çöl gezegeni'nin adıdır dune. (düun okunur) atreides hanedanının veliahtı paul atreides babasıyla birlikte (dük leto atreides) dune'a gelir ve oradaki durumu kontrol eder. entrika, dolaplar, bilim kurgu, dünya tarihi, politika vb konulara dokunarak mükemmel bir hikaye kurgulayan frank herbert'in bu romanında aradığınız her şeyi bulacaksınız.
prelude to dune ve legends of dune adlı 2 de dune evreninin geçmişini anlatan seri mevcuttur. legends of dune u tavsiye ederim adamlar cidden iyi düşünmüşler, iyi yazmışlar. prelude to dune'a daha başlamadım, başlayan varsa yorum alabilirim.
bugüne kadar okumuş olduğum en iyi romandır ve bir frank herbert klasiğidir. serinin 6 kitabı hayatın hemen her alanına dokunmuştur. bana kalırsa eksiği yoktur. 6 ciltlik bir yolculuk ve her kitapta artan bir farkındalık gözetmekteyim.
''korkmamalıyım.korku akıl katilidir.korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür.korkumla yüzleşeceğim.üzerimden ve içimden geçmesine izin vereceğim.ve geçip gittiği zaman,geçtiği yolu görmek için iç gözümü ona çevireceğim.korkunun gittiği yerde hiçbir şey olmayacak.yalnızca ben kalacağım.''(korkuya karşı dua,dune çöl gezegeni)
"bir zamanlar insanlar kendilerini özgür kılacağı umuduyla düşüncelerini makineler üzerine çevirmişlerdi. ama bu yalnızca makineleri olan başka insanların onları köleleştirmesine fırsat verdi."
alıntı:
(bkz: http://www.mihrace.net/...)
içinde türlü türlü aforimazları barındıran dünyamızdaki politika ve liderliklere yapılan göndermelerle insanı doyuran . içinde muad'dib i bulunduran okuyup okuyabileceğim en iyi kitaptır kendileri. çöldür baharattır evrendir hükmedendir bu kitap
rüyalarla mı boğuşuyorsun?
gölgelerle mi uğraşıyorsun?
ayakta mı uyuyorsun?
zaman akıp gidiyor
yaşamın çalınıyor
boş şeylerle oyalanıyorsun
sen ahmaklığının kurbanısın
cenaze ovasında jamis için ağıt/prenses ırulan'ın yazdığı muad dib şarkılarından
uzun sayılabilecek bir seri olmasına rağmen bir haftadır fark edilen odur ki kendini tekrar okutabilen bir eserdir. hem de farklı düşünceler ve duygularla
en önemli yan etkisi okuduktan sonra banyoya girip de akan suya bakarak "buradaki su arrakis'tekilere kimbilir kaç yıl yeter?" diye sorular sormaya ve başı öne eğmeye itmesidir. ayrıca en son iklim raporuna göre yüz yıldan az bir sürede dünyada da dune tadı yaşanacak gibi. melanjımız bol olsun.
gelecekteki makineleşme fikrinden butlerian cihadı ile akıllıca sıyrılmış, ilk iki kitapıyla oldukça heyecanlı ilerleyen fakat sonraki kitaplarında yoğun şekilde siyaset üzerine eğildiği için daha ağır okunan, sırf bu yüzden de bilimkurgu denilip kesip atılamayacak kadar geniş içerikli nebula ödüllü frank herbert şaheser serisi.
kadıköy alkım'da görkemli ve muazzam görünen ingilizce versiyonunun 9 ytl'ye satıldığını görerek yabancı dil bir kitabın türkçe kitaplardan ucuz olmasını anlamak adına kendimi ve dünyayı bir anlığına sorgulamamı sağlayan eser.
bilimkurgunun makinelerin esiri olmadığını göstermiş, ışın saçan cihazlar yerine insanın evrende kendini sorgulamasının hiç bitmeyeceğini göstermiştir. görenler için korkunç gerçekler yedirilmiştir kitaba. hatırladığım kadarı ile şöyle bir cümle vardır "bir insanın ölümü tanıması, babasının ölmesi ile başlar, en büyük yıkımı o zaman yaşar". kabaca böyle diyordu
alman happy hardcore grubu,kaç kişiden oluştukları tam belli olmuyor ama esas grub olarak bir dj ve onun yeğeni şarkıcı kız dan meydana gelmiştir,önce hardcore vibes şarkılarıyla adlarını duyurdular sonra hand in hand,ı kiss your lips ve million miles from home gibi muhteşem parçalara imza attılar fakat bi işe yaramadı çünkü şarkıcı kızın sesi blümchenin aynen taklidiydi ve müzikte scooter tarzına yakındı.hal böyle olunca beklenen noktaya hala gelemediler,almanya dışında pek fazla tanınmıyorlar,ama yinede şarkıları bir çok eurodance grubundan kat kat iyi..