eğretilemeler dönemi 

adana çık aradan

  1. ahh...benim nasıl sevdiğim, her mısrası her kelimesi benle dolu dolu olan ayhan bozkurt şiiridir.

    eğretilemeler dönemi

    öyle görünüyor ki,
    acı kımıldamıyor gözlerinde
    ve en derin yerinden fısıldıyor gece
    kristal cinnetinin yelkeninde.
    -ben sana "unutmabeni çiçekleri "getirdim
    beyaz gecelerdir
    yaz geceleridir pişman olduğumuz

    benim de p'isyanlarım var
    aydınlık herşeyimi yitiriyor olric
    -bütün camları ben kırdım
    -bütün omuzları çürüttüm
    felç indi birdenbire cinsiyetsiz manifostama
    aylaklığım çirkin çocuk
    yüzüne vurdu
    bana güldüler
    bana gül mektupları yazdılar
    kuşkulanıyorum olric
    kuşkulanıyorum, kaç maviyse vereceğim

    -alın -yazın, bu senin
    acı gibi.. !
    yalan gibi..!
    yalancı gibi..!

    beni sen sebepsiz bıraktın ölüm
    ağzına kara kalemle kan dökeyim

    öyle görünüyor ki
    her devrim zamanı bir haziran sancısı
    yeniden uyanıyor yüreğim.

    bir düşte oynuyoruz
    gerilla oyuncaklarımızla..

    -ben sana "unutmabeni çiçekleri" getirdim.

    öyle görünüyor ki
    acılara, umutlara yeterince direndik
    dünyanın birinde kıstırılmış masal serüvenleri:
    desenli ve eskizsiz
    eksizsizdir tanrı huzurunda son serenad
    dünyanın birinde..

    ve ben olric
    düşmeseydim düşlerimin sırtından
    zaten inecektim

    istasyonda dökülmüştü saten ümit
    seninse hıçkırıkların "hayret sokağı kaldırımlarında"
    biliyor musun olric?
    "hayret sokağı" yedinci dereceden sanık sevdaya
    çünkü gece onikiden sonra
    hükümlü istasyondan
    yeni gelmiştim hırçın şehre..
    biliyormusun olric
    -ben sana "unutmabeni çiçekleri" getirdim
    sonra benim için hırpalanmıştı kuytu gezegenler
    ama hergünün er'dinç delikanlılığıyla
    kulağıma eğilmiş:
    -beni müthiş küçümsüyorsunuz değil mi-diyor
    her halkarda yalnızım
    büyülenmiş gerçeğin şiddetinde.

    baştan başa dolaştım nedensiz bedenimi olric
    dolu aştım beynimin hayat kotasını..

    nasıl oluyor da aldatılıyor hüznüm
    hayatım yağmura saplı
    ve her yenilik karşısında
    bunakça gölgeleniyor makyajlı iskeletim.

    sözlerin düşümün son bestesidir
    tüm sözlerin arkasına bakmadan
    uzaklaşan suçlu nedenlerimdir
    -ben sana "unutmabeni çiçekleri" vereyim
    ve alıp eline şiirin şipşirin hecelerini
    korkma!
    bakışlarım silahlı değil..

    sessiz sedasız bir ölüm balosu bu

    bir şair ihanete uğramış olric
    kiliseler peynir cemiyeti
    şarap şehveti buram buram..
    hayatımız alkolik bir kamp
    -nedenini bilmeyiz biz-

    -ben sana "unutmabeni çiçekleri" getirdim
    (provezza, 08.08.2007 08:21 ~ 09.08.2007 17:15)