belki ilginizi çeker
  1. · mübalağa sanatı
  2. · tasavvuf edebiyatı
  3. · dunyadenklemi com
  4. · lost teorileri
  5. · dikkat
  6. · martı edebiyat ve sanat üçgeni
  7. · bülent ecevit
  8. · kronik hastalık haline gelen dersler
  9. · climax
  10. · nobel ödülleri
gündem
  1. · boylumlama
  2. · domuz gribi
  3. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  4. · geniş aile
  5. · ugg düşmanı ezik kızlar
  6. · günün tek şarkılık özeti
  7. · galatasaray
  8. · kampüsteki tek kapı cabrio mercedesin sahibi erkek
  9. · ulaşılamayanların güzel olması

edebiyat  

 sayfa  / 2
  1. türkiyede gerçekten yapanın zor bulunduğu sanat.
    (lapsus, 24.03.2005 22:12)
  2. (bkz: edebiyat parçalama)
    (geyik, 24.03.2005 22:13)
  3. (bkz: tasavvuf edebiyatı)
    (neyzeni, 31.03.2006 01:12)
  4. edebiyat, onu dillendirenin ölüme "fake" atışıdır...

    deli gibi korkar insanoğlu ölümden, her ne kadar tersini iddia etse de,
    ve en çok bir toprağa, mülkiyete kazık çakma derdindeki batılaların kaygısıdır ölümsüz kalma. *
    ve sanat dediğini toplum için, sanatın kendisi için kullanma, bir safsatadır;
    "sanat yapıyorum" diyen kendi, ölümsüzlüğünü bırakır,
    işte icadından beridir yazın da "biz burdaydık, burdan geçtik ulan! bari adımız kalsın.." deme kaygısıylan şekillenmiştir. ölümsüzlüğün harflerle ifadesidir.

    doğu felsefesi ve bakış açısıyla edebiyat yorumunu da başka bir arkadaşa devreder, sahneden çekilirim.
    (lazarushadow, 04.05.2006 11:37 ~ 09.11.2006 10:17)
  5. içeriği ile okunmasına gerek olduğunu düşündüğüm dergi. dergide bir çok yazarın hayatı ile ilgili bilgiler, şiir sevgisini kazandırabilecek şiirler, edebiyat dünyası ile ilgili bilgilendirici yazılar, bir çok kitabın tanıtımı mevcuttur. magazinsel konulardan uzak bir şekilde hazırlandığına inandığım bu dergiyle eski döneme ait bilmediğim bir çok şeyi keşfettiğimi söyleyebilirim.
    (tonguç, 14.06.2006 15:57 ~ 15:58)
  6. bir edebiyat öğretmeni olarak :yaşam biçimi, yaşama karşı duruştur edebiyat..asidir, güçlüdür...
    edep kökünden geldiği yalandır..edebiyat edepsizdir..
    (zeushera, 22.01.2007 15:14)
  7. edep kökünden geldiği söylense de değildir aslında..edebi olandan gelir.edebiyat ruhuu gereği edepsiz aykırı olmak zorundadır ve toplıumculuğu ile sonsuzlaşır..
    türk edebiyatı orhun abideleri ile başlar(yazılı edebiyat).8.yy.sonra geçiş dönemi ve halk edebiyatı diye devam eder.
    divan edebiyatı ise sonradan araplardan aldığımız ve ileri götürdüğümüz edebiyattır.kasideler ile divan şairleri para kazandığı için ve kaside övgü şiiri olduğu için divanedebiyatı asla toplumcu olamamış ve halka inememiştir.remizler ve mazmunlar dediğimiz kalıplaşmış sözlerle ve aruz vezni ile yapılır..arapça farsça sözcüklerle doludur..
    (zeushera, 27.01.2007 18:02)
  8. yapanı dahi engellediğimiz kirlettiğimiz anlamadığımız azıcık önemsediğimizde bize çağ atlatma kabiliyeti olan bir sanat.
    (dreamworks, 23.03.2007 13:01)
  9. insanın içinde boğulmak isteyeceği, gerçeklerden uzak, gerçeklere yakın olduğunda ise gerçeklerin can acıtmasından uzak, metafor ve ironi dalgalarıyla, türlü söz sanatlarıyla sizi çevreleyen, kucaklayan koca okyanus.
    (nott, 12.10.2007 03:45 ~ 03:47)
  10. türkiye'de özellikle şiir alanında ede'bayat'a dönüşen, vakumlu saklama kabı.
    (cohen, 04.04.2008 15:10)
  11. "gençliğimin en dayanılmaz yanı, toplumsal hayatımı sürdürebilmek için maskeler takınmam gerekmesiydi.kendi başıma kurduğum dünyayı günlük hayatın içinde karşılaştığım insanların arasına çıkaramıyordum.neredeyse yeraltında yaşayan bir adam gibiydim.ancak edebiyat ruhsal dünyamı yazıya aktarma fırsatı vererek beni dünya yüzüne çıkardı."
    (natalya casta, 30.04.2008 21:51)
  12. türk eğitim sistemi sağolsun, beni yıllarca nefret ettirdi bu sanattan. öğretmenlerim sayesinde hep itici buldum, kimse sevmem için gayret göstermedi, aksine sevmemem için ellerinden gelenleri yaptılar. sadece sistemin üzerime yüklediği, zayıf getirilmemesi ve öss denen sınavda karşıma çıkacağı gerçeğiyle yüzleşmem gereken bir fenomendi. ne kendisini sevebildim ne sevenini ne de icracısını... tabi bunda okuldaki öğretilen edebiyatın yanında toplumdaki edebiyat bakışı da önemliydi. çevremdeki toplumu izah etmek için sanaldan bir örnek: itü sözlükteki ajdar anık başlığındaki giri sayısıyla bu başlıktaki giri sayısını karşılaştırırsak toplumun edebiyata karşı nasıl bir tutum içinde olduğunu anlarız. kaldı ki bu örnek bile saçma, çünkü burası yarı aydın sayılan eğitimli insanların zaman geçirdiği bir platform, bir de sokağa bakalım. sokakta edebiyata dair tek söylem edebiyat parçalamak deyimi. bu deyimden başka içinde edebiyat sözcüğünün geçtiği bir cümle kurabilen insan sayısı çok az bu coğrafyada.

    çok sonraları aslında eğlenceli bir şey olduğunu farkettim, kendi kendime. bir gün elime geçen bir edebiyat dergisini can sıkıntısından okuyunca içeriğinin lisede edebiyat yazılılarında karşıma çıkıp üzerime üzerime gelen sorulardan çok farklı olduğunu anladım. ve edebiyatın yıllarca bize nasıl yalnış öğretildiğinin farkına vardım. bir yanda edebiyatı, en genel tabiriyle kitap okumayı yavaş yavaş sevmeye başlamanın verdiği pozitif his, diğer yanda o yaşıma dek doğru düzgün bir kitap okumadan geçen yılların verdiği negatif his.
    (bayermuhen, 04.05.2008 01:28)
  13. büyük üstad can yücel ''to be or not to be'' cümlesini bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin şeklinde türkçeye çevirmişti. eğer biri ''edebiyat nedir?'' diye sorarsa bu örneği vermek yeter...
    (rushmo, 08.05.2008 00:27)
  14. anlatamamaktır.
    (kirlikirpi, 29.05.2008 22:08)
  15. harfleri hecelere, heceleri kelimelere, kelimeleri ise cümlelere dönüştürmenin büyülü sanatı.

    bu yüzden biraz büyücüdür her edebiyatçı ve bu yüzden büyülenmiş hissine kapılır insan edebiyatla her gerçek buluşmasında.
    (ilelebetmuhalefet, 09.06.2008 23:42)
  16. şiir, öykü, roman ve masal gibi duygusal anlatımları kapsayan bir sanat dalıdır...
    (doğrudüzgün, 24.09.2008 17:04)
  17. (bkz: yavuz yavuzer)
    (doğrudüzgün, 24.09.2008 17:04)
  18. kelime sanatıdır.arapça "edeb" kökünden gelen "edebiyat" sözcüğü,içimizde gerçekten kımıl kımıl eden duyguları,kağıda döker.onsuz olmaz,onsuz yaşanılamaz.
    (dolmakalem, 01.01.2009 03:35)
  19. tiyatro sinema dahil bir çok sanat dalının yaslandığı temek kavram olmasına rağmen ülkemizde edebiyat diyince çocukların okulda ağır metinlerde soğutulduğu bir ders olan hakkı verilememiş, yaşamanın anlamı kadar önemli bir olgu.
    (vanyadayı, 01.01.2009 12:43)
  20. karın doyurmayan,çay içiren olgu.
    (bkz: edebiyat karın doyurmaz çay içirir)
    (yerçekimli karanfil, 03.04.2009 21:33)
  21. ifade edilemeyeni ifade etme sanatı.
    (yenicheri, 12.05.2009 09:57)
  22. öncelikle sözlük tanımı;
    -sanatça, yani insanda estetik duyguyu heyecana getirecek değerde meydana getirilmiş şiir, sahne eseri, hikâye, roman, söylev gibi nazım veya nesir halindeki eserlerin hepsi.
    -bu eserlerin yer aldığı sanat kolu.
    -bu sanatı ve bu eserleri inceleyen bilim.
    -olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı,yazın.

    yazarın tanımı; sanatlar içerisinde en güzeli en insancasıdır. koskoca bir okyanustur.dilin zenginliği ile insanın yüreğini bir arada akıtan bir sudur.yazarken samimi olmak konuşmaktan,göstermekten çok daha rahattır.belki de biraz da bu yüzden çok eski bir buluştur.
    bir tutkudur edebiyat.yazmakla,okumakla bütünleşmiş bir tutkudur.ruhun arınmasıdır,bir ayindir kişinin kendi içinde yaptığı.nefes almaktır bazen,kuytularda dinlenmektir.kalabalıktan kaçmak ya da kalabalığa karışmaktır.bir tebessümdür bazen,bazen de ağlayış.
    bir kavgadır edebiyat.ya da aracısı kavganızın;hayatla,kendinizle,başkalarıyla,aşkla...
    asla sonlanmayacak bir keşif sürecidir.çok derinlerdedir.kimileri için bir aşktır,bir sevgilidir.
    ama en çok "yaşamın kendisidir" edebiyat.
    (suçveceza, 15.05.2009 02:31 ~ 26.05.2009 23:54)
  23. ümidi kırılan insanı, ayağa kaldırma çabasıdır.
    (kendinenudist, 17.06.2009 02:51 ~ 02:51)
  24. aslında eğlenceli olan şey...
    (bkz: k dergi)
    (ilişik yaşam formu, 17.06.2009 02:52)
  25. vampirlerin insan kokusunu çok uzaklardan alması gibi ben de bunu gördüğümde atlıyorum hemen. hayır ben çok sevmiyorum yani seviyorum da teori kısmı ile uğraştığım için nefret ediyorum. yazları da say beş senemi aldı eşşoğlusu. ama kitap okuruz yazarım o ayrı. ama bana edebiyat tarihi demeyin yalvarırım, hele ki eski edebiyat grönlanda bile giderim recep gibi!
    (idiot, 17.06.2009 03:22)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil