|
|
- bugün kadıköy den anadolu hisarı na giderken otobüste kafamı sola cevirdiğimde gördüğüm; bir eşek,onun üstündeki civciv kostümlü adam,hemen arkalarında dört adet devenin bulunması sonucu içine girdiğim ruh hali
- argo'da kıç. apışıp kalmak anlamına gelen dumur olmak deyiminin parçalarından biri.
- çok şaşırmak, hiç beklememek, sağdan beklerken soldan yemek.
(bkz: oha falan olmak)(pablo, 11.08.2005 18:55)
- birinci nesil yazar.
- zibidi şaşkınlığı.
(maloğlan, 21.08.2006 13:10 ~ 23.09.2006 13:37)
- iğdiş olmuş keçi gibi etrafa bakınmak.
- örnekle açıklamaları güçlendirmek istedim,
ben : oğlum birinci öğretim işletmede bi kız var sanırım sizin sınıfta sarışın uzun boylu güzel bi insan adı elif midir nedir ona bakalak oluver kızdan hoşlanır gibiyim
eleman : nereli bu giresunlu mu ?
ben : evet lan o o vallaha o (sevinçle)
eleman : abi biliyorum ben onu yaa tamam ayıpsın ne demek onun .mına korum ben tasalanma sen
kırık kalbim + yaşadığım şaşkınlık = dumur
(dibin notu : selçuk üniv. kantini sanırsam 2002 yılıydı eleman aslen konyalıdır ve allah çarpsın bu olay gerçektir)
- cerrahpaşa tıp fakültesinde yaşlı bir amcanın bana yaşattığı olay:
amca: evlat bakarmısın ben bilim dalını arıyordum
ben: hangi bilim dalını arıyorsun amca?
amca: ana bilim dalını arıyorum
ben: amca hangi anabilimdalı
amca: soykanın dediğine bak kaç tane anabilimdalı olur ki. birde giymiş önlüğü gören de birşey sanır....
- annem sayesinde sık sık yaşadığım olay.
annem kediden deli gibi korkar, ama ben ve babam kedileri çok sevdiğimiz için kedilerin ikinci evi -köpekten fırsat kaldıkça- bizim bahçemizdir. geçen yıl iki yavşak kedi, köpeğimizle kanka olup artık resmen bizim kedimiz haline geldiler. e annem de dayanamıyor, -başı fena dertteydi. bir gün eve gittiğimde bir su tabancası buldum.
-aa anne bu benim miydi ya, eheh süper dur biraz oynayayım ya
+yok yavrum benim tabancam o, baban aldı..
-?!?!?!?!?!?! nasıl yani, neden????*
+ya peşimden ayrılmıyor bunlar benim. geçende bi geldik eve minnoşla ürkek balkonda oturuyorlar sandalyede. baban "bunlar çok acıkmış" dedi. baktım eve börek vardı, onu ısıttım verdim,* o gün bugündür beni görünce çıldırıyolar, ben kaçıyorum onlar kovalıyor. badi* de bir şey yapmıyor ki, o da oyun sanıyor o da katılıyor bunlara. ( o sırada minnoş gelir.) bak gene geldi işte, pist pist ( tabancayla üstüne su sıkar ve tabancanın ucunu havaya kaldırır.) - havaya girmiş-
-?!?!?!?!?! ahhahahah
- lisedeydim. etüd odasında, gece saat 12-1 sularında sulanmış bir beyinle ders çalışırken babam aradı. telaşla açtım telefonu, kesin bir şey olmuştu birilerine. ve babam, sol yanlarımı uyuşturan; 5 dakika katatonik duruma geçmem, akabinde bütün konsantremi yitirip ders çalışmayı bırakmama sebep olan, o saatte aramasını gerektirecek kadar önemli sorusunu sordu:
- harry potter'ın şatosu hangi ülkedeydi?
niye diye soramadım bile, soramadım..!(kökez, 05.07.2007 13:03)
|