muhteşem bir demiryolu hülyası parantezidir. güzel ülkemin daha 19. yüzyılın başında ite kaka başladığı demiryolu ağı projesinin son kaz ayağıdır. tanımlamalar yetmez, bir yerde “şehitlik” durağından öteye gidemeyen bu naçizane kendi halinde ki tramvay bölüğünün sizi dımdızlak ortada bırakan hali gibi alimallah kalırsınız ortalıkta, o nedenle neme lazım uzatmamak gerekir, bırakalım hayallerimizde uzasın raylar sonsuzluğa dek…
(büyük şehir belediyesinin katkıları ile gülüsevdimdikenibattı sunar...)
yaklaşık 6 yıl önce bir hazan sabahının mahmurluğu ile beraber "gaib belediyesi"nden alınan bir çimdik hareketi ile inandırılmaya çalıştırıldığımız, varoşların çiftliği sultanların mekanı sultançiftliği’ni istanbul'un ta merkezine taşıyacak olan, mesafeden kısa, zamandan tasarruflu, bir nevi medeni yol hali bu medeniyet harcının -ırak düşmüşlerin- yapısına da katık olacağını son durum da halen düşleyerek, görüntülediğimiz, içinde bir garip yolcu kaldığımız fransız (olamadığımız) durumların karikatürü.
(efendim sultan çiftliği konjonktürel ve de kozmopolit bir açıdan(hıı..?!) gayet karışık kendi düzensizliği içinde bir düzen semtidir. gazi (mahallesi) ne derece farklıysa burası da o derece farklı ve enteresandır. mahalle adları bile bunu belli eder, çoğunlukla kazım karabekir, malkoçoğlu, ismetpaşa vs. gayet tarihi bir manada içeriği belki biraz şovence bir ruh ve belki biraz muhafazakâr bir ihtiva ile ilişkilendirilmiş mahalle adları ile bunların arasında pek bi’ acayip duran uğur mumcu mahallesi isminin bu hale mütenasip ortamın içinde konuşlandığı görülür. hele ki tramvay duraklarına verilen isimler ise bu ilginçliği çok daha net anlatır.örneğin; mescid-i selam, hacı şükrü bunlardan birkaçıdır.)
neyse efendim, 6 yıl süren bu uzatmalı tramvay hattı meselesi, tüm bu, anlaşılmaz ulaşım sıkıntısına rağmen bir allahın kulu tarafından herhangi bir şekilde eylemli bir protestoya dönüştürülmemiş, kanımca düşünen varsa bile buna bu, koltuk çıkma bereketinden kaynaklı olarak mevcut memnun zümrenin pekliği nedeni ile cesaret edilememiştir.
evet, şimdi şükür! tramvay hattı açıldı ve bedava seferleri ile gidip gelmekte uzuuuun bir hat boyunca. ancak, bu komedinin son perdesi bitecekmiş gibi de durmuyor. bakın bir internet haberi ne güzel anlatıyor ;
“tramvay hattının açılışı okulların açılışına yetişmesi için acele edilince, ortaya komik ve ürküten görüntüler çıktı. hattın elektronik sistemleri tamamlanmadığı için makas değişimini vatmanlar yapıyor. vatmanlar, tramvayı durdurarak levye ile aşağıya indiriyor. makası değiştirdikten sonra tekrar tramvaya binip yoluna devam ediyor.
hatta yeteri kadar güvenlik önlemi alınmamış olması nedeniyle tehlikeli anlar da yaşanıyor. hat boyunca nerdeyse her 20 metrede bir asılan ‘yüksek gerilim vardır. hatta girilmesi yasaktır’ levhalarına rağmen yayalara yeteri kadar geçiş alanı bırakılmadığı için, raylarının üstünde onlarca kişi dolaşıyor. hattın bazı bölümlerinde ise çocukların tehlikeye aldırış etmeden oynadığı görülüyor…”
ve dahi klimasız, tıka basa dolu, ağır aksak, kahvehane, sokak arası çember çevirmece muhabbetinde de olsa ilerleyen bu medeniyet durağımız hayırlara vesile olsun, her birinizin alnına bir barnak! çalaraktan bu yolu hep birlikte ve nurlu ufuk dairelerine, zamanla giderilecek hız sorununu da aşaraktan halledip, halkımızın rahatını ve refahı içun canla başla çalışacağız efendim. aziz millete saygılarımızla! şak şak şak…
eee.. öyle demeyin! türkiye'de ilk demiryolu 1856 yılında bir ingiliz şirketine verilen imtiyazla, izmir-aydın arasında inşa edilmiş, o günlerden bu günlere yüzyılı aşkın süregelen bu yolculuk gerçekten bir macera olmuş, üstelik modern raylı sistem hayalleri de eklenerek.
ve hem ne demiş şair “iki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirir son istasyonun” uysa da uydururuz uymasa da! bizim işimiz bu.
gülüsevdimdikenibattımescid-i selam durağından sundu. darısı cennet yurdumun ağ-sız(ızsız) kalmış diğer medenileşme hevesi ile bekleşen aklı hür, vicdanı hür, ihalesi bol, pardon! memleketime…
bu ara da son bir hatırlatma bedava sürüş zevkine varmak isterseniz hala vaktiniz var! (15 ekim 2007, sonrasında yarı fiyatla indirimli), deneyin derim, deneyin(-m)! gerçekten.
"
biz insan taşıyoruz!"