karkaterlerinin türkiye'ye özgü olduğu ilk bölümlerinin gayet başarılı bulduğum dizi ama vefa efendinin gidişiyle dizi kaosa dönmüş ve senaristlerin saçmalamaya başlamaları kaçınılmaz olmuştur.*
efendim bu dizimizdeki anne karakteri çok ilginç bir insandır. bu annemizin kızı jaleyi sevgilisi tokatlamış, yumruklamış işte bi şekilde burnunu kırmıştır-güzellik yarışmasına girmesin diye-. annemiz de oğlumuzun bu davranışına 'heh aferin gözüme girdin şimdi' tepkisi vermiştir. benim annem ki kendisi hiç de öyle, modernim cartım kızımı sokağa saldım tipi bir anne deildir, kadının bu davranışı üzerine 'öhh' tepkisi vermiştir, bir anne kızının böyle muamele görmesinden nasıl mutlu olabilir? kurtlar vadisine halkı kötü etkiliyor diyenler, bu dizimize de baksınlardır.
ekmek parası kazanılan dükkan, işyeri vs için kullanılır. esnaf arasında kutsal bir tabirdir ama bir tv dizisi ile onun da gerçek anlamı unutturulmuştur.
ilk bölümlerinde insanları gülmekten yerlere yatıran, fakat sonra konuyu dağıttığı için aynı etkiyi yaratamayan ve bu nedenle dini ve milliyetçi motiflerle süslenmeye başlamış olan dizi. ilk bölümlerindeki mahalle havası, halk filozofu nusret babasıyla bağımlısı olduğum ve sırf bu nedenle saçmalamaya başladığında bile izlemeyi bırakamadığım, bugün itibariyle son bölümü yayınlanmış olan televizyon yapımı. bu bölümde eski performanslarını tekrar yakalamışlar ve insanları güldürmeyi başarmışlar fakat son dakika golü ile gözümü yaşlı bırakmayı da ihmal etmemişler. tüm eski diziler gibi öğlen kuşağında tekrarlarını göreceğimizi düşünmeden edemiyorum.
son bölümünde herkes birileriyle evlenmiştir. hatta nikaha giden bazı hanımlar yanlış adrese gidince başkalarından elektrik almışlardır dönüş yolunda. neticede 13 bölüm olarak yazılan fakat sonradan uzatılan bu dizi de bitmiştir.
mürvet ile babası arasında geçen diyalog;
m: baba ben bahtiyarımla evlenicem tokata gelin gideceğim, çocuk doğuracağım.
b: geber mürvet geber, bu saatten sonra monkey maymunu yaptın beni.
gelenekler ve modernizm arasında kalmış tipik türk ailesinin sorunlarını anlatan,olayları istanbulun güzel ve sakim mekanlarında geçen defalarca izlenesi,ders çıkarılası dizi.
kurtlar vadisi'nin ilk bölümünde ali (bilmeyenler için polat alemdar) ile ömer baba'nın eve giderken ekmek aldıkları fırın ve bulunduğu mahallenin hikayesini anlatan dizi.
yurtta kaldıgım dönem yayında olan bır diziydi, pazartesi akşamları yurtlarda bulunan malum televizyon seyretme odasına giderdim izlemek için ve içerisi bomboş olurdu, dizinin sonlarına doğru içerisi kalabalıklaşır, hatta pek çok hatun kişilik ayakta da olsa televizyonu iyi görebilecekleri bir noktaya konuşlanırdı. dizi biter, incesazın o güzel müziği ve ekmek teknesinin muhteşem tadı damağımda oturduğum yerden kalkarken çığlıklar kopardı, çünkü kalktığım koltuk bir sonraki dizi için bir servetti.
ekmek teknesi keyfim zamanla bana pazartesi geceleri yurt arkadaşlarıma rüşvetle koltuğumu devretme lüksünü vermişti... komikti ama toplumsal bir gerçekti...