cengiz kurtoğlu'nun eski, klasik, unutulmaz eserlerinden biri. şimdilerde kutsi'nin son albümünde ikisinin düetiyle yeniden hatırlanmış, geçmişe dalınmıştır. sözleri ise şöyledir;
duvardaki resminle avunur gönlüm
daha dün yanımdaydın şimdi nerdesin
ne çabuk unutuldu nerde o sözün
belli ki dönülmeyen uzak yerdesin
ne güzelde duruyor resmin duvarda
sanki bana gel diyor çok uzaklarda
soruyorum seni ben bütün kuşlara
belli ki dönülmeyen uzak yerdesin
bu dünyada beni en mutlu sen ettin
mutluluk ikimizin diye beklettin
ağlamaklı bir günde beni terk ettin
belli ki dönülmeyen uzak yerdesin
ne güzelde duruyor resmin duvarda
sanki bana gel diyor çok uzaklarda
soruyorum seni ben bütün kuşlara
belli ki dönülmeyen uzak yerdesin
ege'nin küçük ilçeleri arasında, birinden diğerine petrol tankerlerine otostop çekerek gittiğimiz o çocukluk dönemlerini hatırlatan, ağzına kadar petrol yüklü kamyonların şöför mahallinde 4 tane sigara yakmış insanın kendi kaderleriyle çakırkeyif yolculukları esnasında, sarı tarlalar, yeşil ormanlar ve masmavi bir denizin yarenliğinde yapılan yolculukları hatırlatan şarkı. hiç olmamış sevgiliye armağan edilen, bir şekilde yüreği en derininden burkan parça. hatta parçala! * bir benzeri için:
90ları hatırlatan, o tarihlerde çocuk olanlar için arabesk bir şarkıdan öte bir anlam taşıyan, nostaljik bir değeri olan şarkıdır.
bir sürü sevgilim oldu, sevdim, sevildim, ayrıldım ettim. ağladım da ama hiç bu şarkıyı dinleyip hüzünlenmedim. değeri çok farklıdır. bana kattığı şey o dönem tekrar tekrar dinleyenlere kattığı şey değildir.