necip türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının hala ezici bir çoğunluğunun itibar edip hazır da tuttuğu demode bir çoban matı olduğuna inanıyorum bu ukala sözün (
tembelbunun ne tür bir fallacy olduğunu bize izah etsin).
bunun toplumsal bir baskı olduğunu inkar edemem. hala ekmek almaya gittiğimde derinlerde "350 miydi 750 miydi" gibi bir tereddüt yaşıyor ve bakkala sormaktan çekiniyorsam bir problem var demek ki.
kişiyi sorumsuz, bireyci, umursamaz bir tüketici gibi gösterdiği varsayılan ekmeğin bilinemeyen fiyatı neden bu kadar sarstı lan bu toplumu? her gün aldığı kontörün, kolanın, sakızın, sigaranın, simitin,suyun,derginin, gazetenin fiyatını sormaya utanmayan adam konu ekmek olunca ne diye bi kıllanır? zira bundan eleştiri üreten koca bir somun beyinli ordusu var.
dolapta çeşit çeşit yemek dururken onun yerine ekmeğin ucundan koparıp yiyen adamlarız biz. hala ekmek sofranın temel besin maddesi gibi duruyor. avokado yere düştüğünde bir gayrımüslim gibi davranırken ekmek yerde yuvarlanınca kendini affettirmek için namaz kılmaya kadar işi vardıracak çılgınlar var aramızda. ekmeği bile ekmek arasında yiyecek kadar gözü dönenler var.
"bu ülkede akşam evine sadece ekmek götüren adamlar var ne diyosun sen liberal arkadaşım" gibi ekmeğin fiyatı ve toplumsal sorumluluğumuz konu başlıklı tartışmanın yoldaşı başka bir eleştiri daha var bilirim. onu diyenler de çıkacaktır. da konumuz o mu lan? ona kalırsa evine sağlıklı,temiz su götüremeyen içine arsenik, bok karışmış şehir suyu içmek zorunda kalanlarımız da var. lakin "bi litre suyun fiyatını bilmez gelir burda hüklümeti eleştirir" diyen bakkal gördün mü sen? görmedin.
öyleyse gordion düğümü gibi duran mevzu şu. klişenin hastasıyız. ben bunu bilir bunu söylerim. asansör bozuk olduğu için merdivenlerden gelen adamı "spor yapmış oldunuz" diye teselli eden insanlar var hala bu ülkede. her 31 aralık'ta "seneye görüşürüz" şakasını yapıp gülünmesini bekleyen , daha da üzücü olanı, buna güleni var. iyi
kemal sunal taklidi yapmakla övünen, anlattığı fıkrayı kendi yazmışçasına bundan kendine pay edinen insan var bu ülkede. klişe bunlar hep. üst-orta sınıf,bir kısım üniversiteli (hepsi değil) bunu aşmış olabilir. fakat kafası hala 1980'lere sabitlenmiş bir kalabalık var.
ekmeğin fiyatı, demek. hangisi ? kepekli mi, besin değeri artırılmış olanı mı, diyet ekmeği mi? ürün çeşitliliğine kavuşmuş bir gıdanın tek bir fiyatı mı olur lan sövücem şimdi.