cezzar dede ile ölüm arasındaki oyunun kuralı olan hikayelerde
yaran hoca öğrenci diyaloglarına da yer veren eserdir.
(… sınıflara girdiklerinde bu yetmiyormuş gibi, bir de din dersi hocasının nasihat ve gözdağı faslı başlardı. adam, iskambil destesindeki papazların onları dinden imandan çıkarıp kafir yapacağını, çıplak kadın fotoğraflarına bakıp çavuşu tokatlamaya devam ederse tez zamanda süngülerin düşeceğini, tütün içenleri ise, ateşten yaratılan cinlerin er geç çarpacağını anlatırdı.)
ön sıralardan bir sivri akıllı,
“ hocam, cin nasıl çarpar?” diye sorduğunda ise adam tokadını oğlanın suratına şaklatır, “al işte, böyle çarpar!” diye cevap verirdi.
* * *
“ hocanın elindeki cetvel metrik taksimatlı olur, ama çoğu zaman üzerinde bir
“döv beni adam olayım”
ibaresi göze çarpardı. talebelerin “haydar” dediği bu hendese aletiyle hoca, çoğu zaman onların boyunun ölçüsünü alır, kabahat işlemiş bir oğlana cetveli gösterip üstündeki yazıyı bağırarak okumasını isterdi. zavallı ise akıbetini bile bile,
“döv beni adam olayım!”
ibaresini yüksek sesle telaffuz eder, hoca da sanki yanlış işitmiş yahut talebe kendisinden kendisinden garip bir şey talep etmiş gibi anlamazlıktan gelerek, “ha! ne dedin, anlayamadım?” derdi. oğlan ise cetvelin üzerindeki yazıyı tekrar okuyunca, muallim bu ricayı emir telakki ederek biçarenin arzusunu derhal infaz ederdi.”
* hikayenin adı "güneşli günler"dir.