her insanın farklı bir bakış açısı olduğunu idrak etmek gerek, hazımsızlık götü bir şey. sen neye göre otoritesin de eleştiriyorsun derler adama.

    eleştiriyi eleştirmek diye de bir şey çıktı son günlerde giderek belirginleşen bir durum gibi. düşünürken ne düşündüğünü düşünmek gibi, sonra ne düşündüğünü düşünürken ne düşünndüğünü düşündüğünü düşünürken ne düşündüğünü zzzzzzzzz...bumm.
    (simliboya, 25.11.2009 20:12)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil