kur'an-ı kerim'de geçen çok mühim bir kavram.
necm suresi'nin ilk ayetlerinde şöyle denir: "arkadaşınız ( peygamber ) sapmadı ve azmadı. o, hevadan ( kendi istek ve arzularına göre ) konuşmaz. o'nun söyledikleri yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. ona ( bu kur'an'ı ) üstün bir güç sahibi ( cebrail ) öğretmiştir. ki o, görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. hemen doğruldu. o, en yüksek bir ufuktaydı. sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. nitekim ikisi arasındaki uzaklık iki yayın birbirine uzaklığı kadar oldu veya daha da yakınlaştı. ( fekâne kâbe kavseyni ev edna )" ( necm suresi 2-9 )
allah daha sonra bir vahyin nasıl aktarıldığını ve
hz. muhammed'in
cebrail'i mirac hadisesinde bir kez daha gördüğünden bahseder.
bu ayetler kelam ilmi dediğimiz sahada islam alimlerinin üstün bir kıymet verdiği ayetlerdir. zira bu ayetler birçok soruyu da beraberinde getirmektedir. vahiy dediğimiz olay nasıl gerçekleşir? cebrail arapça mı konuşur? allah kur'an'ı cebrail'e arapça olarak mı bildirdi? yoksa özel bir dille cebrail'e bildirip de cebrail mi hz. peygamber'e arapça olarak vahyetti? burada bahsedilen kişi cebrail mi yoksa bizzat zât-ı barî mi? şüphesiz bu sorular uzadıkça uzar...
bu tartışmaların yerli mi yersiz mi olduğu bizim için önemli değil. sonuçta yapılan metafiziksel bir tartışmadır. fakat bunun çok önemli yansımaları olmuştur islam tarihinde.
mu'tezile mezhebinin "halku'l-kur'an" yani kur'an'ın yaratılmış olduğu tezi bu tartışmalardan ortaya çıkmıştır. daha sonra sözkonusu mezhebin bu görüşü
abbasilerce de kabul edilecek ve bugün çok değer verdiğimiz nice alimler bu yüzden hapishanelerde işkence göreceklerdir.
dikkat çekmek istediğim nokta kur'an'da geçen bir kavramın ( ev edna = veya daha da yakınlaştı ) islam bilim tarihini ve bizatihi islam toplumunu yüksek düzeyde etkileyecek bir tartışma potansiyeline sahip olduğudur. bunun gibi üzerinde kafa yorulması; uzun uzun mütaala edilmesi gereken binlerce kavram vardır. ve tarih bize gösteriyor ki müslümanlar 1400 yıldır "bir metodoloji" üzerinde tartışıyorlar. fakat henüz bir uzlaşma sağlanabilmiş değildir. bunun eksi yönleri hemen göze çarpabilir fakat bazen tartışmaların bitmemesinin artıları daha çoktur. islam düşüncesinin sürekli dinamik olması ve diğer düşünce sistemleriyle uzun asırlar mücadele edebilmesi biraz da buna bağlıdır.