oturtma çabası doğrudur ama başka yere. "benim özgüvenim var hem de doğuştan" diyerek okumayalım mı yani? cahil mi kalalım? ilim irfanı bırakıp yoz mu olalım? sana farklı geliyor diye biz özgüven gösterme yöntemlerimizi mi değiştirelim? hey allahım trollerin de egeliye ahlak dersi verdiğini gördüm ya gözüm açık gitmez artık. özgüvenle ahlak kavramını nasıl da sokuveriyor aynı konunun içine.
yavrucum söyle çekinme. dinsiz de, gavur de ama böyle üç kuruşluk numaralarla gelme karşıma. sen o bok attığın egelideki ahlakın yarısına sahip olsan böyle bir başlık sıçmazdın zaten. ha haklı olduğun bir şey var bak. bizim ortaya koyduğumuz tablolar acı verir insana. belli ki senin ki biraz fazla yanmış. ama hemen celallenme öyle. git biraz ilim irfan, ahlak öğren. 7/24 trollükle geçmez bu hayat. benden söylemesi.
suni değil bilakis gerçek ve haklı olandır.
şimdi uzun uzadıya açıklardım ama gerek yok. özgüvenim tam ya nedenlerini açıklamaya gerek bile duymuyorum.
sadece şunu söyleyebilirim ki atatürk ün izinden gidiyor olmak büyük bir özgüven verir insana, tavsiye edilir, denenesidir.
boş bir safsatadır. derken ne idüğü belli belirsiz bir şahıs benim dayım avukat diye bağıraraktan alçak tavanlı mahkeme salonuna bodoslama daldığında, sanık koltuğunda melankolik demokrat bir genç vardı ve etrafındakilere bir şeyler açıklamaya çalışıyordu. söyledikleri o kadar tutarlıydı ki sonunda dayanamayan hakim ellerini kenetleyip çenesine götürdü ve benbidüşüneyim dedi ama sinirden o kadar hızlı söyledi ki bunu neredeyse kelimeler bitişikmiş gibi çıktı ağzından.. ve sonra jüri tüm bu anlamsız kargaşanın aslında salieri ve çiğnenen onuru yüzünden çıktığını anladı, anladı ama hava çoktan kararmıştı. kendikalesinegolatankaleci kadar mahçup ve üzgündü şimdi herkes...
ege insanında var olan özgüven asla suni değildir.özgüvenin göçler ve kültürel entegrasyonla yayıldığı veya arttığı üzerine yapılmış bir çalışma var mıdır? böyle tespitleri yapan kişiler bunları neye dayandırmaktadır?ege insanında özgüvenin alası vardır.çünkü bu insanların büyük bir kısmı 1924 mübadelesinden sonra bu topraklara gelmiştir.ve selanik,kavala,drama gibi kentlerden gelirken aileleri parçalanmıştır.doğdukları topraklardan ayrılmanın acısının yanında burada kimsesiz,tek başına ayakta kalma mücadelesi vermiştir.bu süreçte özgüven kazanmaları ve bunu çocuklarına aktarmaları da gayet doğal bir olgudur.egeliyim ve sahip olduğum bütün özelliklerimle de gurur duyuyorum.çünkü bizim herşeyimiz sizin anlayamayacağınız ya da anlamak istemeyeceğiniz kadar gerçek...
özgüvenden kastınız adana delikanlılığıysa o yok bizde. biz sıcak havaların insanıyız, dostuz, iyiyiz, güzeliz, sahil kasabasıvari yaşarız. sıcak insanlarız. kavga sevmeyiz, gerekmedikçe etmeyiz. ama efelenmesini de iyi biliriz. çünkü efeyiz.
özgüven dediğin şey de kişiden kişiye ailedeki yetişme tarzı ve baba faktörüne de bağlı gelişen bir durumdur.