geçen gün ilk defa duyup da 31'in nerden çıktığını öğrenmem üzerine mütamadiyen yarıldığım olay...
eskiden mastürbasyon için "el çekmek" söz grubunu kullanırlarmış.insanlar çoluk çocuğun yanında ayıp olmasın diye el kelimesinin ebced hesabıyla karşılığını bulup böyle kullanmışlardır..lâm=30 ve elif=1 harfleriyle el yerine 31 denmeye başlanmış..el çekmek yerine 31 çekmek kullanılmış ve bu günümüze kadar gelmiş...(bkz: oha)
fazla kaypak ve istenilen yere çekilmeye müsait bir hesaplama yöntemi izienimi veren gudubet.
biraz kassam kuran'da herhangi bir sureden "6 kasım nası kodu fenerbahçe ehehe" ya da "sarıyla kırmızıyla alnımızın akıyla" falan çıkarabilirim diye düşünmüyor değilim kimi zaman. .
arap alfabesinin,her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni.bu düzende baştaki elif harfinden başlanarak,her harfe,birden ona kadar birer birer,ondan yüze kadar onar onar,yüzden bine kadar yüzer yüzer artırmak yoluyla bir değer verilmiştir.
arap harflerinin ayrıca birer rakam değeri vardır. harfler, bu sayı sisteminde ebced, hevvez, hutti, kelemen, sa' fas, karaşet, sehhaz, dezzag diye sekiz gruba ayrılmıştır. aynı zamanda ebced hesabı edebi eserlere tarih düşürme sanatında karşımıza çıkar. özellikle 16. yüzyılda çok sık işlenmiştir.
bilindiği gibi “ebced”, arap harflerinin kolaylıkla ezberlenebilmesi için, harflerin birleşmesinden meydana gelmiş sekizer guruplu manasız kelimelerin ilkidir... tarihte “ebced hesabı” diye bildiğimiz şey ise, bu kelimelerdeki harflerin her birinin bir sayıya tekabül ettirilmesiyle ortaya çıkmıştır...
çok eski asırlardan beri harfler ve harflerle sayılar arasındaki tenasüp üzerine farklı kültürlerin farklı inançları olmuştur... bu fikrin bilinen ilk temsilcisi pisagor’dur... ona göre alemin esası sayı ve sesten teşekkül etmişti...
ses, 28 harf demektir ve sesin ahengi neticesindeki musikinin sayılarla vazgeçilmez bir bağlantısı vardır...
daha sonra bu fikir farklı şekillerde yorumlanmakla beraber, islam medeniyetinde de karşılık bulmuştur... bilhassa tasavvuf anlayışında ön plana çıkan bu mesele, ilm-i huruf (harfler ilmi) , kitabü’l-huruf (harfler kitabı) gibi yüzlerce kitabın yazılmasına sebep olmuştur...
şöyle ki, insan alemin özüdür... kainattaki tüm tecelliyat, onun özü olan insanda da mevcuttur... bu hem maddi, hem de manevi unsurlardır ve insanın maddi özü de maddi alemin bir cüz’ü olarak 4 ana unsurdan [anasır-ı erbaa: hava, su, toprak, ateş] müteşekkildir... ismi geçen 28 harf ise dengeli bir dağılımla bu dört unsurda yer almaktadır... dolayısıyla ebced ilmiyle anasır ı erbaa arasında bir münasebet mevzu bahistir... yani harflere ve sayılara mukaddes, metafizik bir kıymet dev(şi)rilmiştir... ki kur’an-ı kerim ile ebced hesabı arasındaki kuvvetli irtibata nazaran, bu kıymet ilahidir diye düşünmekteyim...
ayrıca yine kelimelerin içindeki harflerde de ahlaki formlar aranmıştır... mesela: edeb kelimesi elif, dal, be harflerinden müteşekkildir ki, elif “el”i, dal “dil”i, be “bel”i remzetmekle; edeb kelimesi, “eline, diline, beline sahip çıkmaktır” şeklinde tefsir edilmiştir...
ebced hesabındaki bahsi geçen manasız 8 kelime şunlardır:
ebced, hevvez, hutti, kelemen, sa'fas, karaşet, sehaz, zazağ...
bu kelimeler aslen arapça olmamakla birlikte menşe’leri hakkında pek çok rivayetler vardır... birkaçını sayalım:
1. bu isimler şuayb ’ın kavminden olan şahların isimleriydi...
2. adem’in yaratılış ve cennetten ayrılış hikayesinin evrelerini temsil etmekteydi... [ebced: meleklerin adem’e secde etmesi... hevvez: yasak meyveden yenmesi... şeklinde devam eder]
3. her harf allah’ın isimlerinden birine tekabül eder... [elif: allah ism-i zatı, be: bari’, cim: cemil ve cebbar...gibi] yani esmaü’l-hüsna’nın [allah’ın 99 ismi] anahtarlarıdırlar...
pek çok başka rivayetler olmakla beraber ebced’in menşe’i tam olarak bilinmemektedir...
ebced hesabı dediğimiz şey ise, her harfin bir sayıya tekabül etmesi ve harflerin meydana getirdiği kelimelerin günlük hayattan tutunda edebiyatta ve tarih düşürmede kullanılmasıdır...
bu harf-sayı dağılım şöyledir:
ebced:
elif: 1, be: 2, cim: 3, dal: 4
hevvez:
he: 5, vav: 6, ze: 7
hutti:
ha: 8, tı: 9, ye: 10
kelemen:
kef: 20, lam: 30, mim: 40, nun: 50
sa’fas:
sin: 60, ayn: 70, fe: 80, sad: 90
karaşet:
kaf: 100, ra: 200, şın: 300, te: 400
sehaz:
se: 500, hı: 600, zel: 700
zazağ:
dad: 800, zı: 900, gayn: 1000...
ebced hesabı, eski dönemlerde günlük hayatta rakamlar yerine kullanılmaktaydı... ticari ve hususi münasebette adeta bir şifre haline gelmişti... mesela, 100 akçe borcu olan bir adama, alacaklı bir kağıt üzerine kaf harfi yazıp gönderirdi... bunu gören verecekli borcu olduğunu hatırlardı [kaf harfinin ebcedde mukabili 100’dür] ... böylece hem mesaj yerine nazikane bir biçimde ulaşmış ve hem de aracıdan mesele saklanmış olurdu... küsuratlı miktarlarda, mesela 350 akçe borcu varsa; şın, nun (300+50) harfleri yan yana bitişik olarak yazılır ve gönderilen kişi bu üç harfin tekabül ettiği ebced sayısı miktarını öğrenmiş olurdu...