fiziksel olarak evrimin tavan yaptığı organdır. hayvan ve insan organlarının evrimi karşılaştırıldığında bu rahatlıkla görülebilir. ayrıca, el ile beyin arasında özel bi bağ oldugunu inaniyorum ben. henüz bu tür bi açıklama yok* bilimsel olarak ama maymunlar alemi ve ozellikle orangutanlar incelendiginde goruleblir bu.
(r u spanish, 14.02.2007 00:51 ~ 10.08.2007 12:19)
ispanyolca'da bir artikel.ingilizce'deki the'nın karşılığıdır.(dilimizde böyle bir yapı olmadığından böyle bir açıklama yaptım)eril isimlerin başında bulunur ve çoğulu los'tur.
beynin vücut dışına uzanmış kısmıdır el. insanı insan yapan, alet yaptıran, türlü akrobatik hareketlerinden üstesinden gelmesini sağlayan, aleti yapan sonra da alet işler el övünür diyendir. teknoloji ve refah seviyemizin gelişmesindeki en önemli etkendir. ikinci beyindir. emirlerini direkt olarak beyinden alır ve ustaca çalışır. insan elini diğerlerinden ayıran önemli bir fark baş parmaktır ve diğer parmakları baş parmak ile birleştirerek yapılan kavrama işlemi de hayati önem taşımaktadır.
el, namıyla ikinci beyindir, candır.
sürekli rejenere olan bir organdır. bunu ben söylemedim; aşırı kıllanma sonucunda chewbacca'ya dönüşen banyo akarını, hiçbir koruyucu kullanmadan temizleyen yurt müdürümüz söyledi. sıvı sabunumuzu kullandı, o gidince çöpe attık.
dikkatimi çekti, hiç sivilce çıkmıyor ellerde. demek ki isteyince oluyormuş. bazı güç odaklarının işine gelmediği için bütün vücutta eldeki deriden kullanılmıyor herhal.
tanrı kelimesinin ibranice kökeni. semitiklerin kenani kolu tarafından üretilmiş. kenani kabileleri zamanında semavi dinler ortaya çıkmamaış olmasına karşın kenanilerin göçebe yapısı yerleşik düzene geçmemeleri belirli bir arazı ırmak ve ovaya sahip olmamaları put tanrılara inanmalarını zorlaştırmış (burdan bunun pratik bir sonuç olduğu kanısına varılmasın çünkü tanrı-rahip-bilge üçlüsü iktidar ve hiyerarşinin kaynağıdır ve gök işleri yer işlerinin bilinç düzeyini oluşturur) onları tak bir varlık olmaya zorlamıştır. zaten kabile başında da peygamberliğin ilk biçimi sayılabilecek şeyhler vardır. bilge şeyhin kazandığı saygınlıkla birlikte otoritesi geliştikçe konumu yavaş yavaş kurumsallaşmış peygamberliğe doğru evrilmiştir. bu evrilme totemden tek tanrıya geçişi de sağlamış ve "el" kelimesi önce elohim ve nihayetinde allah a evrilmiştir.
bir dişide güzel olması gerektiğine inandığım bölge. bir kadın eli düşünün ki narin, incecik. tırnaklar gayet şekilli, hiç yenmemiş mesela. o eli tuttuğunuzdaki, okşadığınızdaki mutluluğu huzuru düşünün. bir de kafam kadar bir kadın eli düşünün. yaba gibi. al 3 dönüm tarlayı değerlendir. olur mu öyle? olmaz tabii. kadın dediğin eline ayağına özen göstermesini bilmeli değil mi? en makbulüdür.
" elleri güzel olmayan kadınlara sahip bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. "
tanrı. babil kelimesi köken olarak tanrının kenti anlamına gelir. buradaki bab bugün hala kullandığımız kapı anlamındadır. bab'ı âli misal. babil'in orjinali babel'dir.bab: kapı el: tanrı
el, bütün dinlerde kutsallaştırılan, çevresinde efsaneler üretilen bir organdır.
albrecht dürer amcamızın gregoryen takvime göre 1508 senesinde tamamladığı ve "dua eden eller" olarak bilinen bir eseri vardır ki işte bu: (görsel: el/52022). dürer amcamızın bu eseri çevresinde inanılmaz efsaneler üretilmiştir -ki tarihsel olarak hiçbiri gerçek değildir!..
ellerin ellerin ve parmakların
bir nar çiçeğini eziyor gibi
ellerinden belli oluyor bir kadın
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin ellerin ve parmakların
(bkz: mona roza)