|
|
- islamın ilk halifesidir ve 2 yıl halifelik yapmıştır.
(bkz: http://www.cagriweb.com/...)
- ebu bekr-i sıddık hazretleri peygamberlerden sonra, insanların en üstünüdür.
aşere-i mübeşşerenin yani cennetle müjdelenen on sahabenin birincisidir. peygamber efendimizin kayınpederi, hz. âişe'nin babasıdır. hz.ebu bekirin resulullah efendimize fevkâlâde sadâkât ve sevgisi vardı. vefatına, peygamberimizden ayrıldığından duyduğu aşırı üzüntüsü, gammı ve hasreti sebep olmuştur. çünkü ona karşı olan, sevgisi ve bağlılığı kelimelerle tarif edilemiyecek kadar çoktur. peygamber efendimiz de onu çok severdi.
peygamber efendimizin vefat ettiği gün halife seçildi. hilafeti 2 sene 3 ay 10 gün sürdü. 63 yaşında iken hicretin 13 (m. 634) yılında cemaziyel-ahir ayının yedisinde pazartesi günü hastalandı, 15 gün hasta olarak yattıktan sonra vefat etti. cenaze namazını hz. ömer kıldırdı. peygamber efendimizin kabrinin bulunduğu hücre-i seadete defnedildi.
www.dinimizislam.com(metuss, 29.04.2005 16:11 ~ 29.08.2007 01:00)
- hababam sınıfında bir bölümde adı geçen hâlife. inek şaban müdürün ezberlettiği cevapları karıştırır, olaylar gelişir..
- ilk inanan müslümanlardan dördüncüsüdür.
- hazreti muhammed, (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat ettikleri zaman, müslümanlar ne yapacaklarını şaşırmış durumdaydılar.. bir kısmı "vefat etti", diğer kısım "vefat etmedi" dediler.. ihtilaf oldu.. hatta bu arada, hazreti ömer'in "kim muhammed öldü derse boynunu vururum!" demesi meşhurdur..
işte bu sırada hazreti ebubekir minbere çıktı.. "ya kavim! her kim, sizden hazreti muhammed'e taparsa, hazreti muhammed vefat etmiştir.. her kim sizden allah'a taparsa, allahü teala ölmez!" dedi.. ihtilaf ortadan kalktı ve müslümanlar sakinleştiler..
- müslümanlar için "uyanık"lığın sembolüdür. hz. peygamber vefat ettiğinde hz. ömer de dahil bir çok dostu büyük bir şaşkınlık içindeyken hz. ebubekir daha sakin, vakur ve mantıklı düşünen bir ruh hali içerisindeydi. adeta diğer müslümanlar sarhoş olmuşken o diri ve uyanık idi. bu yüzden onların içerisinde devlet başkanlığına en layık isim hz. ebubekir'di.
- bir ortamda peygamber efendimiz(sav) ile cebrail(as) oturmaktadırlar..hz ömer efendimiz odaya girer cebrail(as) konuşmasına devam eder..sonra hz osman(ra)hz ali(ra) da girerler ama cebrail(as) yine konuşmasına devam eder..odaya en son hz ebubekir(ra) girer. o girince cebrail(as) ayağa kalkar ve hürmet gösterir..
daha sonra odada peygamber efendimiz(sav) ile cebrail(as) yalnız kalınca peygamberimiz(sav) bunun sebebini sorar cebrail(as)'a..
o da:
-o benim hocamdır.ademin vücuduna secde etmemiz istendiğinde ben kibirlenmiş ve "o benden daha alçak bir durumda niye secde edeceğim?" diye içimden geçirmiştim..o sırada tepemizdeki kubbeden hz ebubekir(ra) bana seslendi ve beni uyardı. bunun üzerine ben aklımı başıma aldım ve secde ettim.secde etmeseydim akıbetim ne olurdu?
diye cevap vermiştir..ibretamizdir..
- islam'ın en zor dönemini çok başarılı bir şekilde toparlamış devlet adamı. iki senelik görev süresi boyunca islam'dan dönen ve zekat vermeyenlere karşı mücadele etmiş ardından gelen hz. ömer, islam'ı arabistandan daha uzaklara ulaştıracak gücü bulabilmiştir.
- bekirin babası anlamına gelen isim.peygamberin yakın arkadaşı ve destekçisi.asıl ismi abdullahdır.
- hadîs-i şerîfte "ebû bekir’in îmânı, bütün mü’minlerin îmânı ile tartılsa, ebû bekir’in îmânı ağır gelir" buyrulan mübarek sahabi radiyallahu anh. sebebi ise şu hadisedir;
hz. ebû bekir, peygamber efendimizin huzurlarında müslüman olur olmaz, hemen yakın arkadaşları hatırına geldi:
- yâ resûlallah, müsâade ederseniz, yakın arkadaşlarımı da huzûrunuza getirip, onların da müslüman olmalarını arzû ediyorum. onların da ebedî saâdete kavuşmalarını istiyorum, diyerek arkadaşlarına koştu.
arkadaşlarım dediği, hz. osman, hz. talhâ bin ubeydullah, hz. zübeyr, hz. abdurrahmân bin avf, hz. sa’d bin ebî vakkâs ve hz. ebû ubeyde bin cerrâh gibi, ileride eshâb-ı kirâmın ileri gelenlerinden ve cennetle müjdelenenlerden olacak kimselerdi.
hazret-i ebu bekir’in diğer müslümanların en üstünü olmasının sebebi, imana gelmekte, malının çoğunu ve canını feda etmekte ve her türlü hizmette, başkalarının önünde bulunmasıdır.
resulullah insanları imana davet etti. ebu bekri sıddık iman edenlerin birincisi oldu. böylece imanda onun ikincisi oldu. sonra hazret-i ebu bekir insanları allah'a ve resulüne imana çağırdı. birçokları bu çağrıyı kabul etti. böylece davette de ikincisi oldu. her savaşta resulullahın yanında idi. bedir'de de onun ikincisidir. resulullah hastalanınca, onun yerine insanlara imam olup, öne geçti. bu hususta da ikinci oldu. resulullahtan sonra onun türbesine defin olunmada da ikincisi oldu. bunlar hep ona en yakın olma delilleridir. allahü teâlâ, resulünün arkadaşı olarak, hazret-i ebu bekir’i kur'an-ı kerimde bilhassa bildiriyor ve, "o vakit resulüm arkadaşına, mahzun olma diyordu" buyuruyor. üçüncüleri allahü teâlâ idi. allahü teâlânın kendisiyle olduğu bir kimse ise, şüphesiz, şeref ve fazilet yönünden diğerlerinden üstündür.
hazret-i ebu bekir'in ismi geçince, hazret-i ömer şöyle dedi:
"ömrümdeki bütün amelimin ebu bekrin, bir gün ve gecelik ameli gibi olmasını isterdim. onun o mesut gecesi ki, resulullah ile birlikte mağaraya gitti. mağaraya varınca, "allah için, ya resulallah içeri girmeyin! ben gireyim, içerde zararlı bir şey varsa, bana gelsin, mübarek zâtınıza bir keder, bir elem gelmesin" dedi ve içeri girdi, içeriyi süpürüp temizledi. sağında solunda bir çok irili ufaklı delikler gördü. hırkasını parçalayıp, delikleri kapadı. sonra resulullaha, içeri girmesini söyledi. resulullah içeri girdi ve mübarek başını hazret-i ebu bekir'in kucağına koyup uyudu.”
http://www.dinikitablar.com/...
- ikinin ikisi, dost.
dostluk öğrenilecekse bu o'ndan başkasından olamaz sanırm.
|