|
|
- tarih doksanların başı o zamanlar herkesin mektup arkadaşı var. sıra arkadaşım ünal izmirli bir kızla yazışıyor, vijdan neredeyse aşık olmuş istanbullu mektup arkadaşına;sınıftaki herkes başından geçenleri uzun uzun anlatıyor mektuplarla. gülden öğretmen çizgisiz kağıdın altına çizgili bir kağıt koyarsak yazımızın daha düzgün olacağını söylüyor mektup konusu açıldığında.
küçük mevlana beni görse sen gelme derdi (bkz: @1558952) şurada bahsettiği durumdan mustarip, mektup arkadaşı olmadığı için sınıfta aşağılanıyor, postacılardan nefret ediyor içine kapanık bir çocuk olup çıkmış.
gülden öğretmen + sen gelme, neden senin mektup arkadaşın yok ?
ben - öğretmenim el yazım çok kötü utanıyorum.
gülden öğretmen + bak yavrum, o zaman mektuplarının başına el yazım kötü olduğu için özür dilerim diye bir not düşersin,hem mektup arkadaşın olur hem de yazarken el yazını düzeltebilirsin.
ve bu diyalog bir dönüm noktası olmuştur. ilk mektubuna cevap geldiğinde bu durumun o kadar da kötü olmadığını anlamış mucizevi ''el yazım kötü olduğu için özür dilerim'' kalıbına minnettar olmuştur. o tarihten sonra kendini yazmaya adayan mevlana beni görse sen gelme derdi ne zaman bir mektup ya da bir not yazacak olsa bu kalıbı kullanmış ve artık yazısından hiç utanmamıştır, ta ki
el yazım kötü olduğu için özür dilerim ahmet efendi
2 ekmek
beyaz peynir
kavun
notunu kapıcı ahmet efendiye verdiğinde ahmet efendinin ters ters bakmasına kadar.
- kendini biraz olsun affettirmek ve kötü yazdığını bildiğini belirtmek için kullanılan bir cümledir. yazdığı yazıyı okuyamayan biri olarak ben de bu kalıbın hastasıyım. yalnız, bu kalıbı kullanmış bir çok mağdur vatandaş doktor oldu ve artık kötü el yazısı yazmak için bahaneleri var.
- -şurda ne yazıyor lan okuyamadım ben?
-................özür falan dilemiş sanki?
-bana da öyle geldi
|