işletme fakültesine bağlı suny programına dahil olan bölümdür...
toplam 3 seneden oluşmuş sıkıştırılmış programdır.öğrencileri güz bahar dönemi eğitimlerini türkiyede yaz dönemi eğitimlerini abd de new paltz uni. de görmektedir.çap yapma hakkı yoktur.
daha yeni yetme zamanlarında doğa bilimcileri tarafından bilim dalı olarak bile kabul edilmeyen, şimdi ise tıptan sonra en fazla bilimsel makalenin yayımlandığı bilim dalı.
sınırsız ihtiyaç ve isteklerin sınırlı kaynaklarla en etkin biçimde nasıl karşılanabileceğini araştıran, tıptan sonra en fazla bilimsel makalenin yayınlandığı bilim dalı.
itü'den 6 yarıyılda mezun olmanızı sağlayacak nadir bölümlerden biridir. ayrıca 3 yıl boyunca yaz tatili lüksünü elinizden alır. herkes tatil yaparken siz new paltz'da ** derslere, ödevlere ve sınavlara katlanmaya devam edersiniz. 11 ay kesintisiz eğitim vererek öğrencinin ebesini belleyen ama sonucunda çift diplomayla mezun olunan, herşeye rağmen avantajlı olduğunu düşündüğüm suny bölümüdür.
sınırsız insan ihtiyaçlarının kıt kaynaklarla karşılanmaya calışıldığı bilim dalıdır.
tabii bu klasik iktisat ekolünün yaklaşımıdır(bkz: klasik iktisat)
oysa acaba bütün insanlar için ihtiyaçlar sınırsız mıdır? bu sorunun sorulması tamamen bakış açısını değiştirir.iktisatın tanımını da değiştirir..farklı bir yaklaşım için (bkz: post otistik iktisat).
basit bir ifadeyle, sınırlı kaynaklardan elde edilecek milyon tane üründen hangisinin, ne kadar, ne şekilde üretilip kimlere nasıl dağıtılacağıyla ilgilenen bir bilim dalıdır. kolpadır.
mevsim yaz, aylardan ağustos ayı... antalya kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor,yani kasaba bomboş. herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar. şans eseri bir otele zengin bir rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor. otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor. market sahibi 100 $ kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor. fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor.... ve o anda rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 $ parasını alarak kasabayı terk ediyor. rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak tüm kasaba borçlarından kurtuluyor ve geleceğe ümitle bakıyor.. işte ekonomi budur.
bilimlerin şahıdır esasen. ama kedinin uzanamadığı ciğeri kötülemesi gibi kötülenir durur. bir freakonomics oku, bir samuelson'un economics kitabını karıştır desen yok. yukarıdaki bakınızlarda olduğu gibi bir saçmalığı anlatıp ekonomi budur de, geç. oldu canım. kasabada yaşayan 4 kişi birbirlerine borçlu. kasabanın dışarıya borcu yok. borçların muhasebesinden haberleri yok, çek yazmak nedir bilmiyorlar. tevafuk bu ya bir turist gel-git yapınca mahsuplaşmalarına vesile oluyor.
ekonomiyi, ekonomi bilimini küçümsemeyin, sonra rus turistler de kurtaramaz sizi.
bir sinema televizyon öğrencisine bu dersi layık görenlerin , bu dersi zorunlu ders yapanların amına koyayım! sabah saatin beşi ben hala ''gsmh , smh , tüketici davranışları'' ile sevişiyorum. ulan bana ne bunlardan. sikerim öyle müfredatı. bize test yapmayıp da ''bu kitabı yemeden yutmadan bu dersten geçemezsiniz'' diyen sayın ekonomi hocasına da iki çift sözüm var. sen var ya sen. neyse sustum. ağır konuşurum. ekonominin ta amına koyayım !