ilk karşımıza çıktığında ilginç diş yapısı ve değişik ses tonuyla dikkatimizi çekmiş, zaman içerisinde geçirdiği fiziksel değişimle daha da bir popüler olmuş, ses stüdyosunda geçirdiği fenalıkla ve yaşadığı aşklarla gündeme gelmiş, kendi müzik tarzında lider sayılabilecek hatun kişi.
son albümünün satmadığı ile ilgili haberlere "gidecekler, milli eğitim bakanlığı'nda bandrollere bakacaklar. herkes haddini bilecek. kimse kıskanmasın"* diye cevap veren bünye. memleketten uzak kalalı baya şey değişmiş, eminim eğitim sorunlarıylada kültür bakanlığı ilgileniyordur ebru hanım(!)a göre...hayır birde bu tip insanlar çıkarlar efendim benim işim şarkı söylemek, ben mühendis değilim ki filancayı bilim diye öterler, kardeşim sen bizzat bilmen gerekeni, işinin gereklerini daha bilmiyorsun ki...
dip not: kasetini alıp asla dinlemesem de, müziğini pek sevmesem de, tv de çıktığında kanal değiştirmediğim nadir insanlardandır, sesi harbi güzeldir, şarkıları nasıl okuyacağını çok iyi biliyor, alaylı olmasına rağmen allah vergisi sesi ile kendini şarkı söyleme konusunda baya geliştirmiş biridir, takdire şayandır bu yönü ama keşke bu yönünü geliştiriken birde bu işin diğer kısmını öğrenseydi diyede hayıflanmıyor değilim...
bir de bu ablamız her yeni albümden önce bir vukuat yaşar, gökhan özen ile bu konuda yarışırlar...
"fırtınalar koparsa kopsun" dedikten sonra bir çeşit "kemik" gözlük çerçevesi kullanmaya başlamış ve daha ziyade vivid sekreterlerinden aşina olduğumuz bir ekolü cennet vatanımıza yaymıştır.
bu haliyle kendisi bir moda ikonu, gençlerin göz bebeklerinden daha dar, kaval kemiklerinden daha sert siyah/kırmızı veya lacivert çerçeveler almasına sebep olan bir alternatif akımdır.
sonradan load albümüyle yumuşadı yalnız. metallica için de uche'yi klibinde oynattıklarında böyle demişlerdi misal.
sesi güzel, hareketleri garip, dansı yere topuklarını vurma stilinde olan türk melez müziğimizin(arebesk, pop, sanat müziği) güzide sanatçısı ebru hanım; belgesel ve kitapla kasıtlı kültürlenme sürecimden arta kalan bir vakitte izlediğim magazin programında boy göstermekteydi.
aşkıyla maşkıyla değil mesleğini icra ederken..konser meydanını tıklım tıklım dolduran kalabalıktan bir hanım kızımız ''seni severek izliyoruz'' diyerek sahneye atlayıvermiş. aman allahım bu ne hasret, bu ne sevgi.. ve güzel sesli ebru hanım bombayı patlatıyor ''ne o be sting'in konseri mi sandın, hareketlere bak hahaha'' ve elbette zengin ve sanatçı insanların esprilerine herkes güler felsefesiyle tüm kalabalık hahaha..
hahah da kardeşim; sting'in konserine mi geldim diyerek ''sting diyorum, evrensel müziği biliyorum, ebru diyip geçmeyin aloo'' bilinçaltından renk veriyorsun ama kızın hareketlerini nedense rapçi klişe hareketleriyle öykünüyorsun. yakıştı mı?
eminem de, dr alban de bari( ki eskiyi de bildiğini öğrensinler) yok sting diyeceksin; sonra da rapçi taklidi yapacaksın..
hem o hareketleri yaparken ''oooo yeaaa'' de deme bir daha.. zira onu sadece rapçiler kullanmaz. daha geniş bir kullanım alanı vardır. benden söylemesi..
konuşurken ellerini ahtapot edasıyla savuran şarkıcı.bunun sebebi ellerini çok beğenmesi,pırlantalarını göstermek istemesi veya harbiyim,erkek gibiyim aynı zamanda çok pis dalarımın ifade şekli olabilir.bunların yanısıra sesine laf söylenmez çünkü çok başarılıdır.
çok ilginç bir biçimde ha bire karşılaşmış olduğum lakin hiçbir alakamın olmadığı şarkıcı.
yalnız şöyle bir durum var.. alev alev derim başka bir şey demem.aşık olmuşken dinlendiyse ve akla kazındıysa unutulmuyor.pür arabesk.sözleri güzeldir,damardır.
delikanlı kadın ayaklarında bir acayip şahsiyet .
uzun zaman serdar ortaç la beraber korkunç ikili olarak ekranlarımızı şenlendirmişlerdi . sonradan küsüp etki derecelerini yarıya indirerek , yüreklerimize su serptiler .
ilk çıktığı günden bugüne müthiş bir değişim geçiren, kendisinde değişmeyen tek şeyin sincaba benzeyen havası olduğu kadın. o gün nasıl sincaba benziyorsa, bugün de aynı sincaplık mevcut kendisinde.
tam anlamıyla kıro denilecek bir kadın şarkıcımız.sesinin güzelliğine diyecek bir şeyim yok ama şarkıları,hali,hareketleri tavrı bu sıfatı isminin önüne almayı sonuna kadar hak ediyor.
nedense beyin kanaması geçirip ameliyat masasına yattıktan sonra o masadan ameliyat öncesine kıyasla kocaman göğüslerle kalkan (bayanların affına sığınıyorum efendim), birden bire sahnelere dekolte kıyafetlerle ve yeni iri göğüsleriyle fırlayan bir sanatçımızdı kendisi.
beyin ameliyatına kadar çıtı pıtı, tarzını tasvip etmesem de güzel sesli bi şarkıcıydı. beyin ameliyatından sonra hükümet gibi kadın olup tarzı, şarkıları kanımca tasvip edilebilir olmaktan iyice uzaklaşmış olsa da sesi hala çok güzeldir. gerçi çıtı pıtılığın gitmesi belki beyin ameliyatıyla ilgili değildir, yaş da etkili oluyo tabi.