popüler kültürün içinde olmakla popüler kültürün kucağına oturmak arasındaki çizginin (ince filan da değil hani) pekala farkında bir kalemin (bukelamun gibi oldu, idare et) feryadı bu yazı. kamera önünde soyunup, gelen gazino tekliflerini değerlendirenlerden farkı yok hiç de. ha elbiselerini çıkarmışsın, ha ruhunu, farkı ne? "elimize verenlerin, elimizden tutanlardan çok olduğu bir ülkede ne gelir elden" diyen met-üst'ü bu yazıya alet etmesine de bir şey demiyorum. tecavüz kaçınılmazdı, ben de zevk almaya baktım mazereti vicdan nezdinde hala kabul görüyorsa met-üst'ü de kullanırsın, nice başka değerleri de.
evet okudum nihayet (tamam itiraf ediyorum göz attım
*)
* hatamı farkedip uyarıda bulunan right lane must exist'e teşekkür ederim