medeniyet namına iki adet caddeden müteşekkil, hayvanlar gibi sıcak, gelen geçene kebabın tatlının dayandığı enteresan memleket. terleyerek bu giriyi kaleme aldığım ortam-ül azam.
sultan abdülaziz'in zamanında adlandırdığı şekliyle ismi mamüret'ül aziz idi. zamanla kısaca elaziz şeklini bürümüştür. sonra sonra atatürk bu ismi elazık şekline çevirdiyse de telaffuzdaki can çekişme vesilesiyle bu isim elazığ'a dönüşegelmiştir.
sözde soykırım adına üzerine fazlaca laf kalabalığı yapılan şehirlerimizden biridir. hazar gölü de vardır, ve dahi keban barajı da.
ömrümün en güzel yıllarını, çok güzel insanlarla beraber geçirdiğim, her köşesinde bi anımı, o anıyla beraberde yüreğimin bi parçasını bıraktığım, her düşündüğümde "keşke şimdi orda olabilsem" dediğim, özlediğim, çok özlediğim, manevi memleketim. gakkoşlar diyarı.
erkan oğur'un memleketidir. benimde hiç bir zaman görme imkanımın olmadığı ama o güzel türküleriyle hayalimde bir çok güzelliğin yaşandığı, insanların içinde bir burukluk dahi olsa tatlı sıcak gülümsediği, yolda yütüken gördüğünüz bu sıcak gülümsemelerle sizin de içinizin kaynadığı, caddesini, dağını suyunu izlemenin bir huzur vediği sanki tarihin bugün'le kolkola dolaştığı, sanki insanların ermeni, türk, kürt değil insan olduğu, nefes almanın ruhunuza dinginlik verdiği bir yermiş gibi gelir.
toprağı fazla bereketli olmadığından olsa gerek, insanların kendini devlet hizmetine adadığı, okuma-yazma oranının oldukça yüksek olduğu, doğu'nun vatanperver kalelerinden biri olan güzel memleketim.
epey bi dönem yaşadığım (yaklaşık 6 yıl), almış olduğu göçler yüzünden oldukça kozmopolit bir şehir halini almış, yerli halkının çok şirin insanlardan oluştuğu, orciği ve ödüllü şarabı (bkz: buzbağ) ile ünlü pek küçük olmasada büyük de olmayan güzel bir anadolu şehri
cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan isyanlarda devletin kontroluünü kaybettiği ve isyancıların eline ilk geçen şehirdir.
fakat daha sonra ismet paşanın meşhur şark gezisi sonrası atatürke verdiği raporda "devletin gerekli tedbirleri alması ve bölgeye yardımlar yapılması ile bölge halkının devlet tarafına geçeceği" fikri ortaya atılmış ve daha sonra buna göre bir politika izleyip bunda da oldukça başarılı olmuştur.
bağımısızlık taraftarı bir şehir iken şu anda devletin bölgedeki en önemli kalesidir. bunda devletin bölgeye yatırımları bölge müdürlüklerinin çoğunun bu bölgeye kurulması ve memur kenti olması oldukça etkilidir. tabi birde ağalık eli ile köylü kesmin sindirilmesi durumuda mevcuttur.
güzel olsun olmasın dişi olan insanoğlunun elazığ sınırlarında başına gelen ve gelebilecek olaylardan biri;
alımlı yada diil genc kız yolda yürümektedir . bunu gören, yağız erkeksi ve delikanlı gakkoşumuz yakın takibe girerek kızımızla yola koyulur
ilerleyen zamanda bizim kız takip edildiğini anlar ve rahatzsız olur . bizim gakkosun ise vazgecmeye niyeti yoktur. esas kızın canına tak eder ve:
--manyak mısın sen ne istiosun nie takip ediyosun!!!!
(öncesinde kızın onunla konusmasından etkilenip heyecanlanan esasoğlanımız bir süre sonra içindekii gakkoşu çıkarır veee)
bir ilçesi olan olan karakoçan'daki halk kendini elazığ'lı olarak görmemektedir.aslında elazığ'ın merkez kesimindeki çoğu insanda karakoçan'ı elazığ'lı olarak görmemektedir.bunun nedeni de tamamen iki bölgenin farklı insanlardan olusmasidir.öyleki karakoçan ilçesinin tamamı kürt vatandaşlardan oluşmakta ve merkezdekilerle ne dileri,ne yemekleri nede oyunları birbirine benzemektedir.o yüzden de neden karakoçan elazığ'a bağlıdır hala anlamam.oysaki yanıbaşındaki yayladere ile tamamen benzerlik gösterir her konuda.