ea ya da sözelci olup say okuyan insan modeli   

adana çık aradan

  1. (bkz: yirmiiki22)
    (yirmiiki22, 18.06.2007 17:47)


  2. gerek velilerin gerekse zeki lise eğitimcilerimizin fenci çalışkadır,ea idare eder,sözelci ise tembeldir,diye bir genelleme yapmasının sonucu.
    şahsen ben baya bir kavgayı göze alarak sözeli seçmeyi başardım ve istediğim bölümü başarıyla okumaktayım.darısı herkesin başına.
    keşke büyükler(!) gençlerin kaderlerini belirlerken birazda onların fikirlerini alsalar.
    (betatron, 18.06.2007 18:48)
  3. bu modellerin* bir de sayısalcı olup eşitağırlık ya da sözel seçenleri vardır. iki türev de bölümlerinden mezun olup üniversite kazansa da okuyamaz, zorlanır, kafayı yeme derecesine gelir, bütünlemeler sene sonu onu bekler. bunlar olmasa bile en azından diğerlerinden daha zor ayak uydurur derslere. herkes kafasının çalıştığı bölüme gitsindir, sözel ve eşitağırlıkta da iş alanları artsındır, öğrenciler doğru yönlendirilsindir, herkes mutlu olsundur, falandır felandır..
    (bkz: hayal kurmak)
    (sphinks, 18.06.2007 19:10 ~ 19:13)
  4. orta okulda dersleri iyi olduğundan etrafın gazına gelip fen lisesine girmiş öğrencidir
    (nepenthe, 19.06.2007 16:31)
  5. üniversitede ilk sene bittikten sonra "acaba ortak alanlar nelerdi yahu ?" diye dersane kitapçıklarını karıştırmaya başlayacak öğrencidir..çünkü bu sene 2. senesidir, öss de aobp si düşmeyecektir..2. seneyi okuyup okumamak arasında kalır, ilk dönem okula gideyim, eğer dersleri verebilirsem devam ederim, veremessem 2. dönem öss ye kasarım şeklinde düşünmesi ve dipsiz kuyularda kaybolması son derece muhtemeldir..diğer yandan bu durumu aileye nasıl açıklayacağı da beynini kemiren bir başka konudur..
    (kskaan, 04.08.2007 17:36)
  6. aile isteğiyle sayısal okuyan öğrencidir.zira okuduğunuz şehirde en iyi okullardan birindesinizdir,okul şartlarına göre ise sayısalcı olmamak aptalca gözükmektedir.
    sonu düşünülmez,bakarsınız arkadaşlarınız da sayısal tercih etmiştir...bari aynı sınıfta olurum denilip,aileye de uyup devam edersiniz...
    hasbelkader okursunuz üniversitede bir bölümde.sonradan sevmiş olsanız da gerçek istediğinizin bu olmadığını anlamak uzun sürmemiştir.

    (bkz: çocukken yapılan abukluklar)
    (rhododendronluteum, 04.08.2007 18:25)
  7. efenim tamı tamına tazmanya canavarı'nın içinde bulunduğu durumdur, şöyle ki;

    lise 2'ye geçmiş olduğum sene hedefim olan eşit eğırlıkla öğrenci alan bölümleri tutturabilmem içün bırakın türkçe-matematiği fen bölümünden de en az 35-40 soru yapmam gerekmekteydi. peki ben neyaptım? doğal olarak sayısal seçtim. şimdi çıkıp kimse "dersanede fen sınıfına giderdin vs vs" gibi benim düşünemediğim(!) şeylerden bahsetmesin. öncelikle herkesin dersaneye gidebilme şansı yok ki allah'tan benim vardı. ikincisi öyle sadece dersanede bir iki şey görmekle öss'de bu naneyi başarabilen insanlar var ise de ben denk gelmedim. sonrasında lise 2'yi sayısal sınıfta geçirmiş iken ben tam da lise 3'e geçtiğimde puanlama sistemi değişti ve benim gibi bir çok insan takalaya geldi. tekrar fark derslerini verip bölüm değiştirmeyi de maçam yemediği içün paşa paşa sayısal okuyup iktisat yazmak durumunda kaldım. peki pişman mıyım? hayır!
    (tazmanya canavarı, 04.08.2007 18:51)