belki ilginizi çeker
  1. · duyguların tavan yaptığı anlar
  2. · sözlük yazarı olmanın dayanılmaz hafifliği
gündem
  1. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  4. · the twilight saga new moon
  5. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  6. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · polifonik osuruk
  9. · scroll lock

duyguların tavan yaptığı anlar  

  1. hani birisine heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatırız ya..
    hararet yapmak üzere olan bir motor gibi..
    mesela şey deriz betimleme adına ,
    '' abi müthişti yaa '' , '' ya tabi anlatınca olmuyor yaşamak lazım'' , '' kelimelerle anlatamam''..
    işte bu tarz durumlar gerçekten anlatılamaz... yani bence ..
    o yüzden ben şunu yaparım genelde ; olayı tamamen anlatırım vee hislenip hislenmemek dinleyiciye kalır..
    eööö.. şimdi de öyle bir şey deneyeceğim ;

    (bu arada yaklaşık 4-5 aydır yazmıyorum.. bugün doğumgünüm vee on sekiz yaşıma giriyorum .. legal bir insanım artık! )

    neyse..
    takvimler 11 ocağı.. yok bu olmadı..

    bir kız vardı.. sevgilim yani..
    burda romantik bir şeyler söyleyip kızı övmem gerekir ya da bir amerikan klişesi bu ;
    ''izııınt şiii gıreyt/isnt she great?'' demem gerek böyle dudaklarımı ü harfine benzetip gererek, gülerek..
    ama öyle bir şey olmayacak..
    şöyle bir şey olacak..

    sıradan bir gün içerisinde durup dururken ben kız arkadaşıma onun bana ''beni mfö konserine götür'' dememesine rağmen yapacağım ekonomik harcamaların oluşturacağı manevi göçüntüyü telafi ettirtmek adına .. kız arkadaşıma derim ki ;
    ''seni mfö konserine götürürüm.. ama sen de bir şeyler yapacaksın bana.. ne bileyim yap bi şeyler yav! ''
    bir kaç alternatif sundu bana..
    mantıyı seçtim.. restoranda mantı yiyecektik..

    neyse efendim.. (bak yine efendim dedim.. bu da benim alametifarikam olsun..)
    işte salacakta buluştuk.. arkadaşları falan da var..
    (başka iki çift.. 6 kişiyiz yani.. ama ortamdakileri hiç tanımıyorum..)
    tanışma faslı falan.. girdik restorana .
    bir takım hain domdomvari planlarımı gerçekleştirdim..
    (mesela mantı yemek.. çok mantı yemek.. o kadar mantı yemek ki hesabın .. ne ka mantı o ka para )
    mantıyı yedik..
    sancılı bir yemek süreci ya da dönemi.. hatta çağı bittikten sonra geyik başladı.. herkes bir şeyler anlatıyor ;
    ''bizim 5. ayımız!'' falan.. yok efendim ''o konsere gittik'', ''yaa bizim de bilmemkim x yaptı'' ''aa bizim y de ona benzer bir şey yaptı''
    he bu arada.. (bkz: ortamda anlatılanla alakalı bir şey anlatma isteği)
    neyse efendim komik anılar vs.. gülüyoruz gerçekten..
    ama en çok ben güldürüyorum.. ehheh gururum okşandı desem yeridir

    yemek bitti ,biraz sahilde oturuldu falan derken çiftler teker teker kaçmaya başladı..
    kızın ev yakındı zaten sorun olmazdı daa.. ben nasıl döneceğim tuzlaya..
    neyse..
    sonuç şu.. kız arkadaşım anlık bir kararla beni eve davet etti..
    hiç itiraz yok.. direk gittim.. tabi biraz sordum annenler evde mi cart curt.. ev boş
    orda kalıyoruz bu akşam..

    apartmana girdik asansörde tedirgin bir bekleyiş..
    (ben yani.. o daha çok ''ihih .. erkek arkadaşım benim evime geldi ihih'' modundaydı)
    hayırlısıyla eve girdik..

    neyse salonda oturuyorum.. ''bekle biraz..'' dedi ..
    ben de etrafı inceliyorum.. elit bir ev.. değişik süsler falan.. hatıra fotoğraflara bakıyorum..
    ya ''oraya ait olmama hissi'' vardır ya.. ''ne arıyorum ben burda!'' diyorum kendime..
    alışık değilim önceden böyle sevgil evinde kalmaya..
    misafirliğe gidilen evdeki yatak gibi adeta..

    geldi içeri.. farketti heralde rahatsızlığımı film izleyelim dedi..
    gitti kasımda aşk başkadır'ı açtı..
    ''kusarım valla'' dedim.. ''kimbilir kaç kere izledim'' dedim..
    ''benle izlemedin ama'' .. ahhh.. izledik mecbur..

    film bitti.. film esnasında ööyle duygusal anlar yaşanmadı..

    ''ben nerde yatcam?'' dedim..tuzak bir soru .. hanfendi az çakal değildir.. zaten bu tuzağı farketmek için çakallığa gerek yok..
    kafama bi şaplak attı.. ''ahhaha nooluyo lan!?'' dedim güldüm harbiden.. ''yürü benle!'' dedi otoriter olmaya çalışan bir sesle..
    hiç yakışmıyor ona sert ses.. ya da sadece biz tartışırken sertleştirdiği için sesi beni biraz irkiltiyor..

    neyse yürüyoruz.. yatağına oturduk.. yatak göt kadar.. orda yatarız heralde diye düşünüyordum.. kaygım ondan..
    saat de bayağı geç .. iki üç yani.. yatarız demem ondan..

    bilgisayarı açtı.. ''çeksene aşkooğm o sandalyeyi'' dedi..
    işte video foto falan ne varsa gösteriyor..
    küçük bebekler.. çılgın kuzenler.. beraber gittikleri tatiller .. bir yaz akşamları .. annesi babası ..
    gerçekten bu kızla bir şeyler yapabileceğimi hissediyorum.. ama söylemiyorum.. içimde bırakıyorum..
    geyik bir tarzda fotolara yorum yapıyorum..ya da yapamıyorum..
    fotolar bitti..
    banyoya gitti..

    bekliyorum.. o banyoda ben bekliyorum..

    kapıdan kafayı uzattı.. saçları ıslatmış..
    noluyor ? saçlar niye ıslak? neden bedenin gerisini uzatmıyor..bunun gibi bir sürü düşünce aklımı kurcalıyor..
    süpriz?.. evvvet olabilir..

    ''aşkım ordan d - mp3 - yabancı - wayld world açsana.. cat sitiiivıns.. ya da istediğini aç neyse''
    ''taaam''
    açtım cat stevens'dan wild world..
    ....

    ''napıyosun içerde yaa?''
    ''geldim taaaam..''

    geldi.. dar kotunu giymiş .. üstünde de siyah askılı body.. bodynin askılarının kenarından sütyen kopçası gözüküyor..
    ama bu sütyen olayı rahatsız etti beni..
    artık o akşam bir eöö.. nasıl derler.. neyse sizin anladığınız türden bir şey yapacağımızı anladım..
    neyse geldi.. ben de ayaktayım geziniyorum öyle..
    arkadan sarıldı falan omuzlara asılıyor .. çenesi de omzumda.. önüme geçti.. ok dans ediyoruz..
    gerçi ben daha çok cüneyt arkınlı - hülya koçyiğitli istasyon filmindeki gibi fonda leylim ley çalarken bir çember üstünde dönerek parmak şıklatmak isterdim ama..
    neyse wild world de kabulümdür..
    ama bence geceyi daha anlamlı kılardı.. ama kopya çekmek de.. neyse yaa..

    yatağın dibinde birbirimize sarılı.. danstan ziyade sağa sola salınıyoruz..
    itti beni yatağa.. çok sakat bi düşüş oldu ama neyse bi şey demedim ..
    beklemediğim bir hareketti yani.. o uysallıktan bir anda vahşiliğe geçişi yakalayamadım bir anda..
    yatağın üstünde bana doğru emekliyor..ben de bacaklarının arasında alttayım..
    ne yapacağımı çok iyi biliyordum.. ilkten sabit kalıp bekleyecektim..
    sonra onun pasifleştiğini gördüğüm anda sert bir biçimde alaşşağı operasyonu..

    seks tecrübem yok.. ilk olacak.. onun da öyleydi, şükür.. nasıl cesaret ettiyse böyle bir şeye yeltenmeye..
    ön sevişme niyetine biraz okşama yalanma kulağa efsunlu sözler..
    her şey harika gidiyor..
    ....
    başlıyoruz..
    başladık.. gidip geliyorum.. ilk giriş biraz şey oldu.. istersen çıkabilirim muabbetleri falan..
    çıkma dedi.. öküz gibi tamam dedim tamam demenin öküzlüğü değil.. tamam lafını bir öküz gibi dedim.. ''tağmaoğm''..
    heyecan , ter , adrenalinden sanırım..
    porno filmlerden gördüğüm kadarıyla en romantik pozisyon misyoner'di..
    öyle başladım.. sonra değiştiririm diye..
    burun burunayız.. dudaklarımı yakalamaya gülümsemeye falan çalışıyor..

    ''devam et!''.. ettim..
    sonra bir durdu.. ben de yavaşladım..
    suratını buruşturdu..
    ''aşkııhhııhım...acıyo''
    ..
    ...

    afallama.. balık gibi sevgilinin yumuk suratına bakma..
    ve akla liseli serap videosunun iğrençliğinin gelmesi ardından kendime gelmem o bir iki saniye şey içinde yaşadığım şeylerden birkaçı..
    anında fırladım üstünden.. yana bıraktım kendimi
    banyoya gitti,
    yatak göt gibi ..
    canım bir anda sıkıldı.. yatak iyice göt gibi oldu.. kötü hissediyorum
    tavandan bizi bi kamera izlese romantik komedi sahnesi olurmuş ..
    romantik komedinin en iç burkucu sahnesi..yani sinema salonundaki herkes yarılırken, sadece gerçekten hisli, içli, farklı olmaya çalışan / ya da zaten öyle olan bir insanın gülmeyeceği türden bir sahne bence..
    kendimi kötü hissediyorum.. berbat.. benim yaptığım bir şey yüzünden değil tabii..
    ..
    geliyor yanıma.. pijamalarla
    yumuşacık yatıyor yanıma.. dokunduğumdan değil.. parmak ucuyla bile dokunamadım artık o durumdan sonra..
    kalkıyorum..
    kapıdan çıktım.. holdeyim iki elim başımın arkasında üzgün adam motifleri ..
    ''ulan ne güzel çakış olacaktı yeaa..'' düşüncesi asla değil!.. öss'yi kazanamamak gibi..
    (bu sene ikinci kez kazanamadım ..)

    ''nereye?'' sanırım cesaretini toplayıp sordu soruyu...canı burnunda bir kızdı zaten..
    bir olaya bu kadar süre tepkisiz kalamazdı..
    ''ben diyorum ki içerde yatayım hem yatak küçük rahat uyursun sen ..''
    ''sarılırız.. o zaman bir kişi gibi oluruz rahat yatarız yine..''
    nerden vuracağını biliyor.. hele bir de söylediği şeyin mecaz anlamının farkında değilmiş, aslında inceden mesaj vermeye çalışmıyormuş gibi bir sesle..
    aslında kendisini iki üç dakka içinde toparlayıp beni de rahatlatan bu cevabı verebilmesine baya şaşırmıştım da.. belli etmedim.. kuzu gibi gittim kıvrıldım yanına ben de..

    yattım.. sarıldım..
    sarıldıkça küçüldü.. sarıldıkça küçüldü..

    ööyle ortamda bir karşılıklı teselli meltemi esmekteyken ; tinsel bir ''bunu da atlatacağız..'' melodisi çalmaktayken..
    uyumuşum..
    ben ondan daha geç uyumayı düşünüyorken dalmışım.. hani nedir? uyurken onu izlemektir..
    o beni izledi ..

    neyse efendim.. erken yatan ben olduğum için erken kalkan da ben oldum.. hemen cüzdana baktım!!*
    bi yirmilik var..şükür..
    anahtarları alıp çıktım portakal aldım sosis aldım çıtır çıtır simit felan eve geldim. hala uyanmamış..
    biraz onu izledim.. (şey şarkısına benzemiyor mu? kesmeşeker'in tek kişiyim ben hala ..
    (hani ''para verdim bişey aldım sana baktım sen bilmezsin..'' kısmı ? di mi?)
    bir de şunu farkettim.. kız ne sever bilmiyorum lan?
    kahvaltıda neyi sever.. yemek olarak falan.. bildiğim kadarıyla pek fast takılmaz.. ev yemeği genelde..
    neyse..
    portakal suyu sıktım.. böyle salamları kare şeklinde doğradım tost ekmeklerinin kenarlarını kırptım falan.
    dehşet bi kahvaltı masası oldu..
    hep hayalimdir zaten.. anneyi ya da sevgiliyi içinde portakal suyu olan bir kahvaltı masasıyla bir pazar sabahına uyandırmak.. ama yatağa servis olacak..

    yumurta kırdım.. yumurta pişerken seslerden olsa gerek uyandı (güüm güüm diye kırmış olaiblirim yumurtaları).. böyle yumuk yumuk gözler geldi yanıma..
    sanki dünkü uzaklık.. ya da bir ihtimal, kırgınlık kalmamış.. ya da benim moralimi düzeltip ben gittikten sonra yastığa kafayı gömüp ağlayacaktı..
    gerçi o vakitten sonra birbirimizden utanacak değiliz.. ben birazcık olan olmuş,hayırlısı insanıyımdır da..


    kahvaltı ;
    geldi yanıma..
    ''naapıyosun yaahaa?''
    ''otur sen otur..''
    ''ya bırak bırak ben yaparım ..niye zahmet ettinnnn?''
    (ah allahım ya bu kızı seviyordum harbiden.. durup dururken ciddileşmeler.. asla cıvık olmamalar..)
    zorla oturttum koltuğa.. ööyle melül melül beni izliyor..
    oturduk yiyoruz.. havadan sudan konuşuyoruz

    ''annenler ne zaman?''
    ''daa var ya''
    ''kankilerin ne zaman?''
    ''birazdan burdalar.. saat kaç?''
    ''dört.. öğlen dört''
    ''birazdan burdalar?''
    ''siktir yaaa..''
    ''ahhaha''

    şu konuşmalara rağmen ''mum ışığında romantik bir akşam yemeği''ne beş bastı benim hazırladığım öğrenci sofrası..
    ben çay içtim.. portakal sularını ona bıraktım..

    ''ımhhıhı stri bey bu iyiliğinizi size nasıl öderim ?''
    ''ara kankilerini gelmesinler.. ben daha neler yaparım!''
    ''neler yaparsınız?''
    ''ne istersiniz?''
    ''siz.. neyi isterseniz onu..''
    ''off..süpersiniz.. geliniz öpeyim.. ve bir an önce gideyim..muck!''
    ''tamam hadi bye''

    apartmandan çıktım..
    nasıl oldu anlamadım ama.. 4. kattan atılan gül yaprakları tam da üstüme düşmüştü..
    yukarı baktığımda prensesim bana pembe pembe gülümsüyordu..
    el salladım ben de.. bir kadının, sabah işe gitmek için evden çıkan kocası gibi el salladım..
    veee o anda midemde havai fişeklerin ,konfetilerin , doğumünlerinde partilerde tavana asılan fırfırlı şeylerin varlığını hissettim..
    nedense bu tarz sevindirik olaylar olunca hep midemde bir şeylerin varlığını hissederim..
    valla yediğim mantıya ya da yaptığım yumurtaya gönderme yapmıyorum.. cidden.. böyle oluyor bana..

    işte böyle bir şey hemen hemen duyguların tavan yaptığı anlar..
    midede ya da manevi kalpte kofetilerin havai fişeklerin bilimum parti malzemesinin varlığını hissetmektir duyguların tavan yapması..
    zorlasam post modern şiir olurmuş bundan bir önceki cümle..

    anlatabildiysem ne mutlu..
    (strident, 20.09.2008 04:04 ~ 09:48)
  2. (bkz: erotik hikayeler)
    not: üşenmedim okudum.
    (asymmetry, 20.09.2008 04:21)
  3. çok küçükken annem lunaparka gideceğiz demişti sevinçten çıldırmıştım.
    lunaparka giderken babam arabada bize aldığı akülü arabanın resmini gösterip akşam getiriyorum dediği anda ise duygularım tavan yapmıştı ağlmaya başlamıştım.
    (miripiri, 20.09.2008 05:06)
  4. (melatonintr, 20.09.2008 10:15 ~ 10:16)
  5. asıl oğlanla asıl kız bizdik artık.nasıl olduysa olmuştu işte,çok değişik bi biçimde birbirimizi sevmeye ve çıkmaya başlamıştık.ortada teklif yoktu ama,karşı taraftan ısrar çoktu.'hayır' dediğimde ağladığında mahvolmuştum çünkü.'ona bu kötülüğü yapamam,ama sonra acı çekmekte istemiyorum.olan olsun bari,n'apıyım!belki diğerleri gibi değildir.yoksa bi hayır dedim diye seni sevemem dedim diye neden ağlasınki karşımda o koca erkek haliyle?'dedim kendimce.ailesi bu aşkı öyle bi yargılamıştıki,sanki biz biz değildik,bu ilişki bizim ilişkimiz değildi.'yaz aşkı'ydı onlarca,'unutulup giden' olacaktım ben oğulları için onlara göre,ya da daha doğrusu onlar böyle olmasını arzu ediyolardı.çünkü oğullarına biçtikleri başka bi kaftan vardı,vardıda var olmasına oğlan onu giymek istememişti.kararlıydı onlara karşı benimle bu ilişkiyi yaşamaya,isyankardı,süperdi.
    mutluydum.mutluluğum tavan yapıyordu ailesinin tepkilerine üzülsemde.adam beni deli gibi seviyordu.bi gece çorbamızı içip tatlımızı yemek için beraber limana inmiştik.karşılıklı iki mantarın üzerine oturmuş bi taraftan oramıza buramıza bulaştıra bulaştıra tatlı yiyorduk,bi taraftanda birbirimize bakıyorduk.derken bizimki ağlamaya başladı gene anlaşılmayan biçimde.'sen' dedi.'artık yaşamam için bi sebebim var.' dedi.n'apmalıydım bilmiyorum ama o zamana kadar hiçbir erkekten böyle bi söz duymadığım için kendimi çok değerli ve çok özel hissetmiştim.artık ona olan hoşlanma duygum aşk olarak tavan yapmıştı.gözyaşlarını,çapaklarını falan silmiştim ellerimle.elimdeki tatlılar yüzüne bulaşmıştı.'sen nasıl bi kızsın ya?çapaklarımı bile siliyosun.'demişti.
    sonra o gitti.okul başlamadan önce zorunlu kamp için gitmesi gerekiyordu.ama mümkün olduğunca yanyanaymış gibi telefonda görüşüyorduk.derken özlemeyide öğrendi kalbim sayesinde.özlemim tavan yaptı.bazı geceler onu düşünüp balkona çıkıp o sessizlikte yüzüme vuran hafif rüzgarla ağlıyordum.hatta sigara içiyordum.nihayet günler geçmişti.istanbula gelmişti sırf benim için.bigün 'şu saatte karşı sokağın caddeye çıkan yerinde buluşalım' diye sözleşmiştik.o saatte gittim oraya.bekledim,bekledim,bekledim.gelmedi.derken,bi baktım bizimki utangaç bakışlarıyla elleri her nedense arkasında geliyor.gülümsedi.ve arkasından özene bezene süslenmiş bi adet gül çıkarıp verdi elime.boynuna nasıl atladığımı hatırlamıyorum bile.yoldan geçen arabalar,bize bakan insanlar umrumda bile değildi.çok heyecanlıydım.heyecanım tavan yapmıştı.
    2 sene vardı okulunun bitmesine.benimse 3.birbirimizi ebediyen sevmeye sözvermiştik.birbirimizden başkasıyla asla olmayacaktık.okullar bittikten sonra bu özlemlerede bir son verecek,ölene dek yanyana olabilmek için,her anımızı yanyana yaşayabilmek için evlenecektik.hiç kendimden böyle bişeyi daha önce ummayan ben,bir erkeğe böylesine güvenmiştim ve bağlanmıştım.sadakatim tavan yapmıştı.
    sonunda 2 sene geçmişti.onun ailesinin dili rahat durmazken,bizimkilerinde sabrı rahat durmuyordu.sevdiğim insanı görme isteğim,bu istekle kimseyi takmadan başka bi şehre gitmek için yollara çıkışım çoğu zaman onlara 'sen onun nesisinki?nereye gidiyor bu ilişki?' dedirtiyordu artık.haklılardı.yılsonu balosunda ve mezuniyetinde yanında olacaktım.bunu ikimizde çok istiyorduk.ailem engel oluyordu gitmeme.çok ağlamıştım.çok bağırmıştım.üzüntüm tavan yapmıştı.
    'bu yanına son gelişim.' demiştim.'hayır bu son değil.' diyordu o,kabullenmek istemiyordu ama.son du işte.
    sonra baloya gittik beraber.bi geceliğine de olsa bütün arkadaşları bana 'yenge' diyor diye,masanın altında sanki senelerdir evli ve çok mutlu iki insanmışız gibi elimi tuttukça kendimi onunmuşum hissettim.ona ait olma duygum tavan yaptı.midemde kelebekler uçuşuyordu.dansederken gözlerimin içine öyle bi bakıyorduki..'beni asla bırakma yarı yolda.' der gibiydi.
    annemin 'ailesi seni kabul etmiyor.bişey olacağı yok işte.çabuk dön buraya.' çığlıkları arasında gözyaşlarına boğulmuştum yine.yanımda o vardı bu defa,yalnız değildim.bana sımsıkı sarılmıştı.bizim için ağzını açıp tek kelime etmemişti karşımıza geçen annesine.'ben damla'yı çok seviyorum.ben her şeyi halledicem anne.bu kararı biz verdik.' dememişti.hayalkırıklığım tavan yapmıştı.
    döndüm istanbula.aramızda tuhaf bi soğukluk ve gerginlik vardı.artık eskisi gibi olamıyorduk.o 2 sene önce ilişkimizi savunan adam,sürekli beni arka plana atıyordu şimdi.'ailem' diyordu inat gibi.bi taraftanda nasıl kendini inandırıyorsa evleneceği tek kişinin ben olduğumu,onun çocuklarının annesi olacağımı falan söylüyordu.mezun olduktan sonra ona verilen tatilini ailesinin yanında geçirmişti.daha yeni onların yanından ayrılıp başka bi şehre gitmişti.'bayramda o kadar gün tatil var.tabiki beni görmek için yanıma gelir.' demiştim,yanılmışım.ailesi yine beni yok sayıp 'artık para kazanıyorsun bayramlarda seyranlarda ailenin yanına gelirsin.' demişler.geçende telefonda yine isyan bayraklarımı dalgalandırdıktan sonra,kendi kendime 'kızım sen n'aptın?kim için yaptın?bak,gör gerçekleri.nereye kadar kaçacaksın zaten?' dedim.ağladım,bağırdım çağırdım,kustum.pişmanlığım tavan yaptı.
    telefonumun hattını o hırsla attım bi yere.aramadım.bulamadım.bi çekmeceye kaldırdım telefonuda.sinirimden çıldıracaktım.sinirim tavan yaptı.
    tüm bu duygularımı tavan yaptıran adam,'yaşama sebebim sensin' deyip karşımda ağlayan adam beni yarı yolda bıraktı.
    (hypertestooo, 20.09.2008 12:56 ~ 13:01)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil