el laberinto del fauno   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. 2006 yapımı guillermo del toro filmi.

    film yüzeyde peri masallarıyla çokca ilgilenen küçük bir kızın annesiyle birlikte yeni babasının yanında yaşamaya başlamasıyla kendisini bir peri masalının içinde bulmasını konu alıyor.
    öte yandan filmde asıl ele alınan konu ispanyol iç savaşının ardından başa geçen franco'nun emrindeki güçlerin, kendi deyimleriyle, "kırmızı"ların kökünü kurutma çabası.

    şimdi efendim bu iki birbirinden bağımsız hikaye nasıl oluyor da bir filme konu oluyor derseniz işte o noktada hikayeyi yazanın ve yönetmenin ellerinden öpme gereğini hissediyorsunuz.
    netekim film içerisinde küçük kızın belki gerçek belki hayal dünyasında yaşadığı peri masalı ve bu masalın filmin tamamında işlenen, faşist görüşün karanlık yanlarını sembolize eden anlatımı o kadar güzel bir araya getirilmiş ki, çok fena getirilmiş.

    öte yandan her ne kadar fragmanında peri masalı havalarına sokulmuş olsa da belli bir yaşın altındaki veletlere izletmemekte fayda var filmi. 14 yaşında eşşek kadar herif olmama rağmen ben bile çoğu sahnede oldukça irkildim. şöyle diyebilirim ki standardın ötesine bile çıkar diyebileceğim bir korku-gerilim filmi olan saw'dan kat kat daha çok kesme yarma döner bıçağıyla dalma sahnesi var.

    her ne kadar kahvehane ağzıyla aktarılmış olsa da gerek konusu ve konunun işlenişi gerek sanatsal açıdan mutlaka izlenmesi gereken bir film. çok güzel valla. cannes film festivalinde 20 dakika kadar ayakta alkışlandığını duyuduktan sonra yalnız olmadığımı da öğrendim.

    aralık 2006'da gösterime girecekmiş. bizim memlekete ne zaman gelir bilemem.
    o vakite kadar. buyrun burdan yakın:
    (bkz: http://www.apple.com/...)
    (togisama, 27.10.2006 18:42 ~ 15.02.2007 15:48)


  2. 2006 oscar ödülüne, en iyi yabancı film dalında aday olup kazanacağı beklenmektedir.
    (dedi ki normal, 07.02.2007 22:19)
  3. güzel,ilgi çekici, süper,mükemmel,inanılmaz,şahane bir film. giriş sahnesinden alır götürür sizi başka diyarlara, meksikadan son zamanlarda çok iyi yönetmenler çıktığının kanıtı.


    (bkz: guillermo del toro)
    (bkz: alfonso cuaron)
    (bkz: alejandro gonzalez inarritu)

    not: lan tekrar izliyorum!!
    (panavision, 14.02.2007 00:43)
  4. hakikaten az bulunur cinsten harikülade bir film. hardcore peri masalı gibin bişi, tadından yenmiyor, kontrast süper.
    (keyif pezevengi, 28.02.2007 20:21)
  5. bir-iki derin mesaj vermeye çalışan film.
    misal, kızın masum kanı yerine kendi kanını akıtmak istemesi; hikaye kahramanı prenses'in -aynı zamanda ofelia- adaletiyle hüküm sürüp çok sevilmesi, arkasında bıraktığı izlerin ise sadece bakmasına bilene görünmesi.

    lâkin ben bir bok anlamadım. değmez 2 saate.

    ayrıca kardeşim, ne zorunuz var da 12 yaşındaki kızcağıza masumiyet, insaniyet sınavı çekiyorsunuz. adamlar orda çatır çatır birbirlerini avlıyorlar.
    (venom, 06.03.2007 03:08 ~ 03:09)
  6. çocuk filmidir deyip izlemeyenlerin çocuklarına izletmemesi gereken, şiddet sahneleri çok fazla olan bir film.
    (neverwinter nights, 07.03.2007 18:03 ~ 18:03)
  7. başrolünde gerçek bir prensesin rol aldığı bir yetişkin filmi. yabancı dilde en iyi film, makyaj, görsel yönetmenlik, sanat yönetmenliği, orijinal senaryo ve orijinal müzik dallarında 6* oscar adayı olup, görüntü yönetimi, sanat yönetimi ve makyaj'da ödülleri kucaklayıp götürmüştür.*

    efendim ben filmi oturdum gözümü kırpmadan izledim, hiç değilse 5 yerde durdurdum, derin bir nefes aldım, izlemeye devam ettim; bazı yerlerde hiçbir iyi tarafını sergilemesine izin verilmemiş karakterlere sövdüm, küçük kızımıza içim yandı. teknik açıdan kusur bulamadım, o kadar oscar'ı kara kaşa kara göze vermiyorlar; oyunculuklarda falso yakalayamadım, bu da çok doğal; lakin anlattığı peri masalları gibi siyah beyaz insanlarla dolu bir diyarda filmi gerçek de bulamadım.

    ispanyol iç savaşı hakkında engin bilgilerim var demem abes olur, ama bu insanlar bu kadar mı acımasızdı, franco'nun askerlerinin topu mu allahsızdı yani demek istedim, ama sesimi ispanya'lara duyurmam zor buradan. evet halkın direnişi onurluydu, ama askerlerin bir avuç sadistten ibaret gösterilmesi, ne derece doğruydu tartışılır. ofelia'nın babası "kapitano" sinemada gördüğüm onca sakat karakter arasında rakibi az bulunur obsesiflik düzeyinde, hayatını babasının ardılı olmaya vermiş bir caniydi, tabi ki böyle bir adamla evlenip onun oğlunun anası olma ayrıcalığını kazanacak kadar düşen anne en acıklı ve acılı karakterlerdendi izlediğim. senaristlere selamlarımı yolluyorum, böyle bir ortamda yaşamaya çalışan bir kız yaratmak ve onun peri masallarına gömülüşü ve belki de tek kurtuluşunu anlatmak aşmış bir hayal gücü gerektirirdi, orijinal bir dram yaratmışlar, ama filme bir tarihi film gözüyle de bakmamak gerek, sanat sanat içindir, sanıyorum.
    (no more, 17.03.2007 14:59)
  8. tam hesabını yapamadım ama kendi grubunda son zamanlarda izlediğim yeni çekilmiş filmlerden en iyisi, en güzeli. anlatılan masalın ilginçliğiyle hayal gücünü zorlayarak acaba nasıl nasıl diye düşünürken özellikle sonuyla gülümseten ve hüzünlendiren bir film, gözlerden bir kaç damla yaş akıtır, iz bırakır derinlerde.
    (jonpromie, 03.04.2007 21:52 ~ 21:53)
  9. 79. oscar ödül töreni'nde en iyi makyaj dalında ödül almıştır. hakikaten de filmde yaratıklar, canavarlar, cinler, periler oldukça gerçekçi ve ilgi çekicidir.
    (chikusho, 03.04.2007 22:16)
  10. masal tadında bir senaryo ile quentin tarantino şiddeti bir filmde iç içe geçerse ne olur? herhalde pek çok kişi bu soruya dehşet içinde bakakalarak cevap verir. lakin bu film, bu kadar ilginç bir sentezin altından alnının akıyla kalkarak gerçekten büyük bir şaşkınlık yaratmıştır bendenizde. son derece başarılı kurgusu, faşizme eleştirinin sloganlar yahut bayraklar olmadan da yapılabileceğini göstermesi, hemen hemen hiçbiri star olmayan oyuncularının gösterdiği kalburüstü performanslar ve filmin dokusuna cuk oturan müzikleri ile guillermo del toro'nun ustalık tezi olmuştur. izleyiniz, izlettiriniz, başroldeki genç bayana da pür dikkat kesiliniz, zira ilerleyen yıllarda parlaması kuvvetle muhtemeldir.
    (garion, 05.04.2007 17:23)
  11. 3 dalda oskar alan filmin makyajları ve müziği de çok başarılı, anlatımı ve kurgusu ile şaşırtıcı. film boyunca acaba masallar gerçek olabilir mi diye düşündürtüyor, bir an masal mı gerçek mi diye düşünürken diğer yandan yaşadığımız hayatın gerçeklerini bir tokat gibi yüzümüze vuruyor. küçükken dünyamız sadece bize aittir, hayat bizim oyun alanımızdır, ofeliayı başlarda bir masal kahramanı sansak da, aslında en acı olan gerçekle yüzleşmekten kaçıyoruz, gerçek, kötülerin ve savaşın hüküm sürdüğü ve bireyin yapayalnız kaldığı o soğuk dünyada, bir çocuğun bunlardan kaçıp kendi dünyasını kurmasıdır, belki kendini feda etti ve kanını verip ülkesine geri döndü ya da sadece kendi dünyası uğruna bir kurşunla ölüverdi ve cennete, sonsuz huzura kavuştu. ne olursa olsun panın fısıltılarının izlerini doğada aramak, bazen doğanın gizemine kapılmak, perilere ve masal varlıklarına inanma isteği uyandırıyor. http://www.panslabyrinth.com/ sitesinden ulaşılabilir.
    (rita, 08.04.2007 04:04 ~ 04:21)
  12. 60 ncı cannes film festivalinde 22 dakika boyunca guillermo del toro'nun alkışlandığı filmdir. orjinal kurgusu ve sanatsal bakış açısıyla sinema dünyasına canlılık getireceğine kesin gözüyle baktığım film. her ne kadar bana tim burton'ın big fishini hatırlatsada keşke sonu da big fish gibi olsaydı diyip.filmin sonundaki sahnelerini söyleyip izleyenlere eza vermek istemediğim için yorumu yarıda kesiyor bütün el ayak parmaklarım üzerinden -klavyemi kırıyor-ve 10 üzerinden 8 veriyorum.
    (genius kusagami, 08.04.2007 11:31)
  13. filmin bir sahnesinde ninninin müziğe karışmasıyla insan kendini tüm ruhuyla kurduğu, kaçmak için sığındığı masal dünyasında buluyor. sözsüz bir ninni. kanımca filmin ispanyolca olması da altyazılı izleyenler için ayrı bir keyif. zaten her sokağını bildiğimiz, boğazımıza kadar evrensel dile battığımız şehirlerde nadir duyduğumuz harfsiz, hecesiz bir dille masal dünyamızı kurmaya iten bir film.
    doz aşımında hayal gücüne aşık bünyeleri yapayalnız bir masal alemine itebilir, dikkat.
    (i screama you screama we all scream for ice creama, 08.04.2007 20:05)
  14. filmi ilgi çekiçi kılan kamera açılarının iyi kullanılmasının, görüntünün ve görsel efektlerin güzel olmasının yanısıra özellikle iç savaş sonrası isyanpa'da nazi türü faşist askerlerin kızılları ve kendilerine karşı koyan herkese karşı nasıl bir tutum sergilediklerini izleyebiliyoruz.

    bunun haricinde ofelia nın hayal gücünde yarattığı görüntüler üzerinde fazla durulmadığı gibi yeraltı dünyasına ilişkin yeterli bilgiler verilmemiş. hepimizi mutlu edecek bir sonla bitirilmiş film.

    izlemeniz tavsiye edilir.
    (anglezit, 10.04.2007 17:08)
  15. annesinin hastalığı, zorba bir üvey babaya sahip olması ve 1936-39 ispanya iç savaşı sonrası yaşanan çatışmaların tam ortasında kalmasına karşın ofelia, bunlar karşısında umutsuzluğa düşmeyip, kendi yarattığı bir hayal dünyasında yaşar. yaşadığı masal, büyüklerin dünyasından bir kaçıştır bu küçük kız için. ofelia'nın yarattığı bu fantastik dünya gerçektir belki de, ama filmde net olarak belli olmaz, ufak izler vardır sadece. filmin sonu, vermek istediği mesaj, tamamen sizin bardağı boş veya dolu olarak görmenize bağlı olarak değişir. gidin, görün, izleyin bence.
    (chikusho, 16.04.2007 19:28 ~ 19:28)
  16. içinde aslında 2 tane film bulunduran bir filmdir. biri 40'lı yıllardaki franco döneminin ispanyasını anlatır, diğeri ise küçük bir kızın yaşadığı masalsı bir hikayedir. bu küçük kız, annesinin karar verdiği bir yolculuk sonucu bu iki ayrı hikayenin içinde bulur kendini. film boyunca birbirinden etkileşerek paralel giden bu iki hikaye, sonlara doğru birleşerek tek bir film halini alırlar. senaryosu da güzeldir bu filmin. bana çocukluğumda okuduğum çok senaryolu kitapları hatırlattı, hani kahramanın sonraki adımını okur seçerdi... "ahmet babasından para aşırıp atari salonuna mı gitsin? yoksa sokağa çıkıp top mu oynasın ?" gibi. filmdeki tam olarak bu değildi. film öyle bir bitiyor ki, ofelia'nın yaşadıkları gerçek miydi yoksa sadece o'nun hayalgücünün bir ürünü müydü, bunu kestirmek, karar vermek izleyiciye kalıyor.

    film 40'ların ispanyasını da güzel bir şekilde anlatmış. gerek orduyu, gerek halkı, gerek direnişçileri. filmde ki şiddet sahneleri de biraz abartı kaçmış. bu kadar detaylı ve fazla olmasına gerek yoktu sanırım. ayrıca izleyiciyi değişik fikirlere sürükleyen bir film bu, hem izlerken hem de izledikten sonra. izledikten bir hafta geçtikten sonra, anca kendimi hakkında bir şeyler yazabilmeye hazır hissetmem bundan olsa gerek.

    sonuç olarak, birbiriyle pek de alakası olmayan iki farklı konuyu güzel bir şekilde kurgulayarak, bir çocuğun gerçek hayattan kaçış mücadelesini anlatan ve franco ispanyasını gözler önüne seren, bunu gösterirken çocukların ve onların iç dünyalarının etraflarından nasıl da etkilendiklerine de dikkat çekmiş güzel bir filmdir. izlenmelidir. ama şiddet içeren görüntülere tahammülünüz yoksa, kaçın!

    --- spoiler ---

    film boyu faun'un, onun verdiği görevlerin ve filmin masal tarafına dair olan şeylerin ofelia'nın hayal ürünü olduğunu düşünsem de, sanırım değildi. sonradan düşündüm de, bunlar hayal ürünüyse anahtar, tebeşir, hançer, adamotu nerden çıktı? onları boşver, filmin sonunda ofelia kilitlendiği odadan nasıl çıkmayı başardı. labirentte capitan vidal'in ofelia'nın ardından girdiği koridorun çıkmaz olması da cabası.

    filmin sonunda anlatıcı, toparlayıp kapartırken "ofelia ve hikayesi, görmek isteyenler için geride bazı işaretler bıraktı." gibisinden bir şeyler der ve o anda filmin başında ofelia'nın içine girdiği agaç perdeye yansır. ölümden kurtulmuş, çiçekler içinde.

    öte yandan da, ofelia öldükten sonra ekrana gelen yeraltı krallığı sahnesinde, kraliçe'nin; ofelia'nın ölen annesi olması aklıma bunların ofelia'nın hayal ürünü olduğu ve doğal olarak özlemini duyduğu annesini kraliçeliğe layık görmesini düşündürttü bana. açıkçası küçük bir ikilemde kaldım ama bence gerçek olma ihtimali daha ağır basıyor.

    --- spoiler ---
    (kilim motifli kazak, 16.04.2007 20:44 ~ 21.08.2007 22:38)
  17. (bkz: guernica)
    (recai pengül, 16.04.2007 20:47)
  18. cevahir'in 1 güne sadece 3 seans koyarak (10, 11 ve 22 civarları) bizi dumur ettiği filmdir. heyecanla beklediğimiz o kadar günden sonra "ne o yoksa boktan bir film miymiş?" gibi düşüncelere girmemizi sağlamıştır bu durum. amma velakin sözlük erbabının beğenmiş olduğunu görmek beni tekrar mutlu etmiş, yurdumun mantığını hatırlamama neden olmuştur.

    (bkz: iyi ki varsın itüsözlük)
    (bkz: bunu söyleceğimi hiç tahmin etmezdim ya)
    (ven, 20.04.2007 20:54)
  19. son aylarda izlediğim en iyi yabancı film olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. öyle ki, büyüdükçe masallara olan sarsılmış inançlarımızı tekrar su yüzüne çıkaran, köklerini ellerimize bağlayan bir film. çocuğun gözünden savaş, savaşın gözünden çocuk, çocuğun gözünden masal, masalın gözünden çocuk..
    olabildiğine objektif bir bakış açısıyla yapılmış film, öylesine güzel sarıyor ki bu büyü insanı; dışarı çıktığınızda daha bir farklı bakmaya başlıyorsunuz hayata. her an bir yerden bir faun çıkıp, bu savaş meydanında, size bir prenses olduğunuzu söyleyebilir ne de olsa..

    film bittiğinde tek bir damla yaş kalmıştı gözümde. başka da tek kelam konuşamadım zaten..
    (possible dreams, 27.04.2007 18:52)
  20. sorunlu ve şizofren bir kız çocuğunun karanlık öyküsü. ne masal, ne savaş adam gibi işlenmiş; dar mekanda geçen kuru bir film. karizma küpü chaotic good pan abimiz ve filmin hemen her karesindeki plastik makyaj dışında beğenmedim. bu ne lan, çocuk filmi desen değil yetişkin filmi desen değil öf sıkıldım. ama iş puan vermeye gelince, filme 10 üzerinden 20 veriyorum. niye çünkü sanattan anladığım sanılsın
    - melabaa ne kadar güzeldi değil mi? iyiler kötüler falan? ayh bi de ben aslında perilere inanıyorum ya siz?*
    - perilere inanmıyorum ama bir güç var*
    (azureel, 16.05.2007 03:38 ~ 18:55)
  21. insanı duygusal ikilemler içinde bırakan; bittiğinde boşlukta hissettiren harikulade bir başyapıt. kesinlikle bir çocuk filmi değil. guillermo del toro savaşın şiddetini örtmek için en ufak bir teşebbüste bulunmuyor; aksine şiddetin en yerinde kullanıldığı filmlerden biri.

    insan denen varlığın en şeytani haliyle en saf halini aynı karelerde görebiliyorsunuz filmde. bu kareler öyle çok ki, çoğu sahnede nefret ile sevgiyi, şiddeti ve merhameti bir arada yaşıyorsunuz. karanlık ve kasvetli mekanlar, hiçbir şekilde kestiremediğiniz olaylar gidişatı ve bolca gözyaşı; finalde ise buruk bir mutluluk.

    burukluğu biraz daha fazla olanından.
    (kane, 28.05.2007 22:55)
  22. 1944 yılında ispanyadaki iç savaşı, küçük bir kızın gözünden anlatan güzel bir film.iç savaşın zor günlerini kendi dünyasındaki perilerle geçiren küçük kız bu adi dünyadaki en boktan sonu yaşamıştır.periler film boyunca kızımızın o pis,aşağılık ve iğrenç dünyadan kaçış vesilesi olmuştur.
    (granata35, 13.07.2007 01:34)
  23. küçük kızımızın film boyunca muhteşem oynadığı filmdir. zira o üzümleri yerken ağzının ortasına vurası gelir insanın. adam ol adam.
    (dzingis, 26.07.2007 11:42 ~ 07.10.2007 21:51)
  24. pan efsanesinin konu edinildiği müthiş bir del toro filmi. son zamanlarda piyasaya sürülmüş en iyi filmdir fikrimce. özellikle masalsı anlatımıyla göz kamaştırıyor.. grek mitinde bahsedilen keçi ayaklı insan vücutlu pan'ın betimlemesi tam yapılmış ama filmde haylazlıklarıyla ünlü çoban tanrı pan gerçek anlatımıyla yani çevreye panik vererek değil de iyi kalpliliğiyle anlatılmış. dikkatimi çeken başka bir yönü ise rüyalara girerek hayatın akışında hypnos görevini üstlenmesidir. şiddet içerikli diyenlerin tersine oldukça sade ve melankolik diyebilirim tabi filmdeki rolüyle pan'a nasıl bakıldığına bağlı..
    (sadomasochistic, 12.08.2007 16:46)
  25. izlenmesi gereken, masalla acımasız yaşamı ustalıkla kurgulayan bir guillermo del toro filmi.film sanki bir çocuk filmi benzeri sahneyle başlasa bile iç savaşla ortaya çıkan görüntüler sonucu öyle olmadığı anlaşılıyor.acı,hayal,gerçeklik ve javier navarrete'nin ninni tadındaki son noktayı koyan müziğiyle son zamanların en iyi filmlerinden.
    (amnesiac, 12.08.2007 17:51)
 sayfa  / 2