ecce homo 

adana çık aradan

  1. 3 bölümden oluşan kitapta nietzche kendini anlatır. bence bunu yapmak zorundadır çünkü onu anlatabilecek birisinin varlığına ben rastlamadım henüz. uzun sğre kartal misali yükseklerde yaşayan zerdüşt'ün alçaklara indiğinde karşılaştıklarını bu defa kendi ağzından anlatır nietzche. soyut idealler uğruna atılan büyük yalanlara karşı öfkesi büyüktür ve yaşamanın amacını şöyle belirtir;

    "beslenme ,yer, iklim,dinlenme... bu küçük şeyler şimdiye dek önemli sayılan şeylerden son derece daha önemlidir.tam buradan başlamalıyız yeniden öğrenmeye . insanlığın bugüne değin önemle düşünüp durduğu şeyler gerçek bile değildir, kuruntudur yalnızca , daha sert deyimiyle;o sapına dek zararlı, hasta yaratıkların bozulmuş içgüdülerinden doğan yalanlardır; o kavramların topu " tanrı" , "ruh" , "öte dünya" , "günah" ... ama insanoğlunun büyüklüğünü , tanrısallığını hep bunlarda aradılar. "küçük şeyler" i , yaşamın temel konularını küçümsemeyi öğretmekle , en zararlı insanları büyük insan saymakla yurt yönetiminin, toplum düzeninin, eğitimin tüm sorunlarını da köküne dek bozdular.....bugüne dek en birinci insanlar diye saygı görenlerle kendimi karşılaştırdığımda , aramızda elle tutulur bir ayrım görüyorum; bu sözde birincileri insandan saymıyorum bile -onlar benim gözümde insanlığın döküntüleri, hastalığın, önce susamış güdülerin doğurtmalarıdır,yıkım getiren ,aslında onulmaz canavarlardır."

    kitabın tümünde müthiş tespitler vardır yemek ,dinlenmek ve iklim üzerine. nietzsche bunlara bağlar sağlıklı bir ruhsal yapıyı ve oldukça önemser bu üç şeyi. mesela;

    ".....o hayvanca yemek üstüne içmek alışkanlıklarını da katarsanız , alman düşüncesinin nereden çıktığını anlarsınız: bağırsaklardan!" buyrun size tespit, hem de ustasından.

    "......hiç kimseyi okurken shakespeare'de olduğu gibi parçalanmaz yüreğim:soytarılığı böyle gerekli bulmak için nasıl acı çekmiş olmalıdır insan" (sezen aksu'yla ilgili birşeyler yazmıştım ve anlatmak istediğim buna benzerdi aslında :soytarılık!)
    "....wagner'i kendilerine benzer bulmakla onu saydıklarını sanan wagner'ciler ulusuna karşı ağzımı bile açmam ;dudak bükerim yalnız" (bu da almanlara gidiyor)
    "......sanatçı olan insanın avrupa'da paristen başka yeri yurdu olamaz"

    ha son olarak nietsche'ye göre kitaplar sadece dinlenme zamanlarında okunmalıdır yoksa boşa vakit kaybı olur. (bununla ilgili veciz bir tespiti vardır ki yazmaya üşenmesem çok da yerine otururdu ama başka sefere)
    (joussaince, 21.10.2007 22:06 ~ 26.04.2008 12:03)
  2. hz. isa romalılar tarafından yakalanıp, işkence gördükten ve başına dikenli taç takıldıktan sonra bekleyen kalabalığın önüne çıkarıldığında romalı asker tarafından söylenen söz: işte adam anlamındadır.
    (kaynak kişi, 25.04.2008 23:36)