verdiğim saçma ve acele karar nedeniyle okumak zorunda kaldığım iğrenç fakülteden mezun olunca yaptığın meslek.ey eczane açmak için eczacılık okumak isteyen insanlar,sakın ha sakın ankara eczacılığın önünden bile geçmeyin,hemen kaçın,uzaklaşın.yaa istanbul ya da marmara eczacılıklardan birini seçin.paranız varsa bunlarla da uğraşmayın,kiralayın bir diploma olsun bitsin.
çogu sayısalcı gencin "çok para var abi eczaneyi açarız diplomayı asarım annem durur ben gezerim" hayallerini süsleyen bölüm.. ankara eczacılık en favori olanı..
akademisyen olmak isteyenler için en favori olanı ankara ama yine söylüyorum eczane açmak isteyenler için büyük bir azap.(daha ilk senem bitmedi,pestilimi çıkarttı.)
dpt raporlarına göre 2010 yılına kadar türkiye'de yeni eczaneye ihtiyaç olmadıgı belirtilmesine ragmen yeni mezun olanların %95'inin eczane açarak saygınlığını gün geçtikçe yitiren meslek türü.
"paranın cinsel organına koyunca kim fiil-i livata eder dpt raporunu" diyen gençlerin gittiği, yapacakları mesleğin ilaç bakkallığı olduğundan, okuyacakları derslerin de kolay olduğu düşüncesiyle girenlerin 3.dönemden itibaren kan ağladığı bölüm.diploması para eden yegane meslek.
ilk girdiğinizde sizi etkiler içerisi bir parti havasındadır hertaraftan ilaç markalarının etiketleri posterleri..sizi hastayken almaya ilaçlarını almaya geldiğiniz bu yer sizi bir değişik hisseder eczacı eğer konuşkansa siz hastalığınızı unutur ve muhabettir dalar giderseniz aslında arkada ticari kaygılar vardır ama siz birden bunu unutup sohbete dalarsınız ve birden ilaçlarınız hazır diye gelen bir ses sizin başınızı kaldırır ve kalfya yönlendirir tam paranızın üstüne bakarken birden gözünüz eczacının büyük boy fotoğrafına bakakalır orada biraz nostalji biraz artistik bir hava sezersiniz... vaybe dersiniz tam orada paranızın üstünü alıp uğurlanırsınız..böyle bir dünyadır eczanin içi..
tüccar yetiştiren fakültedir. benim anlamadığım, doktorun yazdığı 1 adet siklomisin tablet, 1 adet ampisina tablet, 2 adet siktirmisin şurubu hastaya vermek için 5 yıl okumaya gerek olup olmadığıdır. eczacı kalfaları o işi çatır çatır yapıyorlar, o halde ne gerek var diplomalı tüccarlara?
eczacılık mesleği ülkedeki konumu itibariyle her zaman "oturduğu yerde para kazanmak" deyimiyle anlatılır olmuştur. şahsi fikrim kazın ayağının öyle olmadığıdır.
maalesef bazı cahil insanlar eczacılığı sadece reçete okumaktan ibaret görürüyor. ama unuttukları bişey var ki pek çok hasta veya hasta yakınının en kolay ulaşabildiği sağlık danışmanı eczacılardır. dolayısyla eczacılık reçete okumak için değil tüm hastalara her türlü sağlık konusunda yardımcı olabilmek için eğitim vermektedir. tabi ki her bölümde olduğu gibi gereksiz ve günlük hayatta karşılaşmayacağımız dersler de okutulur.
eczacılığı reçete okumaktan ibaret görenlere tek önerim sakın eczacılaradan sağlıkla ilgili danışmanlık beklemeyin kendinizle çelişmiş olursunuz.
okurken çekilen ızdırap dolu günler, sabahın köründe girilen lablar.. bunların hepsi sondaki mutluluğu biraz daha büyütüyor galiba. hacettepenin "heykellik"lerinden birinin görüntüleri...
http://youtube.com/...
insanların ne var lan bunda diplomalı bakkal diye düşündükleri,aslında okuması hiçte kolay olmayan meslektir...ayrıca mesleğinin hakkını vererek çalışan insanlarada haksızlık yapılmaktadır zira herkes böyle düşünse bu mesleğin hakkını verse bugün sağlık sektöründe bu kadar sorun olmazdı heralde,doktorlarla hastalar arası bir köprüdür çünkü eczacılar...
üniversite sınavlarına hazırlanırken uzun süre okumak istediğim bölüm.tabi öss ideallerin değil zorunlulukların sınavı olduğu için okuyamadığım bölüm.öss bana mühendisliği uygun gördü 4 yıl önce sağolsun, varolsun.
eczane zincirleri kurmak isteyen zihniyet ve yasa tasarıları ile karşı karşıya kalan , pastadan en büyük pastayı bu şekilde almak için yasa tasarı bile sunulan , şimdilerde bu tasarı askıya alınsada tehlikede olan meslek grubudur.
anne baba mesleği. dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir tabii ki reçete okumaktan ve kalfaların yaptıklarını yapmaktan da ibaret değildir. toplumda saygınlığı olan mesleklerdendir. sanırım eski eczacılar için ilk zamanlarında olduğu gibi kolay değil artık. çünkü bilgisayarlı sisteme geçildi ve saçma sapan da birsürü ayrıntısı var her kurumun. nöbetleri insanı çileden çıkartır. zannederim ki küçük yerde eczacılık yapmak biraz daha iyidir. işte böyle bir şeydir..
bu bölümde okuyanların geneli kızdır, öğretim görevlilerinin de geneli kadındır, hatta öğrenci işleri de, hatta tabelası da, hatta...
bu bölümde okuyan erkeklerin geneli erkektir, hatta babası da erkektir, hatta diploması da. bu bölümde okuyan erkeklerin %85'i abazandır, %10'u orta şekerli, %5'i pasif agresiftir. bu bölüm böyle bir bölümdür.
doktorlarla kankadır, avukatlarla kavgalı, esnaf ile bir küs bir barışık, karısı/kocası ile her daim mutlu, hiper sosyal insanlardır.
eczane dediğin bir sokakta on tane dükkan içinde en temiz olanıdır.
eczacı ve eczacı kardeştir. ikinci evdir eczane. güdümlü eş terliğinin menzilinin dışında bir yerdir eczane.
eczacı en asil duyguların insanıdır. kanın ısındı mı suyun da ısınır. anında bir antibiyotik verir, tüm hava gazını alır insanın. o biçim insandır.
eczacılık kesinkes kız mesleği değildir! (aslında tüm söylemek istediğim buydu.)
en az dört yıl boyunca işkence çektiğiniz,yaptığınız tek şeyin saçma sapan derslerin saçma sapan konularını ezberleyip sınava girmektir.herşeyi ezberledim biliyorum diye girdiğiniz sınavların aslında size girdiğini sınavda anlarsınız.
eğer ankara üniversitesinde okuyorsanız fakültenizin açılmasıyla sınavlarınızın başladığı,kapanmasıyla da bittiği bir bölümdür.hergün her derste sınav olursunuz.haftanın beş günü sabahtan akşama kadar dersiniz olur.en erken sizin fakülteniz başlar,en geç sizinki biter.sadece iki hafta(hatta ben üçüncü sınıftayken bir haftaydı)ara tatiliniz olur.diğer üniversitelerdeki arkadaşlarınız bir aydır tatildeyken sizin fakülteniz başlamıştır hatta sınavlaınız bile başlamıştır.
okurken şu okul bir bitse de kurtulsam diye dualar edersiniz ancak bitirdiğiniz de de görürsünüz ki aslında siz yapacağınız işle ilgili hiçbirşey bilmiyorsunuzdur.eğer eczane açacaksanız en az bir ay iş öğreneyle ilgili sıkıntılar yaşayacaksınız;açmayacaksanız ve de istanbul dışında oturuyorsanız işsiz kalacaksınızdır.(uzun bir süre)
yeni başlayacaklar içinsöylüyorum:eğer ezberiniz kuvvetliyse,kimya ve biyolojiyi seviyorsanız(matematik ve fizikle alakası olmayan bir bölüm çünkü)bu bölümü seçin.ancak kesinlikle ama kesinlikle ankara üniversitesi ni seçmeyin.çünkü diğer üniversitedeki arkadaşlarınız çoktan mezun olup eczanesini açtığı sırada siz hala daha 2 kredilik dersinizi vereceğim diye uğraşıyor olursunuz büyük ihtimalle.
eczacılık öğrencileri eczacı kalfalarının ve çıraklarının eczacı havalarında gezmesine,eczacı pozu vermesine hatta abartıp eczacıyız demesine çok gıcık olurlar.level atlayıp eczacı olunduğunda ise zamanında gıcık olunan kalfa ve çıraklara en basit formüllü ilacın etken maddesini sorarlar ve olayı bitirirler.bi nevi intikam.