1) ekşi sözlük açılalı yaklaşık 4.5 sene olmuştur. itü sözlük ise 1 mart'ta test aşamasına girmiş, 15-20 günlük testten sonra da bütün kullanıcıların katılımına açık hale gelmiştir. kolayca fark edilecektir ki ekşinin veritabanı itününkinin triple integralini almıştır.
2) ilk maddeden çıkacak gayet önemli bir sonuç vardır ki o da itü'nün gelişime daha açık olmasıdır. zira ekşiyi takip edenler ve şu sıralar çaylaklıktan çıkmaya çalışan yazarlar kısa sürede fark etmişlerdir ki ekşi de açılmadık başlık, bahsedilmedik konu, sözleri yazılmadık şarkı yok gibidir. yeni bir soluk arayan yazarlar için ekşi haricindeki diğer sözlükler daha cazip durmaktadır.
3) ikinci maddeden çıkarılacak sonuç ise ekşi'nin artık kendi yaratılış amacının sınırlarını zorlamasıdır. zira ekşi insanların bilişim çağının getirdiği iletişim olanaklarından yararlanarak bilgilerini, düşüncelerini ve esprilerini düzeyli bir şekilde paylaşması için kurulmuştur. ekşiyi belli bir süredir takip eden insanların önceden görmüş oldukları gibi ekşi'de artık bir yazarın yazmadığını elbet başka bir yazar yazacaktır. son zamanlarda takip edenler ise yazarların yeni başlık açmak için bir taraflarını yırttıklarının farkına varmışlardır. (örnek vermek gerekirse "şahin k'nın jedi olması", "alternatif truva atı diyalogları", "annenin çocuğuna söyleyebileceği anlamsız küfürler", "hamamböceğiyle ateşkes için masaya oturmak" vb.)
4) üçüncü maddeden de şu yargılara varabiliriz. ekşi kanımca artık tescilli bir bilgi kaynağı olmuştur. merak ettiğiniz, bilgi edinmek istediğiniz hangi konu varsa ekşi'de onun hakkında giriler ve başlıklar bulunmaktadır. veritabanının ne kadar olduğunu aklımız alamayacağı için pek onu konuya girmeyeyim. 6. nesilin ekşi sözlüğe bilgi bakımından katabileceklerinin pek az olduğu aşikardır zira 6. nesil alınmadan önce de hangi konuyu aratsanız hakkında bir şeyler bulmanız mümkündü.
5) 6. nesilin yazarlığa alınma amacı da burada karşımıza çıkmaktadır. önceki maddelerde bahsedildiği üzere ekşi artık doymuştur. bunu sözlüğü uzun süredir takip edenler ve ekşiden açılan yeni sözlüklere "kaçanları" irdeleyenler görecektir. ssg'nin kullanıcı alımını açmasının (benim mantığıma göre) amacı sözlüğe yeni bir soluk getirmektedir. zira ekşi (tartışmasız bir şekilde) türkiye'nin fenomenidir. binlerce insanın buluştuğu sanal bir platformdur. ekşi'nin doymuşluğunu fark eden ssg ise yazar alımını açarak kanımca eskiden unutulan başlıkların tekrar su yüzüne çıkmasını, yazmaktan bıkmış kıdemli ekşi yazarlarının yerini azimli çömezlerle doldurmayı amaçlamaktadır. böylece nispeten birkaç aylığına ekşi'nin veritabanı sapıtacak, gerek yeni insanların girmesinden gerek okurların içlerinde büyüttükleri yazma isteğinden dolayı ekşi taze bir itme gücü kazanacaktır.
6) burada dikkat edilmesi gereken nokta ise insanın ilgi isteyen bir varlık olmasıdır. ekşi'nin zirveleri 200ü aşan katılımlarla gerçekleşmektedir. ekşi yazarlara düşüncelerini binlerce insana sunabilme imkanı tanımaktadır. ama durum şudur ki düşüncelerini sunmak isteyen de binlerce insan vardır. bu kadar kişi arasında sıyrılıp fark edilir bir konuma gelmek çok çok özel insanlara mahsustur. tüm 6. nesilde bir elin parmaklarını geçmez herhalde. binin içinde tek olmaktansa onun içinde tek olmak pek çok insan için daha caziptir. yazar sayısı belli bir düzeyi aşmadığı sürece aralardaki bağlar ister istemez daha kuvvetli olacaktır. bu durumu bir köy ve şehri karşılaştırarak da görebiliriz. zira köyün nüfusu az olduğu için nerdeyse bütün köylüler birbirlerini tanımaktadır. şehir de ise ancak mahalli bir yakınlaşma söz konusu olur. ekşi dışındaki sözlüklerde birçok kesimden yazarlar topluca iletişim kurarken ekşi'de ise yazarlar
in flamesciler,
dragonlanceciler,
philadelphia seventysixercılar,
bondage pornocular *,
double espressocular benzeri alt fraksiyonlara ayrılmışlardır.
7) bütün bunlardan çıkarılacak iki mühim sonuç vardır.
a- bu giriyi buraya kadar okuyanlar boş gezenin boş kalfasıdır, çoğu matematiği, fiziği ve bilimum dersi efeflemiştir. sözlük dalgalarının bi halta yaramadığının, siviye "birinci nesil gaza gelmiş arı" yazamayacaklarının hala farkında değillerdir. başlarda sıkılıp başlık değiştirenlere ve üstteki maddeleri okumayıp "ulen bu sonunda zaten özet kıvamında bişiler koymuştur" diyip hemen sonlara sıkrol edenlere ise kafam girsindir.
b- ekşi 6. nesil yazar alımını açarak diğer sözlüklerin (sözlükten sözlüğe değişen bir biçimde) gelişim çabalarını baltalamıştır. bu arada bünyesine paylaşıma aç yazarlar katarak 4.5 senedir onu ayakta tutan devinimini devam ettirmeyi sürdürmeyi başarmıştır.
itü sözlük ise kanımca farklı bir konumdadır. zira
itü sözlük arıları gözlemlediğim kadarı ile diğer sözlüklerin yazarlarına nazaran daha bir iletişim içerisinde bulunmaktadırlar. ayrıca
itü sözlük diğer sözlüklerde olmayan ve bence hayati önem taşıyan türkçe desteği vermektedir. tabi bir de yazarların aynı üniversiteden olmasının, aynı işkenceleri çekmesinin, günlerinin yaklaşık 5 saatini aynı çatı altında geçirmesinin getirdiği, kanımca biraz gözden kaçan bir yakınlaşma vardır.
itü sözlük ortamının daha küçük olmasından (ekşi'de bulamayacakları bir şekilde) yazarlara kendilerini rahatça diğer arılara gösterebilme imkanı tanımaktadır. bu durumda arıların sosyalleşmesi ekşiye nazaran daha kolay olacak ve kendilerini sözlüğün yeni yeni oluşmaya başlamış ortamına dahil edebileceklerdir. tabi ki bir de itü sözlüğün hala çok genç olması ve gelişime açık olması durumu vardır. girişimci ve paylaşımcı ruha sahip arıların artmasıyla
itü sözlük kısa zamanda büyük mesafe kat etmiştir, okulun bitmesi ise bu gelişim çabalarına sekte vurmuştur. itü sözlüğün kanımca bundan sonraki amacı daha da genişleyerek itülülerin geniş bir çerçevede fikirlerini, bilgilerini ve esprilerini paylaştığı bir portal halini almak olmalıdır. bunun gerçekleşmesini için de
itü sözlük konseptinin okulda yayılması ve yeni nesillere aktarılması gerekmektedir. zira bu şekilde yıllardır şikayet edilen asosyallik hiç olmazsa sanal ortamda çözülmüş olacaktır. bu girinin de sonuna gelirken, tüm giriyi okumuş sevgili arıları gözlerinden öpüyor, "itü sözlüğü satıp ekşiye kaçan çancı ossun, tiki ossun" diyerek noktayı koyuyorum.