1. yüzyıllarca savunduğumuz, herkese kabullendirebilmek, yaşama yansıtmak için boğaz patlattığığımız bu kavram artık anlıyorum ki bir hayalden, ütopyadan ibaret.

    eşitlik görüyorum ki doğanın kurallarına bile aykırıymış. insanların kanatlanıp uçma ihtimali olmaması nasıl kesin bir şeyse, eşitliğin dünyada hakim olabilmesi de öyle bir şey.
    belgesellerde de hiç duymadınız mı doğanın kanunu gereği güçlü sırtlan, zayıf ceylanı bir hamlede yakalayıp parçaladı diye? ve yine bu güç kanunu gereği sırtlanın yanına yaklaşan aslan, sırtlanı bir bakışla geri püskürtür ve artık o yemek paşa paşa aslanındır.
    sırtlanın hakkını geri alabilmek için artık iki yoldaşa daha ihtiyacı vardır. çünkü eşitlik anca böyle bir matematiksel hesapla var olcaktır.
    3 sırtlan= 1 aslan

    bu kanun devlet hesaplarına da birebirdir. güçlü olan güçsüz olana kolayca hükmedebilir, yaptırımlar uygulayabilir, gözdağı verebilir. uluslararası alanda ne kadar statüler bir görünse de 1=1 değildir bu alanda.
    çünkü devleti oluşturan bireylerin doğasına da aykırıdır bu eşitlik düşüncesi. insanoğlu ne kadar alçakgönüllüyüm dese de her zaman öncelik kendisindedir. güçsüz insanlar temizdir, ve onların saf güzel hayalleri vardır. biraz zengin olsalar ilk önce kendileri gibi ihtiyaç sahibi insanlara yardım etmek isterler. biraz zaman geçip durum iyiye gittikten sonra hayaller de büyür. bir arabam olsun, bir yazlığım olsun hayalleri başlar. hayaller büyür de büyür... güçlendikçe hayaller mi birden unutuluverir yoksa daha yüksek hayallerin girdabına mı kapılır insanoğlu bilinmez eski yaşam da empati duygusu da geri de kalır artık. ama asıl üstün insanlar güce hakim oldukça zerafetine, temiz kalbine yatırım yapan insanlar ki bunlar nadir görülür.
    ve bu nedenler eşitlik arayışı, çağrıları yüzyıllardır süregelir...

    he aynı zamanda şu anda statümüz gereği eşit olmadığımız için eşitlik yalnızca matematikte yi tanıtayım. eşitlik yalnızca matematikte 7. nesil hoşgelecek olan yazar adayıdır.