edi'nin bitmek bilmez "ben çooook susadım, ama çoooooooooooooooooooooook susadım" şeklinde sayiklamasi ve büdü'nün dayanamayıp su getirmesi bölümünü hiç unutmam. pek severim, yine göreyim yine başından kalkmadan izlerim.
yemek için hazırladıkları fıstık ezmeli sandviçlerine salatalık koyan ve beni şoka uğratan çocukluk kahramanlarım
(jamal, 19.04.2004 22:46 ~ 22:47)
susam sokağının aynı evde yaşamalarından dolayı fesat yetişkinler tarafından haklarında gay dedikoduları çıkan ikilisi
büdünün güvercinleriyle dama oynaması unutulmaz
(nienna, 28.04.2004 10:55 ~ 11:09)
edinin büdüye bir sayı tutmasını istemesi sonrası bu yaşıma kadar unutamadığım büdü'nün söylemiş olduğu şarkı.
senin iki gözün bir burnun var
bir elinde tam beş parmak var
dört ayağı var iskemlenin
ama altının yerini tutamaz
hiç
en sevdiğim sayı altı
bazen büdü bir sayı tut derler bana
ben hep o sayıyı tutarııııııııııııııııııııııııım
en sevdiğim sayı altı
her bölümü süper olan, susam sokağını seyretmemin en büyük sebepi.
(si, 08.03.2005 15:25 ~ 16:32)
muhteşem ikili
zar zor hatırladığım çocukluğumdan kalma,iki kanka.
(idiot, 28.04.2005 20:00)
şimdi efendim bir gece bunlar uyumaktadırlar.(nedense aynı odada uyurlar.o dönem sormuyorduk bu soruları tabi)edi birden saatin kaç olduğunu merak eder ve büdüye sorar.büdü de her zamanki sert soğuk tavrıyla kendisinin bakmasını söyler.edi bunun üzerine bunun için ışığı yakması gerektiğini büdünün ışık düğmesine daha yakın olduğundan dem vurur.neyse efendim bunlar bi süre tartışırlar.sonunda edi çok zekice bir çözüm bulur.pencereyi açar ve deli gibi bağırmaya başlar.bunu duyan komşuları da 'edi saat sabahın ikisi ne bu gürültü' falan diye homurdanırlar.(12 yi geçtikten sonra sabah dendiğini de burda öğrenmiştim)sonra edi huzur içinde yatağına döner ve derin bir uykuya dalar.fakat bu sefer büdünün uykusu kaçmıştır.
(bkz:
bak şimdi)
(suspect, 29.10.2005 06:55 ~ 06:55)
büdü' nün söylediği en sevdiğim sayı:6 adlı şarkı hem edi'nin hem de benim ruh sağlığımı fena etkilemiştir.büdü yüzünden sorunlu bir çocuğum...
küçükken babaannemin bana anlattığı masalın da kahramanlarıdır. yalnız babaannemin anlattığı masalda embesil bir çiftin isimleridir bunlar. kendilerinden utanan bir de kızları vardır. kız çok zengin bi adamla evlenip uzak bir diyara taşınır, baba ve annesi (edi ile büdü) onu ziyarete gider.. kız bunları ahıra yatırır, ahırda geviş getiren havyanları görüp sakız çiğniyor sanıp, hayvanların dillerini kesip çiğnemeye başlarlar. kız bunları alır evin damına yatırır bu sefer. burada da, kuluçkadaki yumurtaların üzerlerine otururlar ısıtmak için, ama hepsini kırarlar.. kız bunlara artık evinize dönün der, yolda üşümesinler diye bir battaniye, ve yeni ayakkabılar verir.. bunlar dönerken rüzgar çıkar. rüzgarda titreyen ağaç dallarını görünce "yazık ya, ağaç çok üşüyor, bak tir tir titriyor" diye, battaniyeyi ağaca dolarlar. sonra tek ayağının üzerinde duran bi leylek görürler. "yazık ya, ayakları üşüyor belli" diyip ayakkabıları da ona bırakırlar..
daha vardı böyle bir sürü aptallıkları da, hatırlayamayacağım malesef.. işin ilginç tarafı hayattında susam sokağı filan görmemiş babaannemin bu edi ve büdüyü, bu masala konu etmesidir. hem de evli bir çift olarak..
aklımda kalan bi sahne vardı büdü ediyi uyutmaya çalışıodu.edi çok raatsız ediodu bunu sürekli su fln istiodu en son büdü de
-uyu büdü uyu dinlen sokaktaki kuşlar gibi gibi bi şarkı sölüodu.hatırlayamıyorum tam.
aşağıdaki muhteşem hikayenin kahramanları.
(edi'nin önünde iki dilim elmalı pasta vardır.
dilimlerden biri kocamandır, diğeri küçüktür.)
büdü : elmalı pastalarından birini verir misin.
edi : (küçük dilimi büdü'ye verir) al bakalım.
büdü :(sitemkar bi ifadeyle) ama edi! o pastalar benim önümde olsa
ben büyük dilimi sana verir, küçük dilimi kendim yerdim.
edi : zaten küçük dilimi sen yiyorsun büdü !
susam sokağının çılgın ikilisi ve ekürileri..
http://www.sempanze.net/...(deulu, 01.08.2006 01:34)
esprilerine hala gülünen, bugün
böyle bir insan olmamda büyük katkıları olan, sevimli ikilidir. ayrıca, şu yaşımda bile hala birini korkutmaya çalıştığımda aklıma edi'nin şu nefis cümlesi gelir:
" büdü... büdü bö! bööğ büdü! büdü?? "
( hatırlayabilenler içlerinden
edi'nin vurgusuyla okumalıdır )
neslimizin efsanelerindendir, yeni nesil bunlardan bir anlam çıkaramayacaktır. bunun yanında çocukların gelişiminde önemli bir yönü vardır bu programların (bkz:
@344847)(benim uğurlu rakamım bu nedenle altı idi
*). o nedenle aptal aptal çizgifilmler izleyerek büyüyen çocukların geleceğinden endişe duymaktayım.
(bkz:
çocuklara kıymayın efendiler)
*
e- büdü
...
e- büdüüüüüü
...
e- büdüüüüüüüüüüüüü!!!!!!!
b- ne var edi
e- uyuyor musun diye sorucaktım.
b- artık uyumuyorum edi!!
edi'nin sürekli sorun çıkaran ve panikatak halinden ziyade; büdü'nün sorun çözücülüğünü her daim takdir etmişimdir. olgunluğu, sesindeki karizmatik hava ile büdü
*; nedense yıllar sonra
teoman'ı her görüşümde o'nu tekrar hatırlamama vesile olmuştur. bir hakaret olarak algılanmasını istemem sevgili sözlük; büdü'yü severdim ben..
edinin, ''çoooook ama çoooook ama çooooookkk susadım'' yakınmalarıyla, kaçınılmaz zihin manyaşmasına giren ikili!
en sevdiğim arkadaşlarım..
halk arasında; ayrılmaz ikililer, yaşlanıp başbaşa kalmış çiftler için kullanılan tanım.
(venom, 06.01.2007 22:02 ~ 22:02)
bizim dilimize yerleşmiş haliyle; edi' yle büdü, şakire dudu. ayrılmaz ikililer.
edi çatlak, toy ve nerde ne yapılacağını bilmez.
büdü ise sabırlı (patlar bir süre sonra) ve ağır başlıdır.
her bölümünde edi'nin, büdüyü delirten ayrı bir olayı vardır.
mesela yatağını düzeltmek için büdü'den yardım alır, dakikalarca yorgana sağından solundan bakıp simertik mi, güzel mi oldu, yok yok çek bir ordan ıh ıh olmadı dur diye uğraştırır.
sonra mı?
yatağa girer yatar.
(venom, 17.01.2007 01:06)