devamında; yeter söz milletindir diye abesle iştigal eden sözler de barındırır. ulan iktidar zaten sende neyine yeter diye slogan atıyon. sözü olan millet getirmedi mi seni buraya neyine yeter lan. bu şey gibi oluyor nası diyoğ sizin tüükleğ kendi götünü zikmek, kendi eliyle kendini yakmak neydi lan o başkasının zikiyle gerdeğe girmek yok la bu da değildi.
hangi yolun yolcusu oldukları belli ancak bazı mevzuları açmakta fayda var. en göremediğimiz gerçekler, genellikle gözümüzün önünde olanlar zira. yeğenciliğin koltukaltında palazlanan tüccarlıktan tutun da, sisteme dair asıl çelişkiyi kamufle etmeye yarayan laiklik-gericilik saflaşmasına kadar. gericiliği besleyen bizzat bu sistem değilmiş gibi. zamanında ortadoğu'da yeşil kuşak projeleriyle, "bizim çocuklar"ın elindeki darbenin ve tankların sesiyle susturulan o aydınlık değilmiş gibi. sorunların tartışıldığı zeminlerin karışıklığı aslında tam da burada başlıyor.
evet, akp din istismarına dayalı bir partidir ama önce bir sermaye partisidir. demokratlığı; kendinden olmayanları 1 mayıs'ta kendi valisine, kendi polisine kıydıracak kadardır. milli irade pankartları asıp, iradesini temsil ettiğini söylediği çiftçiyi, işçiyi azarlayacak kadardır. karşıt fikir tahammülsüzlüğünde bir son noktayı işaret edercesine karikatürlere dava açacak, mizahı hapsetmeye çalışacak kadardır. ambalaj ve satış tekniklerinin çağında pazarlama stratejilerini "ilerleme" diye yutturacak kadardır.
ülkenin haline bakıp da umutsuzluk türetmemeli. ben bu enkazın yerine eşitliğin ve özgürlüğün geleceği günlere hala inanıyorum. ama önce "durmak yok yola devam" diyenlere inat bu yoldan gönüllü çıkmak gerekiyor.
polisin park yapılmaz yerde bekleme yaparken uyarı amaçlı söylediği cümle.
polis: hadi canım ilerle.
ctd: abi beş dakka durucaz valla.
polis: bak ne diyo tayyip orada? (akp'in malum afişini gösterir)
ctd: durmak yok yola devam, diyo.
polis: dinleyin sizde başbakanı. hadi bakiim durmak yok burda yola devam.
ctd: başüstüne amirim.
yolsuzlukları, ülkeyi peşkeş çekip satmaları, sözde istikrar yalanları ile 4.5 sene ebemizi belleyen partinin sloganı. ve bugün seçimlerde bu slogan ile birlikte hareket eden insanların tercihi , olan bitenden bihaber olan yurdum insanının seçimi.
deniz baykal'ın bile bu sloganı bu kadar dikkate alacağını düşünmemiştim. o kadar etkili olmuş ki sayın muhalefet partisi liderimiz tekrar muhalefette kalmak için sanki özel bir çaba harcamış. ha yanına da arkadaş bulmuş. saolsun varolsun.
chp'den zamanında iyi bir ayar almış olan pankart. eskişehir'de seçimden üç gün önce bu pankartın üstüne chp il örgütü de bir pankart asmıştı. üstte olan chp'ninkinde baykal'ın, altta olan akp'ninkinde ise rte'nin resmi vardı. bir akpli de fark edip kaldırmadı bu pankartı seçim yasaklarına kadar.
şöyle bir şey ortaya çıkmıştı: