26. uluslararası film festivalindeki tazecik amerikan filmi.
şimdi aslında insan amerikan filmi deyince bi durup düşünmeli. e sonra konuya bakınca da klasik geliyor. güzel kızımız şöhret oluyor sonra tabii şöhretin getirileri kadar götürüleri de var. bir bulaşıyor uyuşturucuya sonrası tabii tepetaklak oluş, sürünme sefillik ve hazin son.
lakin andy warholun yüzü suyu hürmetine gidiyoruz filme. filmin taliplisi çok bi hafta önceden ancak en ön sırada yer bulabiliyoruz. içimizden de sürekli şurda olacağımız boyun fıtığına değecek bir film olsa diye fısıldıyor bir ses.
sonra kendimizi birden bire 6o larda buluveriyoruz, pop artın doğuşuna tanıklık etmeye. takma kirpikler, abartılı rüküşlük, süper müzikler, güzeller güzeli edie ve tabii andy warhol. andy mezardan çıkıp gelse herhalde kendine bu kadar benzeyip bu kadar güzel oynayamazdı. edie desen o kadar doğal o kadar rahattı ki sonunda " yapma be kızım" demekten alamadık kendimizi.
filmin sonunda içimiz burkuldu, kafamızdaki andy warhol imajı yıkıldı ama yüzümüzde iyi bir film izlemiş olmanın getirdiği tatmin duygusu vardı.
*
ayrıca
(bkz:
edie sedgwick)
(bkz:
andy warhol)