açıldığı andan beri bünyesinde bulunduğum güzel yurt. izmir'de yurtta kalmak isteyenler için bundan daha iyi bir seçenek yoktur.
* iki kişilik odaların ücreti 300, tek kişilik odaların ise 500 liradır. (bunların 50 lirası kahvaltı) fiyata akşam yemeğinin dahil olmaması özellikle anne-babalarda kıllanmaya yol açsa da, akşam yemeğinin fiyata dahil olduğu yurtların fiyatları 450 liradan başlar. diyorum ya, izmir'de bu koşullarda başka yurt yok.
* son giriş saatleri cuma-c.tesi 02.00, diğer günler 00.30'dur. bunun dışında da izin almak çok rahattır. aileniz, yurda ilk yerleştiğiniz zaman evinizin ve gidebileceğiniz diğer akrabalarınızın adreslerinin yazılı olduğu bir dilekçe vermek zorundadır. buna "izmirdeki arkadaşlarında kalmasına izin veriyorum"u da eklerse sizden kralı yok. izin almak, adınızı soyadınızı, oda numaranızı ve gideceğiniz yer olarak "izmir" yazmanızı gerektirir sadece. gidin sabahlayın yani. ehe ehe.
* öğrenci köyü devlet yurdu değildir. dolayısıyla pek çok burnu havada insanla karşılaşabilirsiniz. (bu durumun yeni blokların açılmasıyla kırılacağını düşünüyorum aslında. iki blok varken biz neler çektik hesap edin) "herkesin bilgisayarı var neden internet cafe açılsın kiiiii" diyen bir kıza girişesim geldiğini bilirim. ilk anda "haydi hoppaaa" şeklinde bir kaynaşma olması zaten mümkün değil, zamana bırakmak lazım. gördüğünüz insanlara selam verebilir, mutfakta sohbet ortamı yaratabilirsiniz.
gelelim köyün şu andaki problemlerine,
* geçen sene yalnız iki blok açıldığından dolayı tüm düzenlemeler buna göre yapılmıştı. şu an yedi blok açık ve herkes çile çekiyor. yenilerin eşyaları tam değil, bizse odamızı temizletecek birilerini bulamıyoruz. geçen gün çamaşır jetonu almak için iğrenç bir halde bloktan dışarı çıkmak zorunda kaldım ki odanın kirliliğinden daha fazla üzdü bu durum beni
*
* yemekhane inanılmaz yetersiz şu anda. öğleden sonra gidecek hazırlıklar sabahın köründe kahvaltıya indiğinden 9da dersi olan adam aç kalıyor. hazırlıklar beni duyuyorlarsa lütfen kahvaltıya geç insinler. akşam yemeği konusunda da aynı şey geçerli. eskiden 11de bile yemek bulabilirken şimdi 8de bitiyormuş yemekler. bunun halledileceğinden eminim.
* yurdun çevresini kötü bulan varsa "bu iyi hali adamım" demek isterim. yurdun en kötü ve en iyi dönemini yaşayan biri olarak biraz açıklama yapayım; kötüydü, çünkü etraf çamur içindeydi, yol tenha ve karanlıktı. yağmur yağdı mı her taraf mahvoluyordu. ve en iyisiydi, çünkü henüz kartlarımız gelmemişti ve giriş saati diye bir şey yoktu. hoş, şimdi var da kısıtlandık mı diye soran olabilir, hayır kısıtlanmadık. ama sınırsız özgürlük müthiş bir şeydi.
son olarak uyarılar,
* kartınızla içeri birini sokmaya kalkmayın. ya da " ben bu akşam yurda gelmiyorum, sen basıver"e girmeyin. pek çok şeyi tolere ederler ama bunu etmezler. misafir kartıyla yurdun içine (dikkat, bloklara değil) bir arkadaşınızı alabilir ve onunla dışarıda sabahlayabilirsiniz.
* 15 gün özürsüz devamsızlık hakkınız var, ama kullanmamaya çalışın. eğer gecikecek gibiyseniz yurttan izin alın. eğer gün içinde bir yere gitmeye karar verdiyseniz yine uğrayın izin alın. hem diş fırçanızı da yanınıza almış olursunuz.
* yurt yönetimine servisleri tekrar koymaları için baskı yapın. bu ne be sabahın köründe yürüyorum edebiyat'a kadar. "zaten buzdolabımız da yok ıvır kıvır" şeklinde duygu sömürüsü yapın. bakarsınız tekrar koyarlar servisleri.