belki ilginizi çeker
  1. · istifçilik
  2. · nokia 6230
gündem
  1. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  2. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  3. · beşiktaş
  4. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  5. · disko kralı
  6. · prison brake
  7. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  8. · i will make him an offer he can t refuse
  9. · barış manço

eşya ile duygusal bağ kurmak  

 sayfa  / 2
  1. bir çok kişinin başına gelebilecek durumdur,alınan kişiye göre oluşabilir,uzun yıllar kullanım sonucu da oluşabilir,güzel bir şeydir yerine göre,farklı çıkış noktaları vardır herkes için.
    ileri boyutu istifçilik denilen bir hastalıktır.
    (fazla uzaklaşmış olamaz, 02.11.2008 20:30)
  2. bazen cok basit eşyalara karşı duyulan minnet sevgi karışımı bir duygudur
    çoğu öğrencide kalem takıntısı vardır mesela sayarlar ben bu kalemi 10 kusur yıldır kullanıyorum falan gibi
    (mer, 02.11.2008 20:52)
  3. erkekler ve arabaları arasındaki doğa üstü gücün nedeni. metafiziğe giriyor daha fazla açıklayamayacağım.
    (vjeshtitza, 02.11.2008 20:53)
  4. cep telefonu, bilgisayar gibi teknolojik aletleri sadece bozulunca değiştirmek, duygusal bağ kurulan eşya kullanılamaz hale gelince çok üzülmek,

    aynısından bulup alma girişiminde bulunmak bunun mümkün olmaması durumunda ise daha da üzülmekle sonuçlanabilecek şey.
    (comeundone, 02.11.2008 21:43)
  5. kişisel olarak hala saplantım olan durum. eskiden kullandığım özellikle çocukluğuma ait hiçbir şeyi atamıyorum. rotringkalemim var yıllardır kullandığım, kimseye vermem, isteyebilirler diye kimseye göstermem bile. nasıl bir ruh halidir bu a.k!!!
    (iki nokta üst üste, 02.11.2008 23:44)
  6. uğur, şans getirdiğine inanılırdı bazı eşyaların; daha önce onlar yanımızdayken işler yolunda gitmiştir çünkü, doğru mu yanlış mı bilmem ama günümüz tüketim toplumunda her şeyi "kullan - at" tarzı kullandığımız için bir eşya ile duygusal bağ kurabilecek kadar zaman geçirmiyoruz. bu işler zaman ister, emek ister, yaşantı ister; yok böyle bişi artık.
    (pandoraspirit, 03.11.2008 08:41 ~ 08:41)
  7. -bak yıldız kaydı!
    -...
    -hadi bir dilek tut
    -...
    -ben mi? ben hep yanımda olmanı diledim
    -...
    -ne alakası var? yazın da ol istedim tabii ki!
    -...
    -boş yere alınganlık yapıyorsun bence
    -...
    -asma yüzünü, inan ki seni her an yanımda istiyorum
    -...
    -hadi artık bırak bunları, bir şey ister misin?
    -selim olm, battaniyeyi versene babanın bacakları üşüdü
    -anne batmayaniye o tamam mı batmayaniyee!!
    -tamam olm kızma ver hadi
    (diazepam, 03.11.2008 09:53 ~ 10:33)
  8. bazı kişilerce asla anlaşılamayan bir durumdur. kitaplar, giysiler ve bazı ev eşyalarına karşı duyulan bağlılık, bu duyguyu anlayamayanlarca cimrilik olarak değerlendirilebilir.
    (arapbebek, 03.11.2008 10:31)
  9. (yeşil başlı gövel ördek, 03.11.2008 10:34)
  10. (bkz: kocam)

    eşya mıdır? e bunca yıl sonra evin demirbaşlarından sayılıyor artık o da. duygusal bağ, vazgeçemeyeceğim boyutta. o derece bağımlıyım yani. yangında ilk kurtarılacaklarlar listesinde ilk üçte hatta. diğer ikisi için;

    (bkz: ikizlerim)
    (toşdidi, 03.11.2008 11:07)
  11. eve yeni bir buzdoabı alınması sonucu eski buzdolabının balkona taşınıp çalıştırılması ve balkona her çıktığımda eski buzdolabına acımam..
    (yilan tislak, 03.11.2008 11:27)
  12. ananemin 1945 yılında dedemin (öğretmen) ilk görev yerinde (mardin) bir çerçiden ( eskinin süpermarketi ama eşekten tahrikli olmak üzere mobil ) aldığı makası hala kullanması .şaşırtıcı olan bunu sadece zamana karşı değil , dedemin görev süresi ( 35 yıl ) boyunca gördüğü 11 iller arası tayinde ev taşırken ( çoğunluk at arabası ile - artvin'e 8 günde ulaşmışlar ) bile kaybetmeden başarması . onların yaşadığı eşya ile kurulan duygusal bağdan ziyade yokluktan mütevellit değer-kıymet bilme ve tutumluluk sanırım .
    belki o hasletler genlerle bizlere de geçmiştir de biz farkına varmadığımız için saçma sapan şeylere bağlandığımızı sanıyoruzdur . ( 10. birliktelik yılımızı kutladığımız saatime laf edenle fena bozuşuruz o ayrı )
    (whistle, 03.11.2008 11:27 ~ 08.11.2008 17:33)
  13. benimle yaşıt olan ufacık yastıktır. bebekken sallayıp uyutmak için yaptırılmıştır ama gel gör ki yastık bağımlılık yapmıştır. sarılmak olmasa da yastığa dokunmadan uyuyamamak gayet açık ve net duygusal bağdır. annenin bıraksın artık diye "üniversiteye gidince de götürmeyeceksin heralde ha ha" şeklinde alaycı konuşmalarına rağmen gayet de getirilmiştir. şimdi ise üzerinde "evlenince de götürmeyeceksin heralde, yok artık" şeklinde konuşulmakta, bir çeşit bıktırma politikası izlenmektedir. ama bu bünye de boş durmuyor , o yastığı kabullenecek birini buldum elbette.
    (kraken, 03.11.2008 11:58 ~ 11:59)
  14. sıkça yaptığım, hala da yapmaya devam ettiğim eylem...

    sanırım şu olay, durumu daha net anlatacaktır. efendim, akrebin gözleri yıllar önce, ilk evliliği sırasında bu konularda daha da takıntılı bir adamdı. evlenirken anne baba evinden getirdiği nadir eşyanın arasında babasına ait, desenlerini çok sevdiği (nesini seviyorsa, bildiğin çizgili) bir de havlu vardı ve kahramanımız o havluyu saç havlusu olarak kullanmaktaydı.

    havlu o kadar eskimişti ki, üzerinde tüy (aka: hav) kalmamış, alenen bir beze dönüşmüştü. bir gün kahramanımız akşam üzeri eve döndü. evde adına denen kişi ve adına temizlikçi denen dişi vardı, ki bu ikisi birlikte olduğu zaman çete adını almaktaydı. ikisinin de suratındaki tedirginlik ve gözgöze gelmekten kaçınan tavırları kahramanımızın gözünden kaçmadı elbette. bi bokluk vardı. hemen adı geçen bokluğun ne olduğunu öğrenmek üzere sorular sormaya başladı. "ne oldu?" "neyin var?" "canın mı sıkkın?" türü tipik evlilik içi diyalog başlatma girişimleri "yok bişey", "yoo..mmm" türü salvolarla geçiştirildi. taa ki...

    taa ki, o ana kadar. yani kahramanımızın havluyu banyonun önünde yerde (üstelik ortadan kesilmiş) gördüğü ana kadar... caanım havlusu, artık temizlik bezi olmuştu... göz kararması, bi sigara yakma ihtiyacı, sinir basması, bağırış, çağırış, kriz birbirini izledi.

    sonuç: işten atılan bir yardımcı kadın ve yaklaşık iki hafta konuşulmayan bir eş. (sonradan boşanıldı, ama bu olayla ilgisi yok, o kadar da değil)

    not: ortadan kesmeseydi kaltak, yine de yıkar kullanırdım lan!
    (akrebin gözleri, 03.11.2008 12:13)
  15. eşyaların anılara eşlik etmesindendir,eşyaların hayata eşlik etmesindendir denilse pek de yanlış olmaz aslında.
    mutlu bir gunde üzerimizdeki ceketi, odamizi yillarca süslemis bir posteri sevmemiz hep bundandır.biz varızdir artık onda,bakınca aklımıza gelen onca şeyle birlikte.
    (düttürü dünya, 03.11.2008 23:14 ~ 06.11.2008 19:44)
  16. (bkz: fight club)
    (bkz: ikea)
    (comex, 03.11.2008 23:18)
  17. sevdiceğinizin sizden çok sevdiği lanet olası pislik bir fender gitar, sarışın uzun bacaklı kızlar kadar tehlikellidir.
    (quenya, 03.11.2008 23:18)
  18. (loş ışıkta nazlı yar diye komidini öptüm kokladım, 03.11.2008 23:20 ~ 23:26)
  19. yeni alınan telefona evlat muamelesi yapılır, çizilmesin diye anahtar, bozuk para v.s olan cebe konulmaz, oyun ya da tuşları çok fazla kullandıran faaliyetlerden insan kaçar ki silinmesin yazıları diye.. gel gör ki o göz bebeğiniz bir gün cebinize koyarken yere düşer, köşesinden ezilir, ekran çizilir.. işte tüm o özel ilgi ve aranızda kurduğunuz bağ (artık neyse ben baba-evlat ilişkisi kurmuştum) bi anda kaybolur gider. evden kaçan serseri evlat gibi sevilmez olur artık.. ama ne de olsa evlattır hem dövülür hem sevilir(hababam sınıfındaki şaban'ın babası gibi) vazgeçilmez.
    (üç harfli, 03.11.2008 23:23)
  20. çöp ev sahibi olma yolundaki ilk adımdır. olayın o seviyede kalması gerekmektedir. zira "onun verdiği kalem", "bunun verdiği kutu", "hatırası var atamam", "belki lazım olur", "bu telle bir şey yaparım ki ben" * diye diye bir bakıvermişsiniz 60 yaşında, elinizde 1 sene boyunca içmeye kıyamadığınız bilmemne sigarasıyla uyuyakalıp çöp evinizi tutuşturmuşsunuz. durumun başlangıç seviyesinde tutulması kaydıyla, kurulan bu bağın cimrilikle karıştırılmaması, kişinin eşyaya neden bağlandığı konusunda mantıklı açıklamalar beklenmemesi (bilen bilir zaten), "aa ne güzelmiş bunu bana versene" yerine "aa nerden aldın, ben de alayım" gibi cümleler kurulması gerekmektedir.
    (perfectlynothing, 03.11.2008 23:34)
  21. "her gece başımı koyuyorum, bazı geceler sineme bastırıyorum onu, öyle uyuyorum. doğal olarak bir bağ oluşuyor aramızda. iki senedir de adı cenk. cenk'in kıskanılacağı hiç aklıma gelmezdi. neymiş efendim ha bir erkekle birlikte uyuyormuşum ha adı cenk olan bir yastıkla. cenk'imi parçalayacakmış.
    'ya ben ya cenk' dedi. cenk'i seçtim. iki senedir katlanıyor bana."
    (hüzünden bozma mutluluk, 03.11.2008 23:36)
  22. yeni ayakkabılar ile çocuklar arasında görülür en çok.
    ama ayakkabı gerçekten güzelse, koca adamın bile gidip gelip bakası, öpesi, sevesi gelir.
    (adrian, 15.11.2008 01:38)
  23. bunlar olağan durumlardır. örnekleri şunlar olabilir;
    emekli olup evde oturmaya başlayan adamın oturma grubuyla olan bağı
    üniversite son sınıf öğrencisinin tez araştırmaları için bilgisayarıyla kurduğu bağ
    henüz sevgili olmuş iki liseli gencin cep telefonlarıyla kurdukları bağ
    ve bunun gibiler..
    (norcalchica, 15.11.2008 11:22)
  24. insanlık manevi bir boşluk içinde yuvarlanıyor, bunun yerini dolduracak bir şeyler araması da doğal.. eskilerde bunu gerçek putlarla yapmışlar şimdilerde ise daha modern putlar ve inançlar geliştirerek yapıyorlar...

    bazıları:
    futbol takımı bağlılığı, müzik veya müzisyen bağımlılığı, bir hobi bağımlılığı, bir insana taparcasına bağlanmak, bir oyuncağa, eşyaya bağlanmak, hatta bir diziye tüm benliğini vererek bağlanmak ta bu kabilden sayılabilir.

    insan bağlandığı bu şey için bağlılığı oranında fedakarlıklar gösterir; uykusuz kalır, aç kalır, parasız kalır, işsiz kalır, hapse atılır, ölümü göze alır, vs...

    <<insanlardan bazıları allah'tan başkasını allah'a denk tanrılar edinir de onları allah'ı sever gibi severler. iman edenlerin allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin allah'a ait olduğunu ve allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi. >> (bakara,165)
    (dcpromo, 15.11.2008 11:50)
  25. (adrian, 15.11.2008 16:49)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil