belki ilginizi çeker
  1. · eksiklik
  2. · bende bi cenabetlik var
  3. · şah hatayi deyişleri
gündem
  1. · öğretmenler günü
  2. · 29 kasım 2009 barcelona real madrid maçı
  3. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  4. · babaların garip huyları
  5. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  6. · boylumlama
  7. · fotoğraf makinası olmayan japon
  8. · solak olmanın dezavantajları
  9. · yaran msn diyalogları

eksiklik kendi özümde  

  1. erkan oğur'un kopuzuyla söylediği pir sultana ait bir nefes.

    bir nefesçik söyleyelim
    dinlemezsen n'eyleyelim
    aşk deryasın boylayalım
    ummana dalmaya geldim

    aşk harmanında savruldum
    hem elendim hem savruldum
    kazana girdim kavruldum
    meydana yetmeye geldim

    ben hakk'ın ednâ kuluyum
    kem damarlardan biriyim
    ayn-i cem'in
    meydana ötmeye geldim

    ben hak ile oldum asna
    kalmadı gönlümde nesne
    pervaneyim ateşine
    oduna yanmaya geldim

    pîr sultan'ım yeryüzünde
    var mıdır noksan sözümde
    eksiklik kendi özümde
    dârına durmaya geldim
    (telvin, 04.03.2005 23:37)
  2. buradan dinlenilebilir:

    http://www.youtube.com/...
    (never walk alone, 30.12.2007 16:36)
  3. (atalante, 20.04.2008 23:31)
  4. bir nefesçik söyleyeyim
    dinlemezsen neyleyeyim

    bazen içinden söyle ne söyleyeceksen diye bakarlar insanın yüzüne
    o zaman belki de

    bir nefesçik üfleyeyim
    gömmezsen neyleyeyim

    bi gömen bulunur

    diyesi gelir insanın
    (girişyıkımtelaş, 02.03.2009 23:24 ~ 04.03.2009 15:22)
  5. "görmek" için dinlemek gerekir.
    (mahmur beste, 14.07.2009 17:00)
  6. her gece, uyumadan önce, bir kez.

    içine girerek
    içinde yunarak.

    o malum boşluk var ya (kendi özünde) hani.
    dolar işte.
    dopdolar, taşar bir de.
    muhtemelen gözlerinden.

    dene.
    (mahmur beste, 18.08.2009 22:47)
  7. içindeki eksikliği dev çimento arabaları tutarak betonla kapatmaktansa, "eksiklik kendi özümde" demek daha iyidir. hatta bazen çok iyidir, eksikliğin aslında açık kalması, öyle kalması için var olduğunu fark edersin.
    (geber marla singer, 19.08.2009 16:50)
  8. bu gece üst üste 4 defa erkan oğur yorumundan dinlediğim türkü.

    ruha nefesini üfler gibi.
    (bambirella, 21.08.2009 02:57)
  9. bir silsile, git gel, direniş, mücadele, giriş ve yıkım ve telaşın ardından gelen…
    nihai olan, kızıl bayrağı çürümüş bedene saplamakla son bulacak olana edilen ve edilecek
    dua…

    bir dene

    bileği dikey kesmek

    inadım inat diyorsan bir fikir sana en azından
    kendinden o’na yol olmadığı, varılacak olana varılamadan daha, o senden kurtulup özgürleştiğinde yaşadığın hazanla baş edemediğin için belki

    bir dene

    kapıları kapatıp doğalgazı açmak

    her şeyi birbirine karıştırdığın, düşünemediğin, göremediğin, anlam veremediğin için
    korkuyu hayallerine bulamış, çöl sahrasında seraplardan gözünü alamamış olduğun için

    bir dene

    kendini asmak merdivene

    bu kez hakikaten kontrpiyede yakalamak ölümü. yıllar yılı bir ihtimaldi ve çok güzeldi diye dövünmemek için, varlıkla yokluk arasında gidip gelmemek için, iki kale arasında birine çakabilmek işte, deyim yerindeyse ağlara asarcasına boynunu… sanılanın aksine varlığın kalesine değil, ölümün kalesine….biraz düşün bence bu noktanın üzerinde….

    olmadı mı gene, belki sonra denemek istersin, aklında bulunsun:

    akinetonla son yolculuk

    artık geri dönmek imkansız olduğu için.
    yüzdük yüzdük kuyruğuna kadar geldik…

    korku?
    infial?
    koma?
    uyanış?
    sorgu sual?
    hesaplaşmalar ödeşememeler?

    durulsun şimdi rüzgar,
    sen gene de bir dene

    başına çuval geçirip ellerini kelepçelemek uyumak

    inan pek de zor değil...
    hayatını onuruna değişmeyen insanlardan mısın?
    ne onur, haysiyet, şeref , gurur, ne de özgürlük ve hayat kalmadı artık. rüzgar hiçbir şeyi alıp da götürmüyor sahi, kayalar neden eriyor, kumlar neden savruluyor?

    tutunmak lazım…

    özgürlük bir vaat değil, bir eşik hiç değil, sürekli mücadele içerisinde olunması gereken sürdürülebilir bir denge mi? denge basit olan hayatın basitliğine tamah edebilmek mi?
    kısaca tutunabilmek, kendi kendinin boyunduruğu altına girmek mi?

    siktir git kendini kandırma, yeter artık…
    kelimeler arsız, şiir arsız,
    basit olan yaşam değil, itaat…tutanaçlar sadece aşkın öznelere itaatin burgaçları…
    suç kendisini herkese birden dağıtıyor böylelikle ve haliyle suç’un bizzat kendisi suçsuzlaşıyor…

    sen gene de bir dene
    duşakabin intiharı

    midendeki suyu kusup üzerinde solungaçlarını sürttürerek yaşamak zorunda kaldığın için
    ve hakikaten zoruna gittiği için artık…

    bir dene

    korkma, 7.65 ile kafaya sıkmak
    kepaze etmez adamı

    bir dene

    seppukuyu

    cesaret ister ama nice haysiyetli insanlar var uzak asya’da güneşin doğuşuna tanıklık edip bu ayini gerçekleştiren. yukio mişimayı bildin mi?

    gün gelecek ve ele geçirmenin ta kendisi hepimizi ele geçirecek derken
    o gün geldi ve geçti diyedir kaygısı…
    annesine dönemediğindendir onun da isyanı…
    anne kim?

    adem'e bacaklarını açıp gel beni becer diyen değil... adem'e kendini becertenin ucube bir kendini beğenmişlikle göz kırptığı havva mı?

    belki konuyu değiştirmek iyi fikir ne dersin?
    sıkıldın belki de bunaldın...

    (bkz: gençliğin emek teorisi)


    yeryüzünde ele geçirilmemiş tek bir kara parçası ve tek bir insan kalmayana dek sürdürülen kutsal mücadelelerin ıvırın zıvırın hepsinin unuttuğu tek gerçeği hatırla şimdi, tam sırası…

    hiç kimse toprağın altını henüz işgal etmedi...

    kendini öldürebilmek artık güzel bakir ve yıkımsız olan... hak (etmek) ile aşina olmanın ofsayta düşmek ya da taça çıkmak olduğu günümüzde, ana rahminin kişiyi geri çağırması sadece…

    tabelanın kalkması, sırt numaranın yanmasını beklemeden. kulübeye bir işaret bile çakmaya, adalelerinin çektiği yalanına falan bile gerek kalmadan hatta seni oyundan alsınlar diye bile bile topu rakibe de atmadan, muhtemelen ıslıklayan ya da küfreden ve aşağılayan taraftarlara hüzünle bakıp usulca ve tüm onurunla kendi kendine oyunu bırakıp sahayı terk etmek…

    terli forman ve kirli çoraplarınla anneye geri dönmektir belki de ölmek…

    anne; bedeni ve ruhuyla, benliği ve sabrıyla, sadakatiyle, gerisin geriye döndüğün ikamette artık olmasa, hatta hiçbir zaman da olmamış olsa bile

    ‘anne olan’a , ‘anne olmaya’ dönmektir, ölmek

    beden çürürken toprağın altında, nice canlı beslenir…
    yaşamı hakikaten karşılıksız seven için, suçun aksine, kendini tabiata hakkaniyetle üleştirmektir … kendi bedeninden bir komünist ülke kurmaktır, karıncaların ve tırtılların, solucanların ve boy boy bitkilerin ihtiyaçları kadarını, hiç kimseyi yargılamadan ve suçlamadan, ezmeden, sömürmeden, mahkum etmeden, senden koşulsuz alacakları…

    sadece usulca dillenerek : eksiklik kendi özümde

    ve senin için dua ederek…
    (girişyıkımtelaş, 21.08.2009 10:56)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil