|
|
- 2002 yaş kararları çerçevesinde emekliye ayrılmış orgeneral. emekliye ayrıldığında 2. ordu komutanı idi ve kara kuvvetleri komutanı olması bekleniyordu ancak emekliye sevkedildi ve aytaç yalman kara kuvvetleri komutanı oldu.
- türkiye'nin terörle mücadele özel temsilcisi olarak atadığı eski paşa.
- son dönemde terörle mücadele özel temsilici olarak gündeme gelen emekli orgeneral. 2002 yılında hüseyin kıvrıkoğlu tarafından en kıdemli orgeneral olmasına karşın kara kuvvetleri komutanı yapılmayarak emekli edilmiştir. askeri sicili çok parlak bir komutan olup iki sene erken terfi almış, yaşar büyükanıt ile aynı devreden olmasına karşın ondan iki yıl evvel orgeneral olmuştur. hilmi özkök ile çok yakın olan bir komutan olup türk silahlı kuvvetlerinin demokrat denebilecek kanadındandır. emekli olmasında bu özelliğinin önemli rol oynadığı ve bu vizyonda bir komutanın kara kuvvetleri komutanı yapılmamasının ordu için büyük bir kayıp olduğu genel kanıdır. terörle mücadele özel temsilici olması için recep tayyip erdoğan'a yaşar büyükanıt tarafından önerilmiştir.
- terörle mücadele koordinatörlüğü görevinden alınan emekli orgeneral..
- hükümete göre, basında yer alan açıklamalarından dolayı görevinden alınmıştır. en azından görünen tarafı bu şekilde.
- görevden alınmasıyla ilgili çok iyi bir analiz için:
http://www.hurriyet.com.tr/...
- hikmet bila'nın bugünkü köşe yazısından bir bölüm
"... umut bağlanan sisteme göre üç "koordinatör" teröre karşı "koordinasyon" yapacaklardı. bir türk, bir amerikalı, bir ıraklı. türk koordinatör edip başer oldu. amerikalı koordinatör emekli general raiston. ıraklı koordinatör de bilmem kim...
bu kadarı bile sakatlığı göstermeye yeterli değil mi?
türkiye'yi hedef alan terörü besleyip büyüten, yedirip içiren, silahlandıran, türkiye sınırına salan ırak... bütün bunlara göz yuman bush'un amerika'sı... bunlarla bir araya gelip teröre karşı "koordineli" olarak " mücadele" edeceksiniz. evinize dadanan hırsızlarla mücadele etmek için o hırsızlarla koordinasyon yapmak gibi bir şey..."
11 eylül olaylarını hatırlarsak, abd terör saldırısının hemen ardından, bu olaylarla ilgili bulunanlara hesap sorulacağını belirtmiş ve önce afganistan'dan sonra ırak'tan hesap sormaya başlamıştı. terörle mücadelede ülkeler ya bizim yanımızdadır, veya terörün demişti. yıllar geçti aradan, olaylar soğudu, kısmen unutuldu. amaçlar netleşti. terörle mücadele için yola çıkan abd, bugün teröre göz yummakla kalmıyor, destekliyor. kuzey ırak'taki çıkarları doğrultusunda, iki kutbu da hoş tutmaya çalışıyor. bir taraftan ırak'daki dengeleri izliyor, gözetiyor. ama aynı anda, ırak'taki dengelere, emellere taban tabana zıt olan türkiye ile de dostluğu elden bırakmıyor. pkk konusunda yardımcı ve destekçi görünüyor. ama sadece görünüyor. abd politikaları çerçevesinde, görünmekten öteye gidemeyeceği de oldukça net.
bu noktada, abd'nin görünen politikalarını değil, görünmeyen ancak aşikar olan politikaları izlemek, değerlendirmek hükümetin görevidir. stratejik ortağımızın bizim için bu kadar hayati bir konudaki tutumları dikkatlice değerlendirilmelidir.
türkiye'nin yıllardır kanayan yarası terörün, pkk'nın hayatiliği su götürmez bir gerçek iken, mevcut hükümetin bu sorunu çözmek için ne gibi önlemler aldıklarını izlemekteyiz. türk silahlı kuvvetleri, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, askeri olarak kuzey ırak'a girilmesinin pkk ile mücadelede son derece önemli olduğunu, ancak tabi ki bu kararın meclise ait olduğunu açıkladı. akp iktidarı, böyle bir karara soğuk bakmakta. neden acaba? iktidarın bulduğu çözüm ise, bir türk, bir amerikalı ve bir ıraklı'nın koordine bir şekilde çözüm yolu arayacağı bir platform kurmak. tam da abd'nin isteyeceği gibi, ne şiş yanacak ne kebap.
sonuç; terörü destekleyen kişilerle masaya oturursanız, terörü çözemezsiniz. edip başer'in istifa edebilirim beyanının altında da bu gerçekler yatmakta. pkk ile mücadelede stratejik olarak zorunlu hareketleri engelleyeceği aleni olan bir koordinasyon, çözüme ne derece katkıda bulunabilir?
çözüm olarak çözümsüzlük üreten akpnin, pkk problemini çözmeyi gerçekte ne kadar önemsediği görülmektedir. terör eylemlerinin akabinde şiddetle kınamak sorunları çözmez. çözüm, akılcı yollardan geçer ancak stratejik ortağımızla el ele göz gözeyken bunu başarabilecek iktidar, gözüken o ki akp değildir.
- italyan gazetesi la repubblica'ya verdiği röportajda;
"cumhurbaşkanını belirlemede durum raydan çıkarsa, ordu yine müdahale edebilir. bunu, nisan sonunda internette bildiri yayımlamaya oranla farklı bir şekilde de yapabilir."
ifadelerini kullanan emekli orgeneral.
|